Kaptan pilot ve yardımcısının rotası

Türkiye’yi 10 sene geriye götürdüler

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Haklı çıkmaktan mahcubiyet duyulan günlerdeyiz. İki gün evvel “Bugün kriz resmen ilan edilecek” başlıklı makalede (http://tr724.wpengine.com/hayal-tacirliginin-sonunda-turkiyenin-geldigi-nokta-kriz-bugun-resmen-ilan-edilecek/) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2018 krizinin selâsını okuyacağı tahmininde bulunmuştum. Maalesef haklı çıktım.

O makalede son üç aylık dönemde ekonominin yüzde 3’e yakın küçüleceğini ve yıllık büyümenin yüzde 2,4 civarına gerileyeceğini ifade etmiştim. Maalesef tahminlerimi virgülün neredeyse sağına kadar teyit edecek rakamlar açıklandı.

TÜRKİYE RESMEN DE KRİZDE


İlk 6 ayda yüzde 7,1 büyüyen bir ekonominin senenin sonunda yüzde 2,6’ya razı olması başkanlık sisteminin resmen yürürlüğe girdiği 25 Haziran’ın akabinde tek bir işin yolunda gitmediğinin ispatıdır.

Temmuz-ağustos-eylül aylarını ihtiva eden 3’üncü çeyrekte yüzde 1,6 küçülmüştük.

Son çeyrekte 3,2 daralan Türkiye’de sanayi yüzde 6,7, inşaat yüzde 8,4 geriledi. Hane halkının tüketim harcamaları yüzde  8,9, sabit sermaye teşekkülü yüzde 12,9 azaldı. Üst üste iki çeyrek küçülen ekonomi için “resesyon” (durgunluk) tabiri kullanılıyor.

STAGFLASYON, SLUMFLASYON: KRİZLERDEN KRİZ BEĞEN

Türkiye’nin krize girdiğini TÜİK de tescil etti. “Resesyon” bile kâfi gelmiyor krizin şeklini tarif etmeye. Yüksek enflasyon ile durgunluk bir arada ise stagflasyon, hızlı küçülme ve yüksek enflasyon söz konusu ise slumpflasyon dönemi başlamış demektir. Krizlerden kriz beğen…

2018’in son üç aylık döneminde beyaz eşya, mobilya, otomotiv ve emlak sektörlerini canlandırmak maksadıyla cazip vergi teşviklerinin tüketim ve yatırım cenahında hiç tesiri olmamış.

Toplam talebin nasıl çöktüğünü buradan anlamak mümkün.

Dünyada Arjantin ve Venezuela haricinde iktisadî krizle boğuşan ekonominin olmadığı, İngiltere, Almanya ve ABD gibi gelişmiş ekonomilerin yüzde 2 ila yüzde 3,5 aralığında büyüdüğü bir senede Türkiye nevi şahsına münhasır, nadide bir krize düçar oldu.

YÜZDE 100 YERLİ KRİZİN FÂİLİ KİM?


Harici bahanelerin zerre kadar kadar karşılığı olmadığına göre yüzde 100 yerli krizimizle iktisat tarihine geçmeyi başardık.

Başkanlığının ilk 100 günlük ve 2’nci 100 günlük hedeflerini power point sunumda açıkladığı ile kalan Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlık yaptığı döneme rastlayan 2009 krizi ile zaten iktisat tarihine geçmişti.

Artık ismi, “başkan” yahut “partili cumhurbaşkanlığı” unvanı ile de kriz ile yan yana zikredilecek. Erdoğan kendinden evvelki iktidarları ne ile itham etti ise birebir, hatta misliyle yaşıyor.

Kim ne derse desin. Tereddüte mahal bırakmayacak kadar ağır 2018 krizinin yegâne fâili Erdoğan’dır.

Diploma ve ehliyet tartışmalarına rağmen oralı bile olmadı ve kokpitte kaptan pilot koltuğuna geçtiğinde yardımcı pilot olarak yanına damadı Berat Albayrak’ı aldı. Dolayısıyla krizin ikinci derecede mesuliyeti Albayrak’a aittir.

10 KURUŞ ALTTAN HESAPLA, UÇUŞA GEÇELİM!

Kayın peder-damattan müteşekkil uçuş ekibinin Türkiye’yi 6 ayın sonunda indirdikleri pistin sonunda fert başına gelir tabelasında “9 bin 600 dolar” yazıyor diye zannediyorduk.Meğer o da doğru değilmiş.

Yardımcı pilot sert inişten evvel kuleye telsizle “dolar kurunu 4,82 TL’den değil 4,72 TL olarak hesaba dahil edin. Tamam.” talimatını vermiş.

İktisatçı Mahfi Eğilmez’e göre Türkiye slumflasyon denilen en ağır kriz şekli ile karşı karşıya.

İstatistiklerin kontrol kulesi TÜİK de kendi statüsünü unutmuş ve yardımcı pilota tabi olmuş.

Millî gelir 3 trilyon 700 milyar 989 milyon TL olduğuna göre dolar nevinden gelirimizin 767,8 milyar dolar olması icap ederdi. Oysa TÜİK 784 milyar dolar olarak açıkladı.

Merkez Bankası’nın 2018 resmi ortalama kuru 4,82 TL iken 4,72 TL nasıl hesaba dahil edilebilir ki! Tuz kokunca ediliyor…

10 SENENİN SONUNDA 2008’İN GERİSİNE SAVRULDUK

10 kuruş aşağıdan alınca milli gelir 16,2 milyar dolar artmış oldu. Fert başına gelir de 9 bin 363 dolar yerine 9 bin 562 dolar diye ilan edildi.

Hileli haliyle de olsa Türkiye fert başına gelirin 9 bin 770 dolar seviyesinde olduğu 2008 yılının gerisine düştü. 10 senenin bakiyesi eksi. Bir arpa boyu yol alamamak bir tarafa gerilemek başarı sayılabilir mi?

Saray gazetelerine bakılırsa Türkiye “-3” büyümüş. Zamma “güncelleme” diyebilen zekâdan negatif büyüme kavramını istismar etmemesi beklenemezdi.

Yardımcı pilotumuz damat Berat da “en kötü geride kaldı” meyanında kendisinden başka kimsenin inanmadığı cümleyi tekrarlayıp duruyor. Kaptan pilot, “Ufak bir küçülme oldu.” anonsu ile yolcuları teskin etmeye çalışıyor.

TÜRKİYE 18’İNCİLİĞE İNECEK


Uçak türbülansa girdiğinde kuleden gelen ikazları dinlemeyen pilotun inadı ve cehaleti Türkiye’yi G20 liginde bir basamak aşağı indirecek kadar sert bir inişe sebebiyet verdi.

2018 yılı ağustos ayının başında ABD Başkanı Trump’ın “Pastör Brunson’ı serbest bırakın.” tweeti ile tırmanışa geçen dolar seneyi yüzde 40 artışla kapattı. Türkiye kur şokunu atlamadı ve ekonomik krize sürüklendi.

Muhtemelen Türkiye 18’inciliğe inecek, Hollanda 17’inciliğe çıkacak. Güya 2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girecektik. Konya büyüklüğünde Hollanda’nın gerisine düştük. Böyle giderse 3-5  seneye kadar ilk 20’den de alt kümeye düşeceğiz.

Zira kriz 2009 senesindeki gibi kısa süreli olmayacak. 2019 da krizin devam ettiği bir sene olacak. İlk 2 ay sanayiden tarıma, inşaattan enerjiye bütün sektörlerde ve tüketim göstergelerinde eksi rekoru kırıldı.

YÜZDE 3 İLA YÜZDE 6 KÜÇÜLMEYE HAZIR OLUN

İlk çeyrek yüzde 3 ila 6 arasında bir küçülme rakamı şaşırtıcı olmayacak. Senenin sonunda da o civarda azalacak millî gelir.

“Zaten inecektik, beklenen bir durumdu.” nevinden beyanlarla mesuliyeti üzerinden atmaya çalışan kokpittekiler yakıt ikmali de yapamayabilir.

Elde avuçta ne varsa seçim öncesi harcadılar. Seçimi kazansalar da kaybetseler de uçak hareket edemeyecek. Halkı fakirleştiren, sadece pilotları zengin eden iktisadî modelin ismini de siz belirleyin.

Keşke en kötü geride kaldı diyebilseydim. Bilakis yeni başlıyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin