Türküz, konvoy da yaparız, drift de!

YORUM | M. NEDİM HAZAR

Çok severiz konvoy yapmayı… Üç buçuk haneli mezra muhtarından tutun da Cumhurbaşkanına kadar hemen her yetkili-etkili şahıs su içmeye bile şöyle anlı şanlı konvoyla gider bizim memlekette…

Kendi ülkemizde bu tür ilkellikler maalesef itibar sayılıyor ama sınırdan dışarı çıkınca maalesef öyle olmuyor.

Hani insan kendine ve milletine çok yakıştıramıyor ama özellikle Avrupa’da yaşayan Türk profili hakkında maalesef çok olumlu bir algı yok. Birkaç yıl önce yaptığımız bir Hollanda gezesi esnasında, Roterdam’da yaşayan bir polis memuru gurbetçimiz ile caddeleri gezerken son derece kirletilmiş bir parka denk geldik… Arkadaşım, “Maalesef burası biz Türklerin sıklıkla kullandığı bir park” dedi. Roterdam polisi kamusal alanda hangi milletin ne tür hareket ettiğini artık ezbere biliyormuş. Ve şöyle dedi, “Maelesef biz Türkler çevreye, doğaya karşı son derece saygısız olduğumuz gibi şehirde yaşamak ile şehirli olmanın farkını da bilmiyoruz…”

O zaman biraz abarttığını düşünmüştüm.

Geçtiğimiz yıl bir haber okurken bizi gezdiren o memur hemşerimiz aklıma geldi. Haber şöyleydi:

“Hollanda’da düğün konvoyunda polis dövüldü, ‘Kornacı Türkler’ tartışması alevlendi” Ve detaylar: “Cuma akşamı Rotterdam’ın Westzeedijk bölgesinde meydana geldi. Korna çalarak ilerleyen bir düğün konvoyu, polis ekibi tarafından durduruldu. Tehlikeli bir şekilde araç kullanma, sol şeridi gereksiz yere işgal etme ve gürültü kirliliği nedeniyle haklarında şikayet bulunduğunu belirten polisle, düğün alayındakiler arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında konvoydakilerden bir kişi, polis memurunu yumruklayarak yere düşürdü. Hafif beyin sarsıntısı geçirdiği belirtilen polis memuru, tedavi altına alındı. Polis ekipleri, damat da dahil olmak üzere, konvoydaki 3 kişiyi gözaltına aldı. Olayla ilgili olarak bir kişinin de arandığı belirtildi…”

Şu kısım çok daha enteresan;

“Düğün konvoyundaki otomobillerden birinin de çalıntı olduğu ortaya çıktı. Polis, gözaltına alınanların kimliğini ve uyruğunu açıklamadı ancak sosyal medyada olay, “Kornacı Türkler polis dövdü” başlığıyla paylaşıldı. Olay, “ToeterTurken” (Kornacı Türkler) etiketiyle sosyal medyanın en çok tartışılan konularından biri oldu.”

Buralarda yaşayanlar ya da Avrupa yerel medyasını takip edenler için aslında bir sürpriz yoktu. Bu tür haberleri sıklıkla okumak mümkündü.

Almanya mesela…Okuyalım:

“Almanya’nın Wuppertal şehrinde Türk ailelerin 80 araçlık düğün konvoyuna trafik güvenliğini tehlikeye düşürdükleri gerekçesiyle polis tarafından müdahale edildi. Alman basını Türk düğün konvoylarının yasaklanması yönünde haberler yaparken, bu çağrıların siyasetçilerin de gündeminde olduğu belirtildi.”

80 araçlık düğün konvoyu…

Bu kez Belçika’dayız ve okuyoruz: “Belçika’da Türk Konvoyu Mahkemelik Oldu: ‘Parti Yapmak İstiyorsanız Kafanıza Kova Geçirebilirsiniz Ama Bunu Yapamazsınız’… Konvoylar Türkiye’de düğün ve asker uğurlamalarıyla özdeşleşmiş durumda. Avrupa’ya yerleşen Türk vatandaşlarının bir kısmı da bu ‘alışkanlığı’ sürdürme çabası içinde. Fakat Belçika’da mahkeme, düğün konvoyu yapan 18 Türk vatandaşını yargılamaya başladı. Gerekçe ise emniyet şeridini kapatıp “misket oynamaları” ve trafiği yavaşlatmaları. Dendermonde’da, 24 Mayıs’ta görülen davada savcılık, davalıların beş yıl boyunca trafikten men edilmesini istedi.”

Acaba dünyanın başka bir yerinde, başka milletten birileri otoyolda emnriyet şeridini kapatıp misket oynamış mıdır?

Mahkemeye de yazık,çünkü “otobanda misket oynamak” diye bir suç ve karşılığında bir ceza olduğunu da sanmıyorum!

Savcılığın hazırladığı iddianame ise hakikaten insanı utandıracak cinstendi: İddianameye sanıkların yolda durarak dans ettikleri, araçların camlarından dışarı sarktıkları ve araçlarıyla yolda daireler çizdikleri de girmişti zira.

Mahkeme hakimi Peter D’Hondt’un sözleri ise ibretlikti: “Sadece trafik sıkışıklığına neden olmakla kalmıyorsunuz. Aynı zamanda, diğer sürücülerin sinirlenmesine yol açıyorsunuz ve davranışınız agresifliğe ve sonucunda ırkçılığın artmasına neden oluyor. Zaten yeterince ırkçı var, buna karşı durmanız gerekiyor… Eğer bir parti yapmak istiyorsanız kafanıza kova bile geçirebilirsiniz ancak yolları amaçları için kullanılmaya bırakacaksınız”

D’Hondt, “Yaptığınızın diktatöryel bir tarafı var. Yollar hepimize ait ve kimse kendi malı gibi kullanamaz. Yolu tıkarken o esnada hastaneye yetişmeye çalışan birinin vaktini çalmış olabileceğinizi düşündünüz mü? E17 Avrupa’daki en kalabalık otobanlardan biri. Sizin dans edebileceğiniz bir yer değil.” Demişti demesine ama mahkeme çıkışı damadın arkadaşı kameralara şunu söyleyecekti: “ Türk her yerde Türk’tür, sıkıntı yok. Cezadan korkacak değiliz. Pişman değilim, bir daha düğün olsa, bayrakları asar yine drift yaparız, yine oynarız.”

Ve önceki Pazar gün…

Yer Berlin; en işlek caddenin tam ortası… Berlin bu yönden maalesef acı hatıraları olan bir şehir. Berlin’de düğün konvoyları daha önce birçok kez insanların can güvenliğini tehlikeye atan eylemlere dönüşmüştü. Nisan 2019’da Berlin-Tiergarten’da aracıyla ters şeride giren 21 yaşındaki sürücü bir kadını yaralamıştı. Aralık ayında ise, yine bir düğün konvoyunda aracından havaya ateş açan 24 yaşında bir genç tutuklanmıştı.

Buyrun izleyelim…

Alman polisi başkent Berlin’de aracıyla drift yaparak trafiği engelleyen sürücüyü arıyor. Pazar günü öğleden sonra Hardenbergstrasse ve Joachimsthaler Strasse yollarının kesiştiği noktaya hızla gelen siyah bir Maserati marka araç, defalarca drift attıktan sonra ters şeride girdi. Zoo istasyonunun önündeki kavşakta dönen otomobile etrafındaki bazı kişilerin Türk bayrağı sallayarak destek verdiği görüldü. Berlin polisi, aracın bir düğün konvoyunun parçası olduğunu söyledi.

Kendi etrafında dönen otomobilin aynı zamanda kırmızı ışıkta geçtiği kaydedildi. Görgü tanıklarının çektiği videolarda, şehrin göbeğinde drift yapan araca Türk bayrakları ve kornalarıyla eşlik eden süslenmiş araçların olduğu görülüyor. Soruşturma başlatan polis, olay anına ait videoları inceleyip, görgü tanıklarının ifadelerine başvurdu. Ancak Maserati sürücüsünün kimliği henüz tespit edilememiş durumda.

Hoş, tespit edilse ne olacak ki?

Muhtemelen o da, “Neyse cezası veririz, biz türküz kardeşim!” diyecektir.

Ve koca bir milletin üzerine leke sürmek, önyargı oluşturmak zerre kadar umurunda olmayacaktır!

1 YORUM

  1. Keşke sıkıntı sadece düğün konvoyları ve çevreyi kirletmekten ibaret olsa…
    Türkler bile kendileri diyor; Türk’ten araba alınmaz, yanında çalışılmaz, evi kiralanmaz, kendisine ev verilmez diye…
    Alman, Hollandalı ne yapsın?…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin