Venedik Komisyonu raporu yayınlandı: OHAL’i sona erdirip demokrasiye dönün

Avrupa Parlamentosu’nun ve Avrupa Konseyi’nin anayasal konulardaki danışma organı olan Venedik Komisyonu Türkiye Raporu’nu yayınladı. Fransa, ABD, İsviçre, Finlandiya, Belçikalı hukukçu üyeler ile Venedik Komisyonu Onursal Başkanı Hanna Suchocka’nın imzasını taşıyan 48 sayfalık raporda, Olağanüstü Hal (OHAL) ile ihlal edilen hukuksuzları tek tek sıralayarak acilen ülkeyi normalleştirmek üzere OHAL’in kaldırılması istendi.

Raporda şu başlıklar dikkat çekti: “Hükümet, Meclis ve AYM denetimi olmadan OHAL KHK’ları ile fiili yönetim yetkisi kazandığı, geçici tedbirlerin kalıcı sonuçlar doğuracak şekilde uygulanması kaygı verici. Bireyleri hedef alan (adhominem) düzenlemeler OHAL kurallarına aykırı. Kamu görevlileri temel haklarına saygı duyulmadan ihraç edildi.

Toplu ihraçlar kişilerin terör örgütleri ya da Gülen organizasyonu ile anlamlı bağları kurulmadan yapıldı, bu devam eden kaygı kaynağı olarak duruyor. Kişiler yanında aileleri eş ve çocukları cezalandırıldı. Şüphelileri işkenceden koruyan temel tebdirler etkisizleştirildi. Etkili savunma hakkı tehlikede.

OHAL UZARSA DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ KALMAZ

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yetkisini kullanıp kullanmayacağı etkili bir iç hukuk yolu olup olmadığı belirsiz. Önceki kararları denetim yapma konusunda engel durumda. Kanun Hükmünde Kararname’lere (KHK) ekli listeler halinde ihraçlar yapılması ve ilanı, kişilerin yargısal denetim hakkını keyfi şekilde ellerinden alıyor. Türkiye’ye acilen normal yönetime geçme çağrısı yapıyoruz, uzarsa OHAL’in demokratik meşruluğu sona erer.”

Raporda, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilk ohal ilanının meşru, Anayasa ve uluslararası hukuk kurallarına uygun olmakla birlikte birçok ihlal yaşandığı hatırlatıldı. Ve şu uyarı yapıldı: “OHAL düzenlemeler tabiatı gereği geçicidir ve tehlikeyi bertaraf etmeye yönelik olmalıdır. Türkiye’nin OHAL kapsamında çıkardığı KHK lar geçicilik kuralını ihlal etmekte ve kalıcı sonuçlar doğuracak düzenlemeler içermektedir.”

İFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN AYRI RAPOR GELİYOR

Venedik Komisyonu’nun OHAL’in basın ve ifade özgürlüğüne etkisini ayrı bir rapor ile inceleyeceği bildirildi. Komisyon, AKP’nin başlattığı OHAL uygulumaları sonrası yayımlanan KHK’lar hakkındaki raporuna dair ön açıklamasında, ’15 Temmuz sonrası yapılan tasfiyelerin uluslararası hukuka ve Türkiye anayasasına aykırı olduğu’ tespitini yapmıştı.

Rapordan satır başları şöyle:

OHAL İLE KALICI DÜZENLEME, KANUN YAPILAMAZ

– İlk OHAL ilanı meşrudur, Anayasa ve uluslurarası kurullara uygundur, ancak OHAL düzenlemeler tabiatı gereği geçicidir ve tehlikeyi bertaraf etmeye yönelik olmalıdır.

– Türkiye’nin OHAL kapsamında çıkardığı KHK lar geçicilik kuralını ihlal etmekte ve kalıcı sonuçlar doğuracak düzenlemeler içermektedir.

– OHAL’in geçici olması kuralını ihlal eden düzenlemeler doğru değil.

– 667 sayılı KHK ile 2 binden fazla özel kurumun (35 sağlık kurumu, 934 okul, 109 öğrenci yurdu, 104 vakıf, 1125 dernek, 15 üniversite, 29 ticari birlik) ve medya kuruluşlarının kapatılması, mali varlıklarının bedel ödemeksizin kamulaştırılması geçici dönemi aşan sonuçlar doğurmaktadır.

İHRAÇLAR HUKUKA AYKIRI

– Darbe tehlikesi geçene kadar açığa alma yerine ihraç etme uygulaması ve yine hesapları ve mali varlıkları dondurma yerine kazanımların (malvarlığı, maaş, sosyal hakları kastediyor) hazineye bedelsiz devir etme uygulaması hukuka aykırıdır.

KHK İLE YASA DEĞİŞİKLİĞİ HUKUKSUZLUK

– Geçici olması gereken KHK lar ile yasalarda değişiklik yapılması hukuka aykırıdır.

– Ad-hominem yani kişileri hedef alan (ihraç listelerini kast ediyor) düzenlemeler yapılması hukuka aykırı, kaygı verici ve oldukça problemlidir.

ASKER VE POLİS DIŞINDAKİ İHRAÇLAR YANLIŞ, ONLAR DA GEÇİCİ AÇIĞA ALMA YÖNTEMİYLE UYGULANMALI

– Gerçekten darbeye katılan asker ve polisteki sınırlı sayıdaki kişiyi geçici açığa alarak adil şekilde yargı yolu açık olmak üzere ihraç etmek yerine onbinlerce kişiyi ihraç etmek ve binlerce kurumu kapatmak bu kişi ve kurumların iyi incelenmeden ihraç edildiğini ve binlercesinin masum ve olaylarla ilgisi olmadığını akla getiriyor.

KAMU GÖREVLİLERİNİN SORUMSUZLUĞU İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMALEYE YOL AÇAR

– Devletin ve kamu görevlilerinin OHAL süresince yaptıkları iş ve eylemlerden sorumlu olmaması özellikle ceza sorumluluğundan muaf olması çok tehlikeli ve hukuka aykırı. Çünkü bu işkence ve kötü muameleye yol açar.

– Kamu görevlilerini bu türden ihraç AİHM ile korunan bir çok haklarını tehlikeye atıyor ve bu noktada hükümet çok hassas olmalı.

İHRAÇ KRİTERLERİ ŞEFFAF VE RESMİ DEĞİL

– İhraç gerekçeleri ve kriterleri şeffaf ve resmi değil.

– Kamu görevlisi disiplin kurallarını bilmeli ve bunlar açıkça kendisine bildirilmelidir. Devlet kendisi Gülen ve kurumları ile işbirliğini yaptığını kabul etmiş olsa bile hukuk devletinde bir örgütün terör örgütü olduğunun adil yargılama ile yargı kararı ile tespit edilmiş olması gerekir.

– Yine (Devlet memurunun yapıyla ilişiğini kesmesi için nihai yargısal karar gerekmeyeceği kabul edilse de) hükümet tarih olarak 17/25 Aralık 2013 u esas alırken, MGK kararı müphem ifadeler ile 30 Ekim 2014’te çıkmış iken, AYM ise 4.8.2016 daki kararı ile tavrını göstermiş iken kamu görevlisinin bu yapıyla ilişkisini kesmesi gereken tarih hangisi olacak bu net şekilde belirlenmeden adil karar verilemez.

– Hükümet en kısa sürede bu konuda tutumunu netleştirmeli Türk yargısı da bunu denetlemelidir.

– Üyelik, irtibat, iltisak, bağlantı gibi geniş takdir yetkisi veren terimler sorunlu: Kamu görevlisi ancak demokratik yasal düzene sadakatinde şüphe uyandıracak ciddi şüphe göstergeleri olması durumunda ihraç edilebilmeli.

AYM ÜYELERİ İHRAÇ KARARI DELİLSİZ VERİLDİ, AYNI HATA ONBİNLERCE KAMU GÖREVLİSİNE YAPILDI

– AYM iki üyesini ihraç kararından hiçbir delil göstermemiştir, aynı yaklaşım onbinlerce kamu görevlisinin ihracında da var. HSYK da aynı şekile hakimleri ihraç etti. Karar eklerinde isim listeleri dışında onları bağlayan gerekçe ve deliller yok. Bu durum kararların yargısal denetimini imkansız kılacak nitelikte.

– Kişiler hakkında idari ihraç süreci yok, ihraç edilenlerin haklarındaki delilleri bilme hakları engelleniyor.

– Kararlarda gerekçe ve kişi bazında delillendirme yok.

– İhraç kriterlerinin aynısı ile ceza soruşturması yapılıyor. Tutuklama ve mahkumiyet için yüksek standartta delil gerekir, kişinin örgütün amaç ve yöntemini bildiği ve isteyerek dahil olduğu ispatlanmadan mahkum edilemez.

EŞ VE ÇOCUKLARIN PASAPORT İPTALLERİ LOJMAN TAHLİYELERİ HAK İHLALİ

– Ev ve lojman tahliyeleri, pasaport iptalleri sadece ilgililerin değil ve eş ve çocuklarının da haklarını ihlal ediyor.

– Yargıçların ihraçı kuvvetler ayrılığı yönünden özel öneme haiz, bu sebeple her bir kişi için gerekçe ve delil olmalı, kişinin amaç ve yöntemlerini bilerek ve istekli şekilde suç organizasyonuna dahil olduğu ispatlanmalıdır.

– Kurumları hazineye geçirip borçlarını üstlenmemek bu kurumlar ile ilişki içindeki işçi, sözleşme tarafı ve diğer ekonomik aktörleri de cezalandırıyor.

– İhraç listeleri gibi kurum kapatmaları bireysel gerekçelerden yoksun.

SONUÇ OLARAK

⦁ Hükümet, Meclis ve AYM denetimi olmadan OHAL KHK’ları ile fiili yönetim yetkisi kazandı bu kaygı verici.
⦁ Geçici tedbirlerin kalıcı sonuçlar doğuracak şekilde uygulanması kaygı verici
⦁ Bireyleri hedef alan (adhominem) düzenlemeler OHAL kurallarına aykırı
⦁ Kamu görevlileri temel haklarına saygı duyulmadan ihraç edildi
⦁ Toplu ihraçlar kişilerin terör örgütleri ya da Gülen organizasyonu ile anlamlı bağları kurulmadan yapıldı, bu devam eden kaygı kaynağı olarak duruyor.
⦁ Kişiler yanında aileleri eş ve çocukları cezalandırıldı
⦁ Şüphelileri işkenceden koruyan temel tebdirler etkisizleştirildi
⦁ Etkili savunma hakkı tehlikede
⦁ AYM nin yetkisini kullanıp kullanmayacağı etkili bir iç hukuk yolu olup olmadığı belirsiz. Önceki kararları denetim yapma konusunda engel durumda.
⦁ KHK’ya ekli listeler halinde ihraçlar yapılması ve ilanı, kişilerin yargısal denetim hakkını keyfi şekilde ellerinden alıyor
⦁ Türkiye’ye acilen normal yönetime geçme çağrısı yapıyoruz, uzarsa OHAL’in demokratik meşruluğu sona erer.
⦁ Komisyonu, OHAL’in basın ve ifade özgürlüğüne etkisini ayrı bir rapor ile inceleyeceği hatırlatır.

 

Raporun İngilizce orijinali için

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin