TÜİK, enflasyonu BİM ve A 101 mağazaları üzerinden hileyle düşürmüş

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyonu düşürmek için BİM ve A101 üzerinden fiyat oyunu yaptığı iddia edildi. Yeniçağ gazetesi yazarı Ahmet Takan, TÜİK’in enflasyonu düşük çıkarmak için yaptığı çalışmayı köşesine taşıdı.

Buna göre TÜİK, enflasyon fiyatlarının derlenmesinden sonra merkeze gönderilme aşamasında endekste yer almayan BİM ve A 101 marketleri enflasyon sepetine dahil edildi. Mağazaların fiyatlarıyla yüzde 2’lik düşüş oyunu gerçekleştirildi. Takan, kaynak olarak üst düzey bir TÜİK bürokratını gösterdi.

Takan, “Çünkü, ben Türkiye’de yaşıyorum… Çünkü, ben çarşıya pazara gidip alış veriş yapıyorum… TÜİK’in enflasyon rakamlarını nasıl düşük göstermeyi becerebildiğini anlayamadığımı ifade etmiştim önceki günkü yazımda.” diyerek, bu yazıdan sonra aldığı bir telefonu anlattı.

 

Ahmet Takan’ın bir bürokrat üzerinden gündeme getirdiği iddialar BİM ve A 101’in katalogları üzerinden görülebiliyor. Örneğin A 101’in Aralık ayı yüzde 10 indirim kampanyasında ‘enflasyonla topyekün mücadele’ etiketiyle duyuru yapılmış.

Takan yazısında, enflasyonun nasıl düşük çıkarıldığını, ismini vermeyen TÜİK bürokratının ağzından şöyle aktardı:

BİM VE A101 ÜZERİNDEN ENFLASYON OYUNU

“Fiyatlar derlenip bittikten sonra merkeze gönderilir, 2. tur fiyatları derlendikten sonra ne oldu ise 26 Aralık’ta yeterli düşüş olmasa gerek ki son günde bir talimat; fiyatı düşen veya çok tüketilen parfüm vb… maddelerin fiyatları tekrar derlendirildi, bu fiyatlar dikkate alındı.

2 ay önce de sabit madde çeşidi olan ve zincirleme endekste yer almayan BİM ve A 101 marketleri ENFLASYON SEPETİNE dahil edildi, birden yüzde 2’ye yaklaşan düşüş… Ve bu şekilde metodolojiye ters bir durumla fiyat takibi yapılarak enflasyon hesaplandı.

Madem bu kadar düşük 2005=100 temel yıllı enflasyon oranlarını 1994=100 bazlı yıla dönüştürerek açıklasınlar ki gerçek enflasyon oranı meydana çıksın ya da sayın yetkililer daha önce derlenmiş olan fiyatları 26 Aralık’ta neden tekrar fiyat derlettiler onu açıklasınlar.”

Ahmet Takan, “Kafam hesap işlerine pek basmaz.” diyerek, TÜİK bürokratından konuyu sade vatandaşın anlayacağı bir dille izah etmesini istediğini de köşesine taşıdı. Bunun üzerine TÜİK bürokratı enflasyon hesabını şöyle ayrıntılandırdı:

SON 2 AYDA OLAĞANDIŞI İŞLER OLDU

“2005 yılında belirlenmiş olan bir enflasyon sepeti var. Bu maddeler 100 kabul edilir, enflasyon ondan sonra hesap edilir. Daha önce 1994 yılı 100 kabul edilip hesaplar ona göre yapılıyordu. Şimdi 2005 yılında zincirleme endeks diye bir güncel enflasyonu güncel geliştirebilen gerçekten doğru hesap edebilen bir sisteme geçilmişti. Bir süre takip edildi, bu 100 madde ilaveler çıkarmalar bir sürü şeyler oldu. Ama bugüne gelindiği zaman son 2 ayda olağan dışı bir şey oldu. Nedir?

Bu enflasyon sepeti her sene Kasım ayında güncellenir. Ve Aralık ayında net güncellenir. Sepete girecek maddeler, yani aileler kullanmışsa onlar girer kullanmadığı malzemeler de çıkar. Bu Aralık ayında hesap edilir biter. Bu yılın zincirleme endeksi Aralık ayında bitmesi lazım. Ocak ayındaki enflasyon bu Aralık ayına göre ne yapacak?

EKİM AYINDA YENİ TALİMAT VERİLDİ
Güncellenen endeks sepetine göre değerlendirme olacak. Anladınız mı?..

Şimdi burada olağanüstü bir şey oldu. ‘Enflasyonla mücadele edeceğiz’ açıklamalarından sonra olağanüstü bir şekilde BİM ve A 101’lerden tüm bölgelere -26 bölgemiz var bizim- 26 bölge ve 81 ilimizde bazı ilçelerde bulunan BİM ve A 101’lerden fiyat toplayacaksınız dediler. Enflasyon sepetinde olan fiyatlar var ya onları toparlayacaksınız dediler. Ekim ayında emirle bunu söylediler.

Oysa şöyle olması gerekiyordu, eğer ihtiyaç var ise ilgili bölgenin fiyat sorumlusu bunu ne yapacaktı? Bunu doğrudan doğruya kendi bölgesinden yazacaktı. Bu fiyatları başka işlerin ikamesi olarak Ankara’ya sunacak, Ankara’da kabul edecekti. Yani, ‘A’ marketinin fiyatlarında bazı sapmalar varsa, örneğin, çayı, pirinci eksik getirir… Bırakır o işyerini bir başka işyerine geçmesi gerekiyor, bunu bölge fiyat sorumlusu alması gerekiyordu.

Ama Ankara talimatla BİM ve A 101’lerden alınmasını bildirdi. Neden bunu böyle yaptılar? Diğer marketlerde 10 çeşit pirinç varsa -en az 4 çeşit pirinç var- bunlar da 2 çeşit pirinç var. Kalitesine göre bunlardan fiyat alınır. Burada fiyatları standartlaştırmış oluyor. Bu da tüketicinin gerçek alım gücüne yansımıyor. Fiyat da böylece düşürülüyor. Metodolojiye ters. Neden?

ELEKTRONİK VE OTOMOBİL FİYATI ALDIRDILAR
Bunların geçen yıl Aralık ayında alınması gerekiyordu. Ona göre fiyatlar takip edilecekti ki 1 yılık artışlar ay ay takip edilmesi gerekiyordu. 2 ayda aldılar. Pat ne yaptılar?. Bir anda bazı elektroniklerin, otomobil fiyatları hiç yokken aldırdılar. Sanki her bölgede 1 aile otomobil alıyormuş gibi.. Ne oldu?.. ÖTV indirimi ile birlikte… Birden bire sepetin artış ve enflasyon oranlarını düşürdü. Neye göre?.. Göreceli olarak sübjektif olarak düşürdü. Kağıt ve sepet üzerinde gerçekten düşürüldü!..

Bunların daha vahimi nedir? Temel fiyatlar 2 tur toplanır. Ayın 10 ile 15’i arasında birinci tur, 20 ila 25’i arasında 2. tur toplanır. Veri girişi yapılır, bu merkeze anında düşer. Ayın 26’sında enflasyon fiyatlarına parfüm ve hediyelik eşyalarla ilgili bir talimat gönderdiler.

İNDİRİM VAR DİYE PARFÜM FİYATI İSTENDİ
İkinci tur fiyatlarını kabul etmediler. Son alınan fiyatları tamamen yeniden aldırdılar. ‘Öyle geçerli olacak’ dediler. Vahimi buydu. 26 Aralık’ta fiyatları tekrar derlettiler parfüm ve diğerlerinin de alınması talimatıyla. Eskiden alınan parfüm fiyatlarını kabul etmediler. Yılbaşı dolayısıyla indirime girdi ya bunların çoğu… Bütün metodoloji ve kuralları bozdular. 26’sından sonra alınan rakamlar geçerli oldu ve enflasyon düşük çıktı. Zaten, bütün bölge müdürleri ve daire başkanlarını da mülakata çağırdılar. Niye? Gözdağı veriliyor. Kol kırıldı yen içinde kaldı!.. Demek hedeflerin tamamı böyle tutturuluyormuş!..”

DURMUŞ YILMAZ: BUNUN ADI ARJANTİNLEŞME

Eski Merkez Bankası Başkanı ve İyi Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz, TÜİK’e sert tepki gösterdi ve Ahmet Takan’ın yazısındaki iddiaların “Arjantinleşme” anlamına geldiğini kaydetti. Yılmaz, “Hiç şüpheniz olmasın ileride daha yüksek enflasyon ve itibar kaybı olarak geri dönecektir.” yorumunu yaptı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin