2021’de Türkiye senaryoları

YORUM | PROF. MEHMET EFE ÇAMAN

Bu yazıda 2020 yılı biterken Türkiye politik sisteminde neler olabileceğini çeşitli senaryolarla incelemek istiyorum.

I. Aynen devam

Bu senaryoya göre rejim içi iktidar konstellasyonu değişmez ve küçük değişikliklere ve türbülanslara karşın, iktidar 2020’deki yapısını korur. Bu senaryonun gerçekleşmesi için bazı ekonomik, dış ve iç politik faktörlere ihtiyaç var. Şöyle ki, şu anki hâkim olan yapının sabit kalması için mevcut ekonomik krizin çöküntüye yol açmaması, dışarıdaki majör veya minör değişikliklerin Türkiye’deki statükoyu değiştirmeye çalışmaması, içerideki iktidar koalisyonunun devamı gerekiyor.

Ekonomik parametreler, rejimin yumuşak karnını oluşturuyor ve ciddi bir istikrarsızlaşma etkisi yapıyor. Her şeyden önce çarkların çevrilebilmesi, yabancı ucuz krediler bulunmasına bağlı. Hem kamu hem de özel sektör borçlarının çevrilmesi üzerinde yükselen kur etkisi, yani Türk lirasının aşırı değer kaybetme trendi çok olumsuz. Yabancı yatırımcıların haraç mezat satışlarla zararın neresinden dönülse kardır ilkesi gereği gemiyi terk etmeleri, uzunca süredir ekonomi üzerindeki diğer bir olumsuzluktu. Bunun nedeni de Türkiye’de yabancı sermayenin artık kendisini güvende hissetmemesiydi. Bu durumun devamı, ekonomik krizin tedavisinde diğer bir olumsuzluk olarak duruyor. Savruk finans politikaları, mali denetimin iflas etmiş olması, Sayıştay’ın fiilen etkisiz elemana dönüşüp Saray’a gücünü teslim etmesi gibi faktörler, şeffaflıktan ve hesap verebilirlikten uzaklaşan ekonomi yönetiminin gemiyi karaya oturtması, hatta kayalıklarda parçalaması riskini inanılmaz arttırıyor.

Rejim içi dengeler, özellikle AKP, derin yapı, MHP ve diğer siyasi aktörlerin rejim diskurunu ve öyküsünü (Gezi, 17 Aralık, 15 Temmuz, “FETÖ”, “terörist” Kürt hareketi vs.) kabul ettikleri sürece devam etme eğiliminde olsalar da, ekonomi ve dış belirleyiciler bu görece sabit durumu kısa zaman içinde dönüştürebilir. Neler olur? Bunu aşağıdaki senaryolarda ele alıyorum.

II. Reform

Reformdan kastım, Erdoğan’ın hukuka dönme ve demokratikleşme kararı almasıdır. Bu karar alınırsa, üç olasılık var: Birincisi, başarılı olması; ikincisi başarısız olup Avrasyacıların Erdoğan’ı alaşağı etmesi, üçüncüsü ise başarısız olup AKP’nin Avrasyacıları tasfiye etmesi ve başka bir koalisyona gitmesidir.

Hukuka dönüş: Erdoğan hukuka dönerse ki bu çok düşük bir olasılıktır, Avrasyacılar bu sürecin hem Avrasya ve Rusya yönelimini bitireceğini, hem de kendi etkilerinin ve güçlerinin sona ereceğini görüyorlar. Erdoğan’ın hukuka dönmesinin birinci koşulu Avrasyacılarla ittifakı bitirmesidir. Dışarıda ABD ve AB, içeride Kürtler olmadan bu süreç başarılı olamaz. MHP, bu durumda Avrasyacılar ile beraber hareket eder. CHP içi ulusalcılar da Avrasyacı derinleri destekler. Bu durumda Erdoğan’ın başarı şansı oldukça düşük görünüyor. Kaldı ki ABD ve AB’nin Erdoğan’a güvenmeleri zor. Dahası, Kürt hareketi de benzer bir sağlıklı şüpheye sahiptir. Zaten Kürtler ve Batı Erdoğan’ın olası bir reform açılımını desteklese dahi, karşı grup – derin yapılar, MHP, CHP’nin etkili bir yüzdesi – bu açılımı desteklemeyecektir ve bu nedenle bu girişim muhtemelen başarılı olamayacaktır. Erdoğan da bunun farkında. Dolayısıyla reform olasılığı, 2021’deki en zayıf senaryolardan biridir.

III. Rusya’ya daha fazla yaklaşma

Eğer Erdoğan reforma yanaşmazsa, muhtemelen Batı içerideki diğer bir takım güçlere oynayacaktır. Bu güçler Babacan, İmamoğlu, Akşener, Davutoğlu veya herhangi bir başka isim olabilir. Her durumda, Batı’nın dışarıdan üçüncü isim ve partileri desteklemesi, içerideki mevcut rejim koalisyonunu daha da birbirine yaklaştırır. Bu durumda en ciddi olasılık, Erdoğan, derin yapılar ve MHP’nin başta, CHP ulusalcılarının ve muhtemelen İYİP’in de figüranlar olarak bu yapıya destek vermeleridir. Rusya rejimin enerji ve likidite sorunlarına kısa ve orta vadede çözüm getirebilir. Çin ucuz kredi sağlayabilir. Bu durumda rejim bir süre daha mevcut güç koalisyonu ile yoluna devam edebilir. Bu olasılık, güçlü bir senaryodur.

Rusya’ya yanaşmak farklı seviyelerde olabilir. Eğer Biden yönetimi ve AB yatıştırma politikaları opsiyonunu seçerlerse – ki bu çok yanlış olur – bu durumda Erdoğan ve derin yapılar Rusya ile mevcut işbirliğini Batı ile ilişkiler aleyhine derinleştirmeyi seçecektir. Bu durum Türkiye’nin Atlantik ittifakı dışına doğru olan kayışını hızlandırır. Rusya iç politikada Erdoğan’ın ve Avrasyacıların elini güçlendirmek için Suriye’de Türkiye’nin YPG-Rojava üzerine gitmesine kontrollü yeşil ışık yakabilir. Türkiye’ye savaş uçağı sayabilir. Nükleer santral yapımına başlayabilir. Rusya ve Çin düşük ücretli Kovid aşısı temin edebilir. Tüm bunlar iç kamuoyunda Rusya’ya daha fazla yakınlaşmayı popüler hale getirecektir. Azerbaycan’a Karabağ konusundaki destek zaten Rusya’ya karşı MHP ve Avrasyacılar nezdinde ciddi sempati uyandırmış durumda. CHP içi ulusalcılar da farklı ideolojik gerekçelerle Rusya opsiyonuna sıcak bakacaklardır.

Eğer Rusya konusunda Batı’nın etkisiyle koalisyonda bir kırılma oluşursa, bu muhtemelen CHP-İYİP üzerinden gerçekleşir. Erdoğan’ın Avrasyacılardan vazgeçme lüksü yok. Çünkü Avrasyacıların alternatifi eninde sonunda hukuka dönmek olacak. Bunu bildiği için, Erdoğan derin devlete mecbur! Erdoğan ve Avrasyacıların güç kaybetmeleri, Batı’nın izleyeceği tutuma bağlı olacağından, Biden ve AB yeni dönemde, muhtemelen Haziran sonrası ekonomik ve askeri malzeme ihracatına yönelik yaptırım engellemeleriyle, Erdoğan’ı zayıflatmayı seçebilir. Erdoğan elindeki Rusya ve mülteciler kartlarını kullanacaktır. Bir kriz çıkarsa birinci olasılık – Rusya’ya daha fazla yanaşma – tek olasılıktır. Başarılı olma olasılığı yüzde elliye yüzde ellidir.

Rejimin devamı insan hakları ve demokrasi karnesini değiştirmez, bugünkü koşulları korur. Reform, rejimin altını oyar ve sonuçta hukuka dönüşle sonuçlanır. Bu süre tahminen 10 yıldır. Yani uzun solukludur ve dolayısıyla istikrarlı bir Batı stratejisi bu senaryonun olmazsa olmazıdır. Rusya yönelimi, seçimsel sürecinde de fiilen sona ermesine neden olacaktır. Türkiye bu senaryoda en büyük kayıpları yaşayacaktır ve Kafkasyalaşma, Orta Asyalaşma süreci yaşayacaktır.

Toparlayacak olursam, rejimin reform tercihini seçmesi çok olası görünmüyor. Reform ve hukuka dönüş Erdoğan ve Avrasyacılar iktidardayken gerçekleşmez. Eğer durağanlık sürecekse, bugünkü yapı aynen kalır. Eğer Batı düğmeye basar ve değişimci çevreleri desteklerse, bu durumda Erdoğan ve Avrasyacılar Rusya’ya yanaşmak zorunda kalacaklardır. Reformist bir grubun iktidara gelme şansı yüzde ellidir. Erdoğan ve derinlerin Rusya yöneliminin başarılı olma olasılığı da yüzde ellidir. Olasılıklar Batı’nın ve Rusya’nın Türkiye için geliştirecekleri yaklaşımlara bağlıdır.

2 YORUMLAR

  1. Hak Hukuk tanımaz zalim ve iktidarı için tek senaryo var. O da Cennet Mekan Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin “Derdest edilecek.” Muştusudur. Sadakta Ya Üstad diyeceğimiz günlerin eşiğindeyiz. İnşaallah.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin