Yahu senin Yeliz’e ne ihtiyacın var? [Barabaros J. Kartal]

Bir kere en başta hakkaniyetli olalım. “Vay efendim, şoförünü milletvekili yaptı” gibi şeylere girmeyelim.

Baykal sekreterini, Ecevit korumasını milletvekili yapmıştı. Yani ilk defa tanık olmuyoruz böyle bir şeye.

Ha bizimki doktorunu, avukatını, şoförünü, damadını, aile dostunun kızını, uzak akrabasını, belediyeden arkadaşını, oğlunun arkadaşını, danışmanın kuzenini, eşinin akrabasını, asker arkadaşını milletvekili yapmış, biraz fazla tabii. Ama hiçbir üniversite arkadaşını vekil yapmamış buradaki hassasiyetin görülmesi lazım.

Dünkü olaya dönersek. Yahu arkadaş öyle bir ismin var ki edebiyat antolojisine çaktırmadan konulsa kimse anlamaz. Ahmet Hamdi Çamlı. Sen gidip Yeliz diye trol ismi mi beğendin kendine? Bir kere buna yazıklar olsun. New Port Üniversitesi’ni bitirdin diye ‘milk port’ seviyesinde İngilizcen var diye mi böyle yaptın?

Aslında Yeliz olayından önce gündeme gelmişti. Garo Paylan ile ilgili yaptığın basın toplantısı –ki herkesin internette bunu izlemesini hararetle öneririm ben ilk gördüğümde vatandaşın birinin çektiği bir video zannetmiştim- ve HDP’li milletvekillerine karşı yaptığın eylem ile haber oluyordun ki o kahvehane ağzıyla herkese hakaret eden adam Yeliz diye çıkmasın mı?

Artık sen hep Yeliz ismiyle anılacaksın. Herkese hakaret edip isim taktığın bütün sözlerin ve yazdıkların unutulacak seni gören herkesin aklına Yeliz gelecek. Nasıl Egemen Bağış’ı görünce bakara makara, Zafer Çağlayan denince akla saat geliyor. Muammer Güler denince önüne yatarmış deniyor. Sen de artık herkes için Yeliz’sin.

Sakın cinsiyetçi bir şekilde kadınları aşağıladığımız sanılmasın. Maganda gibi Meclis’te herkese omuz atan, maço tavırlarıyla tribünlere oynayan adam kendisine böyle bir trol ismi seçmiş bütün sebep o. Haber değeri açısından. Yoksa Yeliz olmak neden ayıp olsun.

Benim anlamadığım zaten herkese küfür ediyorsun açıktan, her türlü hakareti ediyorsun. Bir de Yeliz’e ne ihtiyacın vardı? Bu trol hesabını ne amaçla kullanıyordun acaba?

Ha dersen ki senin de ismin takma ne artistlik yapıyorsun. Bunun da cevabını gidip Yeliz’in babasına soracaksın.

Son olarak ya birader Adeley ne ya! Sadece bunu açıklarsan benim çok büyük merakımı gidermiş olacaksın.

 ———

Trump’a ne zaman söveceksiniz bakalım?

trump havuz

Evet hükümetimizin beklediği gün geldi ve Trump koltuğa oturdu.

Trump’ın kazanamayacağını varsayarak, zamanında açılışını yaptığı İstanbul’daki gökdeleni için “Değiştirin şunun ismini” diye konuşup adam kazanınca “Sayın Trump’la çalışmayı dört gözle bekliyoruz” demeler falan beni korkutuyor. Eskaza o zaman Aydın Doğan gaza gelip binanın ismini değiştirmiş olsaydı şimdi adamı sırf bu yüzden bile içeri alırdınız.

Obama ile pek yıldızlar barışmadı herkesin malumu. Sadece Gülen meselesi değil. Obama’nın toplantılarda size muamelesi ve sonrasında kulislerde sızanlar pek hoş şeyler değildi tabii.

Şimdi Obama’nın yerine Sayın Trump geliyor. O kadar basit bir ülke yönetimi anlayışınız var ki sırf Cemaat, Hillary’e sempatik diye İslam düşmanı bir adamın seçilmesinden mutlu olacak kadar gerçeklerden uzaksınız.

Adamın milli güvenliği teslim ettiği eski asker darbeyi duyunca havalara uçuyor. İşte laiklik, işte ordu diyor. Şimdi bu adamlarla muhatap olacaksınız.

Obama’nın dış politikadaki etliye sütlüye pek karışmamasını eleştiren, ABD’nin özellikle bölgede Rusya’ya çok fazla alan bıraktığını düşünen bir ekip göreve geliyor. Siz Sayın Trump’ın Rusya’ya çiçek attığını, NATO’yu önemsemediğini, yoğunluğunu ABD’nin tekrar yenilenmesine ayıracağını düşünüyorsunuz. Yine yanlış hesaplar. Emperyal güçler bu kadar basit hareket etmiyor çünkü.

ABD’de seçim yılı olduğu için büyükelçisinden savcısına başkanından senatörüne türlü türlü hakaretler ettirdiniz medyanızda, muhatap olmadığı için pek cevap da gelmedi. Ama şimdi öyle olmayacak. Sakin aynı üslubunuzla devam etmeyin. Neden mi? Aynısını Rusya’ya yaptınız 1 yıl dolmadan el öpmekle kalmadınız adamlar uçak olayının yıl dönümünde geldiler askerlerimizi bombalayıp bir de imza bıraktılar. Aynı şekilde ABD ile bir kriz yaşamamız ülkenin çıkarına değil.

Bu arada bize uçakla kim saldırdı? Bunu araştırıyordunuz. Neden hiç gündeme gelmiyor? Numan Kurtulmuş bütün kanıtlar elimizde demişti. Yani demem o ki, süper güçlerle ilişkilerde mesafeli, dengeli gitmekte fayda var. Sonra bütün ülke olarak hesabını ödüyoruz. Deli deliyi görünce sopasını saklar gibi esprilerle, ABD diktatörlerle de çalışır yeter ki çıkarını görsün gibi stratejilerle yeni dönemde ABD ilişkilerini yürütemezsiniz.

Gerçekçi, gücümüzün sınırlarını bilen, kalan milli onurumuzu zedelemeyen, karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı… Bu kadar basit. Yok, sen yoksan Rusya var, sen yoksan Şangay var gibi her sabah kalkıldığında değişen bir yönü olmaz dış politikanın.

———

Tebrikleri kim topluyorsa hesabı o öder!

ankara patlamaReina saldırganı yakalandı. Böylesine büyük bir katliamın şüphelisinin sağ yakalanması büyük bir olaydır. İstanbul polisinden beklenmeyen bir başarı olduğu için büyük. Yoksa adam olaydan sonra taksi taksi İstanbul’u turlamış. İnşallah olay bütün ayrıntılarına kadar açığa kavuşur. Havuz gazetelerinde 2 tane daha tetikçiden bahsediliyordu. Bunlar varsa arıyorsunuzdur inşallah.

Bakanlardan köşe yazarlarına herkesin tebrik yağmuruna tuttuğu isimler var: İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan.

Peki, ortada bir başarı varken öpücük yağmuruna tutulan bu şahısların Reina saldırısı dahil olmak üzere bundan önceki saldırılarda hiç mi sorumluluğu yok? Göstere göstere gelen katliamın önlememiş olmasının hesabını kim verecek? Türkiye’nin her yerinde patlayan bombaların sorumlusu kim?

Bir olay olsa Allah korusun yine onlarca kişi hayatını kaybetse tek övünülecek şey katili yakalamak mı olacak?

Eğer tebrik ediyorsanız biraz vicdanınız varsa hesap da sorabilmeniz gerekir. Eğer tebriklere teşekkür ediyorsanız başarısızlıkta da hesabı ödemeniz gerekir. Tabii ben ülke gerçeğinden çok uzak bir şeyden bahsediyorum. Ülkenin gerçeklerden uzak olması gerçekleri değiştirmiyor yalnız.

Bir de Büyükelçi suikastında olay yerine gelip katilin öldürülerek yakalandığı operasyonu yönetenin Bakan Soylu olduğunu bir kez daha hatırlayalım.

[email protected]

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin