Yargıtay, ‘Darbe kuvvetle muhtemeldi’ dedi… Engel olmayanlardan kim hesap soracak?

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, gazeteciler Ahmet Altan ve Mehmet Altan ile Nazlı Ilıcak hakkında verdiği kararının gerekçesini geçen hafta açıkladı. 47 sayfalık gerekçeli kararda, Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın ‘darbe yapılacağı hususundaki bilgilerinin mevcudiyeti sabit kabul edilse dahi, bu durumun iştirak iradesine dahil olunduğu sonucunu doğurmayacağı’ belirtildi.

T24’ün haberine göre kararda, iki gazetecinin bazı eylemlerinin gazetecilik sınırı dışında kaldığı ifade edildi. Bu görüşe gerekçe olarak da tartışılacak bir yorum yapıldı. Örgütün nihai amacının anayasal düzeni değiştirmek olarak belirginleştiği ileri sürüldü, bu maksatla devletin silahlı kuvvetlerine sızan mensuplarınca silahlı bir kalkışma/darbe gerçekleştirme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olarak görüldüğü vurgulandı.

Buna karşılık sanıkların örgütün meşruiyetini sağlamaya dönük hareket ettikleri savunuldu. Karar, iki gazetecinin darbe ihtimalinin kuvvetle muhtemel görüldüğü ortamdaki yazı ve açıklamalarına dayandırıldı. Bu görüş doğrultusunda, devletin neden darbeyi engelleyecek adımlar atmadığı konusunda ise görüş belirtilmedi.

Kararda, Mehmet Altan’ın beraatine, Ahmet Altan ile Nazlı Ilıcak’ın ise ‘örgüte yardım’ suçundan ceza alması gerektiğine hükmedildi. Kararda, Mehmet Altan’ın beraatine gerekçe olarak Anayasa Mahkemesi ve AİHM’nin verdiği ihlal kararlarındaki unsurlar sıralanırken, bu kararların bağlayıcılığına vurgu yapıldı.

Anayasal bir suça dair kanıt yok

Anayasa Mahkemesi’nin dosyalarında hak ihlali bulmadığı Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın ‘anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs’ suçundan ceza almaları sağlayacak kanıt bulunmadığı vurgulandı.

Kararda, dosyanın diğer sanıklarından Zaman gazetesi pazarlama direktörü Yakup Şimşek ve Zaman gazetesi görsel yönetmeni Fevzi Yazıcı ile Samanyolu Haber televizyonunda ‘Bağzı Şeyler’ isimli programın sunucusu Şükrü Tuğrul Özşengül’ün, örgüt üyeliği suçunu işledikleri kaydedildi. Bu sanıklar hakkında da anayasal düzeni ihlal suçundan ceza verilemeyeceği belirtildi.

Bundan sonra ne olacak?

Yargıtay’ın Mehmet Altan hakkındaki ‘beraat’ hükmü CMK gereği kesin hüküm niteliği taşıyor. Yerel mahkeme aksi bir yorum yapmazsa Mehmet Altan hakkındaki dava beraatle sonuçlanmış olacak. Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın tahliyesini Yargıtay reddetti. Her iki gazeteci yerel mahkemede bir kez daha yargılanacak.

Yerel mahkeme Yargıtay kararına direnmezse tutuklu bulundukları süre iki yılı aşan sanıkları, davanın hemen başında tahliye edebilecek. Her iki gazeteci, TCK ve TMK hükümleri gereği ağırlaştırılmış müebbet yerine 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapisle yargılanacak. Bu cezanın alt sınırından cezaya mahkum edilmeleri ve cezada indirim yapılması durumunda, infaz hükümleri gereğinde yattıkları süre cezaya neredeyse denk geliyor.

Beraat etmeleri durumunda ise iki gazeteci devletten ‘alacaklı’ hale gelecek ve tutuklu kaldıkları süre için tazminat isteyebilecek. Yerel mahkeme, Yargıtay kararına direnir, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını tekrarlarsa, iki gazeteci için son sözü Yargıtay Ceza Genel Kurulu söyleyecek.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin