Yalnızlaştırma süreci başladı mı?

YORUM | PROF. MEHMET EFE ÇAMAN

Bir an için Berat Albayrak’ın istifasının Erdoğan kontrolünde gerçekleşmediğini varsayalım. Bu varsayım üzerine bir analiz yapmak istiyorum. Ayrıca bu salt bir beyin jimnastiği de değil. Çünkü birçok gösterge, Erdoğan’ın bu istifaya hazırlıksız yakalandığını işaret ediyor.

Berat Albayrak, sadece ekonomiyi kontrol etmiyordu. Erdoğan’ın yakın çevresini de o idare etmekteydi. Rejimin stratejik planlamaları, propaganda makinesi, medya ayağı, bürokrasi üzerindeki kontrolü, gibi yaşamsal alanlarda damat adeta kayınpederin halifesi gibi hareket ediyordu. Bir aile şirketinde, iç güveysinin kayınpeder üzerinden giderek artan etkisi gibi, Berat Albayrak da Erdoğan sonrası dönem için ülkeyi yönetmeye aday namzetlerden biri olarak değerlendiriliyordu.

Albayrak’ın konumunda birinin sağlam bir veri akışı ile beslendiğine şüphe yok. Sanırım burnunun iyi koku almasına bile gerek olmadan hassas gelişmeler konusunda ciddi bilgilere ulaştığını varsayabiliriz. Her ne kadar aileden biri de olsa, kendini koruma güdüsünün zafiyete uğramadığı varsayımını da belirtmeden geçmemek gerekir. Kısacası Berat Albayrak işine geldiği sürece kayınpeder üzerinden güç devşiren bir pragmatistti. İyi yere dükkân açmış, kurnazlığı ile kapasite sorunu yaşadığı anlaşılan oğulların önüne geçmeyi başarmış, Süleyman Soylu gibi fırsatçı muhterislerin kendisini ekarte etmesine de engel olabilmişti.

Erdoğan’a en yakın isimdi. Erdoğan’ın oğullarından bile üstün tuttuğu, ailenin parlak oğlanıydı, sırdaştı. 15 Temmuz 2016 kontrollü darbe girişiminde Erdoğan ile beraber her şeyi bildiğine şüphe olmayan üç-beş isimden biriydi. Sadece bu seviyede kritik önemi haiz bilgiye vakıf olmakla bile rejimin bel kemiğini oluşturan ana omurgalardan biri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Kısacası, Berat Albayrak rejimin mimarisine etkide bulunabilecek, yaşlanan “reis”in veliahtı olma potansiyeli bulunan, gücün merkezine geçmesine az kalan, gelecek vaat eden bir konumdaydı.

Dahası damat Berat rejimin dış ilişkilerinde perde arkasında olan en etkili isimdi. Kontrolü altında salt ekonomi yoktu. Özellikle ABD – yani Trump yönetimi – ile olan ilişkilerde sadece etkili değil, aynı zamanda karar alıcıydı. Başkan Trump’ın damadı Jared Kushner ile yakın oldukları bilgisi bir sır değil. Kushner kayınpederinin ABD seçimlerini kaybetmesinden sonra onu seçim sonuçlarını kabule teşvik ediyor, Trump’ın bundan memnun olmadığı değerlendirmeleri yapılıyor. Bu yolla Kushner, Trump sonrası dönemde kendisini sağlama almaya çalışıyor. Ya da en azından Trump’ın madara olmadan Beyaz Saray’dan taşınabilmesi ve böylelikle Cumhuriyetçi Parti üzerinde etkin olmaya devam etmesi yönünde strateji geliştiriyor.

Trump’ın damadına yakınlığı ile Erdoğan-Berat ilişkisi arasında paralellik kurmamak için kör olmak lazım. Kendi fiili hanedanlıklarını yerleşik düzenin zararına genişletmeye çalışan bu iki liderin kesişme noktaları, her ikisinin de damadıydı.

Berat Albayrak, Kushner gibi kendisini temize çıkarmaya çalışıyor olabilir mi? Bu soruyu şu anda yanıtlamak zor. Ama bildiğimiz şu ki, Erdoğan Trump ile yaptığı tüm pazarlıklarda Berat’ı görevlendirdi. Ve ona geniş hareket serbestisi sağladı. Rahip Brunson pazarlıklarında, Reza Zarrab üzerinde dönen dolaplarda, Hakan Atilla üzerinde yürütülen görüşmelerde, S-400 meselesinden çıkan arızada, hep Berat-Kushner etkisi vardı. Trump’ın Erdoğan’a hakaret ederek, sokak İngilizcesiyle yazdığı “aptal olma” konulu resmi mektupta, Erdoğan’ı çıldırmasına karşın teskin eden de Berat’tı.

Şimdi Berat gemiyi terk ediyor. Bunun zamanlaması tam da Biden’ın ABD seçimlerini kazanmasına denk geliyor. Biden Erdoğan’dan ve ailesinden hiç hazzetmiyor, aynı zamanda Rusya ve Türkiye’yi Trump’la kurulan ikili ilişkiler yüzünden topun ağzına koyduğu biliniyor. Rusya konusu başka bir yazıya kalsın.

Ama Türkiye konusunda Biden Erdoğan rejimine karşı sert bir tutum sergileyecek. Konsolosluk çalışanlarına yapılanlar, ABD koruması altındaki Suriye Kürtleri meselesi, Ruslarla bölgede yapılan flört, Yunanistan’ın doğu Akdeniz’deki egemenlik hakları, Kıbrıs ve Ermenistan gibi meseleler, Türkiye’nin cihatçılara bölgede ve dünyada artan desteği, Zarrab konusu üzerinden İran yaptırımlarının delinmesi meselesi gibi hayati konular, Biden’ın dış politikasını belirleyecek. Bu ağda kilit isim olan Berat, Merkez Bankası Başkanı değişimini bahane ederek kayıplara karışmayı planladı.

Dahası, Berat iç siyasette miat dolmasını hissedebilecek istihbarat ağına da az çok sahipti. Kayınpederin sittin sene o makamda kalamayacağını öngörüyordu. Zamanlama bu tür pozisyon almalarda kilit önemdedir. Batan gemiyi zamanında terk etme konusunda insanlar dışındaki memelilerin nasıl hareket ettiği bilinir. Türk lirasını tarihi dip seviyeye düşüren, işsizlik rakamlarını fırlatan, döviz rezervlerini eriten, kredi notunu tüketen, en düşük asgari ücret, en düşük büyüme rakamları, en ciddi güven sarsılması gibi feci depremlerle bir enkaz yaratan Berat, bunlardan çok daha önemlisi, bu işlerin bir bedeli olacağını seziyor. Devleti batırdılar. Kayınpeder bu işin tek sorumlusu olsun istiyor.

Berat, Erdoğan’ın yakın çevresindeki çözülmenin ilk evresi mi? Sırada kimler var? Çavuşoğlu? Soylu?

Erdoğan, bir koalisyonun başında; kişisel diktatörlüğünü kurabilmiş değil. MHP, CHP, İYİP gibi fraksiyonların şu an için üzerinde birleştikleri adam. Çünkü bu rejimin bir misyonu var. Çünkü bu rejim Türkiye’yi yeniden tasarladı. Çünkü bu işin yapılabilmesi için İslamcı ve muhafazakâr kitlelerin ikna edilmesi gerekiyordu. Bu işi ancak Erdoğan yapabilirdi.

17 Aralık 2013 sonrası bu koalisyon doğdu, 15 Temmuz 2016 sonrası perçinlendi, Voltran’ı oluşturdular. Derin devlet unsurlarını kodesten çıkartıp tasfiye ettikleri TSK’nın bünyesine yeniden aldılar, hatta kısmen etki gücü babında başına geçirdiler. Bu işlerin yürütülmesindeki süre meselesini de doğal akışına bıraktılar. Bakalım dış faktörler nasıl gelişecekti! Bakalım içeride neler olacaktı.

Şansları yaver gitti. Trump ABD’yi felce uğrattı ve rejimin hareket sahası alabildiğine genişledi. Bu Erdoğan’ın riyasetinin ömrünü uzattı. Damat gibi tiplere de gün doğdu! İşi aile şirketine çevirdiler. Tek ilgi alanları olan ceplerini doldurma meselesine odaklandılar. Tren motorları kapatsa da, rayların üzerinde ilerlemeye devam edecekti! Fakat deniz bitti! Tren momentum kaybetti, durma aşamasına geldi. Kapıda bir resesyon, ciddi bir ekonomik deprem, Gümrük Birliği’nin iptaline kadar gidecek yaptırımlar, ABD tarafından ciddi yaptırımlara maruz kalmak gibi feci gelişmeler var. Şimdi bu aşamada bir çözülme olacak. Erdoğan ekibi gemiyi terk edecek. Erdoğan gemiyi terk edenlere ne diyecek? Adama demezler mi, “Bize akıl vereceğine damadını kontrol etseydin!” diye?

Bu senaryoya göre Erdoğan’ın yalnızlaşma süreci başlamış görünüyor. Bu analizin bir varsayım üzerine kurulu olduğunu unutmadan, gelişmeleri takip etmeye devam edelim. Yalnız şunu da hatırlayalım ki, Erdoğan ve ekibi gitse de, bu otomatikman normalleşmenin başlaması anlamına gelmeyecek.

4 YORUMLAR

  1. Efe Bey, yazınızın varsayımlardan ibaret olduğunu da bilerek,varsayımlarınızda yer almayan bir durumu sormak istiyorum. Berat bu noktada gemiyi terk ederek kendini kurtarabilir mi? Daha açıkçası şimdi gemiyi terk etmekle, gemiyle birlikte batmak arasında nasıl bir fark olacak? Kayınpeder sonrası kendine bir siyasi yol mu açmaya çalışıyor (ki bunca başarısızlıktan sonra herşeyin mümkün olduğu Türkiye’de bile mümkün gibi gelmiyor bana), yoksa yazınızda da belirttiğiniz üzere bu yol boyunca kayınpederinin her türlü suçla dolu pisliklerinin en büyük ortağı olarak, kayınpeder sonrası olması muhtemel hukuki sonuçlardan mı yırtmaya çalışıyor?

    • Ben de aynı soruyu biraz değiştirerek sormayı düşünüyordum. Trump’ın damadı Jared Kushner Kabinede önemli bir görev almadı. Sürekli kamuoyunun gözünün önünde de değildi. Oysa Bay Berat, yönetimim en üstünde ve paranın başındaydı…
      Yaptıklarıyla artık bundan sonra önemli bir rol üstlenmesi kabul edilebilir bir durum oluşturabilir mi?
      Yoksa “artık ekonomiyi kurtarma ihtimali kalmadı; hiç olmazsa tamamen üstüne yıkılmasın” şeklinde bir öngörüyle mi çekildi?

  2. “Hesap basit.
    Damat Berat “hakiki kripto f..öcüydü”.
    Erdoğan fırsat verdi.
    O hainliğini yaptı ve ekonomiyi çok zor bir duruma soktu.
    Şimdi Lütfi Elvan Bey düzlüğe çıkartacak…”

    Durun, neden gülüyorsunuz?
    Yutmadınız mı?
    Olsun, eğer Lütfi de düzeltemezse ona da “wayy o da özhakiki kripto f…öymüş” der, çıkarız işin içinden.

    Efendim,
    “Bilal” mi dediniz.
    Oooo o zaten en ön hakiki kriptosu. Hem de “sızma haşşaşi” cinsinden.
    Daha ilk telefonda “babacığım” diye diye satmaları hala kulaklarımdan gitmiyor.
    Siz hala saflığına mı veriyorsunuz?

  3. Bence Berat Akp sonrasi Erdogan ve ailesinin hayatlarini guvenli bir sekilde, guvenli bir yerde surdurebilecekleri ortami ayarlamak icin gozden kaybolacak. O beklenen kotu son geldiginde Berat in olusturdugu ‘guvenli’ bolgeye kacacaklar. Benimki de bir yorum.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin