AV. NURULLAH ALBAYRAK | YORUM
“Avukatların ne kadar önemli olduğunu, ancak gözaltına alındığımda anladım. O an hissettiğim şey; bir avukatın varlığı, umudun ve insan onurunun yeniden varlığı gibiydi.”
Bir gözaltı odası. Korku, çaresizlik, ümitsizlik, bilinmezlik. Ve sonra içeriden gelen bir ses: “Avukatın geldi!”
Avukatlık, insanın en korunaksız kaldığı anda yanında durabilmek, ona yalnız olmadığını göstermek, haklarını ve insanlığını hatırlatmaktır. Avukat, sadece bir vekil değil; özgürlüğün, insan onurunun ve adaletin teminatıdır. Avukatlık sadece bir meslek değil; bir mücadele biçimidir.
Bugün Türkiye’de avukat olmak, sıradan bir mesleği icra etmekten çok daha fazlasıdır. Avukatlık yalnızca müvekkilinin bireysel haklarını savunmakla sınırlı değildir; hukuk devletinin, temel hak ve özgürlüklerin ayakta kalıp kalmayacağının belirleyicisi hâline gelmiştir.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, ardından gelen kitlesel gözaltılar, işkence ve kötü muamele iddiaları…
Ve yıllardır süregelen, özellikle 2016 sonrası dönemde zirveye çıkan; kadın, yaşlı, hasta, hamile, çocuk, engelli ayrımı gözetilmeksizin yapılan kitlesel gözaltılar, işkenceler, hukuksuz mahkumiyet kararları, cezaevlerinde kurulan “ikinci mahkemeler” ve infazların keyfi olarak uzatılması…
Bu ağır tablo karşısında avukatın rolü, sadece bir bireyi savunmak değil; hukukun varlığını ve insanlığı savunmak olmuştur, olmalıdır.
Bu şartlar altında avukatın susması, yapılanlara kayıtsız kalması; hukuksuzluğun görünmez olması ve zulmün artması demektir. Avukatın çeşitli nedenlerle geri çekilmesi ise,
toplumun adaletsizlik karşısında savunmasız kalması demektir.
Bugün avukatlar, adaletin son siperinde duruyor. Görevimiz sadece duruşma salonlarında savunma yapmak değildir. Bugün her duruşmada, her savunmada, her başvuruda avukat:
- Avukatlık mesleğinin gereğini en iyi şekilde yapmak,
- Hukuksuzluğu dile getirmek, kayda geçirmek, haksızlığa karşı sesini yükseltmek,
- İşkenceyi belgelemek ve takipçisi olmak,
- Adil yargılanma hakkını kolluğa, savcıya, hâkime her fırsatta hatırlatmak,
- Hem iç kamuoyunu hem de uluslararası kamuoyunu doğru şekilde bilgilendirmekle yükümlüdür.
Susmanın bedeli: Adaletsizliğin kök salması
Avukatlık, yalnızca bir hak savunusu değil; aynı zamanda her davranışın, her tercihin ağır bir sorumluluk doğurduğu bir meslektir. Avukat, görevini yapmadığında; hukuksuzluğun görünür olmasına değil, normalleşmesine sebep olur. Avukat, görevini yapmadığında; adaletsizlik yalnızca devam etmez, kök salar. Bir avukat; susarak, görmezden gelerek ya da çeşitli sebeplerle geri çekilerek, zulmün büyümesine göz yumarsa, o hukuksuzlukların ahlaki ve vicdani sorumluluğunu da taşır.
Aynı şekilde, avukat; sadece müvekkilini kurtarma kaygısıyla kollukla, savcılıkla, mahkemelerle işbirliği içerisine girerse, hukukun temel ilkelerine, adalete ve savunma onuruna zarar verir.
Adaleti bir pazarlık konusu yapmak, yalnızca müvekkiline değil, tüm topluma ihanettir. Avukatın sadakati, sadece müvekkiline değil; hukuka, insan haklarına ve evrensel adalet değerlerinedir.
Görev üstlenmek kadar, o görevi hakkıyla ve onurla yerine getirmek de bir yükümlülüktür. Çünkü her savunmada yalnızca bir insanın değil, hukukun ve insanlık onurunun da kaderi şekillenir.
Adaleti savunmaya devam edeceğiz
Biz avukatlar, yalnızca müvekkillerimizin değil, hukukun, özgürlüğün ve insan onurunun savunucularıyız. Sadece bireysel hakları değil, adaletin varlığını savunuyoruz. Bugün susarsak, yarın konuşacak mahkeme bulamayabiliriz. Bugün görmezden gelirsek, yarın savunacak özgür bireyler kalmayabilir.
Göreve başlarken hepimiz, şu sözlerle yemin ettik:
“Görevimi tam bir sadakat ve onurla yerine getireceğime, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına ve dürüstlük kuralına bağlı kalacağıma namusum ve vicdanım üzerine andiçerim.”
Bu yemin, yalnızca bir meslek yemini değildir. Bu, adalet için susmamaya, geri çekilmemeye, direnişe söz vermektir .
Ve bu yemin bugün her zamankinden daha değerlidir. Çünkü bir ülkede avukatlar susarsa, adalet de susar. Ve avukatlar susmamalı.
Bugün ve her gün; adalet için, insan onuru için, özgürlük için savunmaya devam etmeliler.
5 Nisan Avukatlar Günü…
Susmayanların, geri çekilmeyenlerin, mücadele edenlerin günü kutlu olsun.
