Trump tartışması; Hz. İsa algısı ve cehalet

Ekrem Dumanlı, Okuma Zamanı programında Donald Trump’ın kendisini Hz. İsa’yı çağrıştıran bir görsel paylaşmasının ardından başlayan tartışmayı değerlendirdi. Dumanlı, asıl meselenin Trump’tan çok, Batı dünyasının Müslümanların Hz. İsa’ya ve Meryem’e duyduğu inancı ve saygıyı yeterince bilmemesi olduğunu söyledi.

Programda Kur’an’da Hz. İsa’nın yeri, Hristiyan dünyasındaki yanlış algılar, dinler arası ortak zemin ve bu alanda yazılmış bazı kitaplar üzerinde duruldu. Dumanlı, karşılıklı bilgisizliğin toplumlar ve inançlar arasında yeni gerilimler üretebileceği uyarısında bulundu.

Programda Kur’an-ı Kerim’de Hz. İsa, Meryem, Musa ve diğer peygamberlerle ilgili çok sayıda ayet bulunduğu; hatta Meryem adına müstakil bir sure yer aldığı hatırlatıldı. Dumanlı, Müslümanların Hz. İsa’yı Allah’ın oğlu olarak değil, Allah’ın peygamberi olarak gördüğünü; ancak buna rağmen ona inanmanın ve saygı göstermenin İslam inancının temel unsurlarından biri olduğunu anlattı.

Ekrem Dumanlı, bu bilgisizliğin tarihsel örneklerle de aşılabildiğini söyledi. Habeşistan’a hicret sırasında Cafer bin Ebu Talib’in Meryem Suresi’ni okuyarak Hristiyan hükümdarı ve din adamlarını etkilediğini hatırlatan Dumanlı, bugün de benzer bir karşılıklı anlayış zemininin kurulabileceğini savundu.

”İslam’s Jesus” ve “The Miracles of Jesus”

Programda ayrıca bu alanda yazılmış iki kitaptan söz edildi. Bunlardan birinin Prof. Zeki Sarıtoprak’ın Hz. İsa’nın İslam’daki yerini ele alan ”İslam’s Jesus” çalışması olduğu belirtilirken, diğerinin ise “The Miracles of Jesus” adlı eser olduğu ifade edildi. Dumanlı, bu tür çalışmaların özellikle Batı’da yaşayan insanlar için önemli olduğunu, çünkü Müslümanlarla Hristiyanlar arasındaki ortak alanların daha görünür hale gelmesine katkı sunduğunu söyledi.

Dumanlı, bu başlığın yalnızca teolojik bir tartışma olmadığını da vurguladı. Toplumlar, devletler ve inanç grupları arasındaki gerilimlerin arttığı bir dönemde, Hz. İsa’nın Kur’an’daki yerinin ve Müslümanların ona duyduğu saygının doğru anlatılmasının “kalplerde yumuşama” sağlayabileceğini, bunun da evrensel barış açısından değer taşıdığını dile getirdi.

Mel Gibson’ın ‘The Passion of the Christ’i

Programın son bölümünde ise Mel Gibson’ın yönettiği The Passion of the Christ filmine değinildi. Dumanlı, filmin sinema dili bakımından güçlü olduğunu, ancak şiddet sahnelerinin son derece ağır ve ayrıntılı işlendiğini söyledi. Filmde anlatılan çarmıha gerilme sahnesinin İslam inancıyla örtüşmediğini belirten Dumanlı, buna rağmen yapımın Hz. İsa’nın yaşadığı zulmü, ihanet temasını ve insanlık tarihindeki etkisini hatırlatması bakımından önemli görülebileceğini ifade etti.

Program boyunca Dumanlı’nın temel vurgusu, Müslümanların Hz. İsa’ya ve Meryem’e duyduğu saygının Batı dünyasında yeterince bilinmediği, bu boşluğun ise hem dini hem siyasi düzlemde tehlikeli yanlış anlamalara yol açtığı yönünde oldu. Dumanlı, dinler arasında çatışmayı değil, medeni bir zeminde konuşmayı ve ortak değerler üzerinden buluşmayı tavsiye etti.

1 Yorum

  1. İyi günler Ekrem Bey;

    Yıllardır başucu kitaplarımdan birisi;

    – Hani Tanrı Ölmüştü?

    Söyleşi tarzında, en karışık görülen konuları, çok vazıh bir şekilde beyinlere yerleştiriyor.
    Eskimeyen bir kitap.

    Sizin de dikkatinizi çekiyormu?

    Selamlar..muhabbetler..

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin