Uluslararası hak örgütlerinden Ahmet Altan açıklaması: “Yeniden tutuklanması keyfî ve zalimce; serbest bırakın”

Yirmi beş uluslararası insan hakları, basın ve ifade özgürlüğü kuruluşu, Ahmet Altan’ın önceki hafta yeniden tutuklanmasına ilişkin ortak bir açıklama yaptı. Altan’ın derhal serbest bırakılmasını ve hakkındaki mahkûmiyet kararının bozulmasını talep eden örgütler, “Altan’ın yeniden tutuklanması keyfî ve zalimce” dedi.

Altan’ın tahliye edilmesinden bir hafta sonra yeniden tutuklanmasının “baştan sona siyasî müdahale ve keyfiyetin hâkim olduğu bir davada sıra dışı yeni bir darbe” olduğu ifade edilen açıklamada, Altan’ın halen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından görüşülmeyi bekleyen başvurusuna ilişkin verilecek hükmün önemine de dikkat çekildi.

P24 Bağımsız Gazetecilik Platformu, ARTICLE 19, Uluslararası PEN, Avrupa Gazeteciler Birliği, Uluslararası Af Örgütü, Avrupa Gazeteciler Federasyonu, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) ve Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), 20 Kasım 2019 tarihli ortak açıklamanın imzacıları arasında yer aldı.

Açıklamanın Türkçe’ye çevrilmiş tam metni şöyle:

Türkiye: Edebiyatçı Ahmet Altan’ın Yeniden Tutuklanması Keyfî ve Zalimce

“Türk makamları, uluslararası üne sahip Türk roman yazarı Ahmet Altan’ı, üç yılı aşkın tutukluluğun ardından tahliye edilmesinden yalnızca bir hafta sonra yeniden tutukladı. ARTICLE 19 ve aşağıda imzası bulunan kuruluşlar, Ahmet Altan’ın 12 Kasım günü yeniden tutuklanmasının, baştan sona siyasî müdahale ve keyfiyetin hâkim olduğu bu davada sıra dışı yeni bir darbe olduğunu ifade etmektedirler.

Hakkında hiç açılmamış olması gereken bu dava nedeniyle maruz kaldığı ifade özgürlüğü hakkı ihlâllerine ek olarak Altan’ın yeniden tutuklanması bir tür yargısal tacizdir. İmzacı kuruluşlar, Altan’ın derhal serbest bırakılması ve hakkındaki mahkûmiyet kararının bozulması gerektiğini ifade etmektedir.

Ahmet Altan, 4 Kasım günü “üye olmamakla birlikte terör örgütüne yardım etmek” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Altan, hükme karşı temyiz yolu açık olarak hükümle birlikte tahliye edildi. Altan ilk yargılamada “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak bu mahkûmiyet kararı Yargıtay tarafından bozulmuş ve Altan’ın “üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” suçundan yeniden yargılanmasına karar verilmişti.

Yeniden yargılama neticesinde verilen hükmün ardından savcı, Altan’ın tahliye edilmesi kararına itiraz etti ve 12 Kasım günü bir diğer mahkeme heyeti itirazı kabul ederek Altan’ın yeniden tutuklanmasına karar verdi. Altan’ın avukatlarına mahkemenin bu kararı resmi olarak tebliğ edilmedi. Bunun yerine avukatlar kararı hükümete yakın medyadan öğrendi. Altan aynı gece gözaltına alındı ve ertesi gün tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildi.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. Maddesi kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakan her türlü keyfî uygulamayı yasaklamıştır ve yetkili makamların art niyetle hareket ettiğine ilişkin emareler bulunan durumlarda keyfiyetin ortaya çıkabileceği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince ortaya konulmuştur. Altan’ın yeniden tutuklanarak cezaevine gönderilme süreci de siyasi saikle hareket edildiğinin, keyfiyetin, ve özgürlük hakkını güvence altına alan 5. Maddeye aykırı uygulamaların görünür işaretlerini barındırmaktadır. İmzacı kuruluşlar, Altan’ın yeniden tutuklanmasına ilişkin aşağıdaki hususlara dikkat çekmek istemektedir:

Böyle bir hakları olmamasına karşın, hem Cumhurbaşkanlığı hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi, Altan’ın tahliye edilmesi yönündeki mahkeme kararına itirazda bulundu. Bu hamle, mahkemeyi siyasî baskı altına almak amacıyla gerçekleştirildi.
Mahkemenin, Altan’ın tahliyesi yönündeki kararı iptal etme gerekçeleri arasında “haber üzerinden bir çok sempatizanı etkilemesi” ve “aynı suç ile ilgili hakkında adlî işlem yapılan suç faillerinin yurt dışında firarî olması ve ülkemiz aleyhine söylemler ve lobicilik faaliyetinde bulunmuş olmaları” gibi kişiyi özgürlüğünden alıkoyma nedeni olamayacak temelsiz ve hukuksuz gerekçeler gösterildi. Altan, işlemediği bir suç yüzünden pişmanlık göstermeyi reddettiği için ilaveten cezalandırıldı.

Hâkim aynı zamanda Altan’ın kaçma şüphesi olduğu kanaatine vararak, yeniden tutuklanmasına yönelik yakalama kararı çıkardı. Ancak kararın neredeyse anında basına sızdırılmış olması, yetkili makamların aslında Altan’ın kaçma şüphesi olduğuna gerçekten inanmadığı izlenimini uyandırıyor. Böyle bir durumda Altan basından haberi alır almaz kaçabilirdi. Bunun yerine Altan, evinde polisi beklerken gözaltına alındı. Ertesi gün çıkarıldığı mahkeme, kaçma şüphesi olduğu konusunda ısrar ederek Altan’ı tutukladı.
Article 19 Yönetici Direktörü Thomas Hughes açıklamasında şunları kaydetti:

“Ahmet Altan’ın yargılanma ve yeniden yargılanması sürecinin tamamı; uzun tutukluluğu, sonrasında tahliyesi ve uydurma gerekçelerle yeniden tutuklanması da dahil olmak üzere tamamen keyfîyetin hâkim olduğu bir süreçtir. Altan’ı ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan mahkûm eden mahkeme davayı yeniden görmüş ve Altan’ı, büyük çoğunluğu yazılarından oluşan, ilk yargılamadaki aynı deliller üzerinden bu kez ‘terör örgütüne yardım’ suçundan mahkûm etmiştir. Aynı mahkeme yeniden yargılamanın sonunda Altan’ın tahliyesine karar vermişken, davanın ayrıntılarına vakıf olmayan başka bir mahkeme ise Altan’ın yeniden tutuklanmasına hükmetmiştir.

“Ahmet Altan davası, Türkiye’de yazar ve gazetecilerin maruz kaldığı baskının bir sembolüdür. Yargılama sürecinde adalet yerine siyasî intikam hâkim olmuştur.”

Ahmet Altan’ın tutukluluğuna karşı yapılan bireysel başvuru halen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından görüşülmeyi beklemektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye açısından bağlayıcı olan ifade özgürlüğü yargılamalarına ilişkin başvurulardaki diğer kararlarının, Ahmet Altan’ın kardeşi Mehmet Altan’ın dosyası da dahil olmak üzere, ilgili davaların sonuçları üzerinde önemli etkileri olmuştur. Avrupa Mahkemesi’nin Ahmet Altan davasındaki ihlâllerin boyutunu ve mahiyetini ortaya koyacak nitelikteki hükmü, Altan’ın tutukluluğu ve davasının temyiz süreci üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olacaktır.

Türk yetkili makamlara Ahmet Altan’ı serbest bırakmaları ve hakkındaki mahkûmiyet kararının bozulması yönündeki çağrımızı yineliyoruz.

Türk yetkili makamları, bireylere siyasi görüşleri dolayısıyla ve temel bir hak olan ifade özgürlüğü haklarını kullandıkları için uyguladığı her türlü yargısal tacize son vermelidir.

İmzacılar:

ARTICLE 19

Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ)

Uluslararası Af Örgütü

Articolo 21

Uluslararası Karikatürist Hakları Ağı (CRNI)

Danimarka PEN

İngiltere PEN

Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF)

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ)

Almanya PEN

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW)

Uluslararası İfade Özgürlüğü İletişimi (IFEX)

Index on Censorship (Sansür Endeksi)

Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ)

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI)

Norveç PEN

Osservatorio Balcani e Caucaso Transeuropa

PEN Amerika

PEN Kanada

Uluslararası PEN

P24 Bağımsız Gazetecilik Platformu

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF)

Güneydoğu Avrupa Medya Örgütü (SEEMO)

İsveç PEN

Dünya Gazeteler ve Haber Yayıncıları Birliği (WAN-IFRA)

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin