Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin Osman Kavala hakkında verdiği ikinci karar Türkiye’de hukuk, demokrasi ve Avrupa ile ilişkiler tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Abdülhamit Bilici, Dr. Herkül Milas ve Prof. Dr. Mehmet Efe Çaman, Osman Kavala kararı, Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulamaması, Avrupa Konseyi üyeliği, Ekrem İmamoğlu’nun kitabının toplatılması ve Türkiye’de demokrasi kültürünün geldiği noktayı Kum Saati’nde ele alıyor. Türkiye’de hukukun ve “utanma” duygusunun kaybolmasını ülkede değer bırakmadığının altı çizildi.
Osman Kavala neden hâlâ hapiste?
Programda AİHM’in Osman Kavala hakkında verdiği kararın hukuki ve siyasi sonuçları değerlendiriliyor.
Kavala’nın yaklaşık 9 yıldır cezaevinde tutulması, AİHM kararlarının uygulanmaması ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un Avrupa kurumlarına yönelik açıklamaları tartışılıyor.
Türkiye AİHM kararlarını uygulamak zorunda mı?
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları Türkiye’nin iç hukuk sistemi açısından ne ifade ediyor?
Türkiye Avrupa Konseyi’nden çıkabilir mi?
Avrupa Konseyi Türkiye hakkında ihraç süreci başlatabilir mi?
Türkiye Avrupa’dan kopuyor mu?
Programda Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliğinin yalnız hukuki değil, aynı zamanda ülkenin Avrupa aidiyetini gösteren önemli bir siyasi tercih olduğu vurgulanıyor.
Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden ayrılması halinde nasıl bir siyasi eksene kayabileceği ve Rusya örneği tartışılıyor.
Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki insan hakları ihlallerine neden daha sert tepki vermediği de programın önemli başlıklarından biri.
Mülteci anlaşması, Gümrük Birliği, ekonomik ilişkiler ve Avrupa’nın Erdoğan yönetimiyle kurduğu pragmatik ilişki değerlendiriliyor.
“Eski Türkiye’de de hukuk ihlal edilirdi ama…”
Herkül Milas programda eski Türkiye ile bugünkü Türkiye arasında dikkat çekici bir ayrım yapıyor.
Geçmişte hukuk ve demokrasi ilkelerinin sık sık ihlal edildiğini ancak yine de bunların “değer” olarak kabul edildiğini belirten Milas, bugünkü farkı şu çerçevede anlatıyor:
Değerleri ihlal etmek başka, değerleri tamamen yok saymak başka.
İmamoğlu’nun kitabı neden toplatıldı?
Yayında Ekrem İmamoğlu’nun hazırladığı savunma kitabının yayımlanmadan toplatılması da değerlendiriliyor.
Bir siyasi tutuklunun savunmasını kitaplaştırmasının engellenmesi ifade özgürlüğü açısından ne anlama geliyor?
Türkiye’de kitap yasaklamak neden yeniden sıradan hale geldi?
Demokrasi nedir?
Programın belki de en çarpıcı tespiti Herkül Milas’tan geldi: “Kendi hakkını savunmak demokrasi değildir. Demokrasi başkasının hakkını savunmaktır.”
Süleymancılar, Kürtler, dindarlar, solcular, azınlıklar, CHP ve farklı siyasi gruplar üzerinden Türkiye’de neden ortak bir hak ve özgürlük kültürü oluşamadığı tartışılıyor.
Herkül Milas’ın yeni kitabı
Programın son bölümünde Herkül Milas’ın yeni kitabı Muş Ovasında Bir Sakıncalı Piyade konuşuluyor.
Milas, 1960’lı yıllardaki askerlik döneminden ilginç ve mizahi anılarını anlatıyor; neden yedek subay yerine çavuş yapıldığını ve dönemin siyasi atmosferini aktarıyor.