Türkiye’de çocuk nüfus oranı 2023’te yüzde 26 iken 2025’te yüzde 24,8’e geriledi. Aynı dönemde dünya ortalamasındaki düşüş Türkiye’ye göre daha sınırlı kaldı. Türkiye’nin yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasını geçti. Toplam doğurganlık hızının 1,42 çocuğa düşmesi, nüfusun yaşlanmasına ilişkin demografik riskleri artırdı.
Türkiye’de çocukların toplam nüfus içindeki payı düşerken, 65 yaş ve üzerindeki nüfusun oranı dünya ortalamasının üzerine çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun (UNFPA) verileri, düşük doğurganlıkla birlikte Türkiye’nin nüfus yapısındaki yaşlanmanın sürdüğünü ortaya koydu. Türkiye’de çocuk nüfus oranı 2023 yılında yüzde 26 olarak hesaplanmıştı. Bu oran 2025 yılında yüzde 24,8’e geriledi. Çocukların toplam nüfus içindeki payı iki yılda 1,2 puan azaldı.
Dünya genelindeki çocuk nüfus oranı ise aynı dönemde yüzde 29,8’den yüzde 29,3’e düştü. Dünya ortalamasındaki gerileme 0,5 puanla sınırlı kalırken Türkiye’deki düşüş bunun iki katından fazla oldu. Türkiye ile dünya ortalaması arasındaki fark da açıldı. Türkiye’nin çocuk nüfus oranı 2023 yılında dünya ortalamasının 3,8 puan altında bulunurken bu fark 2025’te 4,5 puana yükseldi.

Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 11,1’e ulaştı. Dünya yaşlı nüfus ortalaması ise yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye’nin yaşlı nüfus oranı dünya ortalamasının üzerine çıktı. Nüfus yapısındaki değişimin bir diğer göstergesi toplam doğurganlık hızı oldu. Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca dünyaya getirmesi beklenen ortalama çocuk sayısı Türkiye’de 2025 yılında 1,42’ye düştü. Dünya ortalaması ise 2,24 çocuk olarak kaydedildi.
Doğurganlık hızının yerleşim yerlerine göre dağılımında da kentler ile kırsal bölgeler arasında fark oluştu. Toplam doğurganlık hızı kır olarak sınıflandırılan yerlerde 1,75, orta yoğunluktaki kentlerde 1,53 ve yoğun kentlerde 1,33 çocuk olarak hesaplandı. Doğumların en yoğun görüldüğü yaş grubu da yıllar içinde değişti. En yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 2001 yılında 20-24 yaş grubunda ve binde 144 seviyesindeydi. Bu oran 2025 yılında 25-29 yaş grubunda binde 96 olarak gerçekleşti. Veriler, çocuk sahibi olma yaşının ilerlediğini ve doğum sıklığının azaldığını gösterdi.

Türkiye’nin yaklaşık 86 milyonluk nüfusuyla 194 ülke arasında 18’inci sırada yer almasına karşın çocuk nüfusun payındaki düşüş sürdü. Türkiye, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1’ini oluşturdu. Genç nüfus oranı da dünya ortalamasının altında kaldı. Türkiye’de 15-24 yaş grubundaki nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 14,8 olurken dünya ortalaması yüzde 15,6 olarak hesaplandı. Türkiye’de doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,7, erkeklerde 75,5 yıl oldu. Dünya ortalaması kadınlarda 76,2, erkeklerde 70,9 yıl olarak kaydedildi. Yaşam süresinin uzaması, doğurganlığın ve çocuk nüfus oranının düşmesiyle birlikte yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki ağırlığının artmasına neden olan demografik süreci besliyor.
