TL’ye vergi ‘kalkanı; Dolarda karaborsaya doğru

HABER-ANALİZ | YUSUF DERELİ

Ekonomik açıdan köşeye sıkışan AKP iktidarı, artan döviz ihtiyacını finansman bonolarına ve dolar almak isteyenlere yeni vergiler getirerek çözmenin hesabını yapıyor! Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe Erdoğan imzalı kararnameye göre, finansman bonolarında stopaj oranı da yüzde 10’dan yüzde 15’e yükseltildi. Aynı kararnameyle döviz ve altın alımında binde 2 olan vergi tam 5 kat artırılarak yüzde bire yükseldi. Rejim, TL’deki değer kaybını önlemek için insanların döviz almasını engellemek istiyor. Bundan böyle bankalardan ya da döviz bürolarından alınan her 100 dolar için 1 dolar vergi ödenecek. Söz konusu düzenlemeden önce bir döviz bürosundan 1.000 dolar alan kişi 2 dolarını devlete vermek zorundaydı. Artık bu rakam 10 dolara çıkmış oldu! Devlet, vatandaşın parasına ortak oldu…

Peki daha kötüsü olabilir mi? Döviz alımında yüzde 1’e kadar çıkarılan oranı Cumhurbaşkanı’nın yüzde 2’ye kadar çekme yetkisi var. Önümüzdeki günlerde dolara olan talebin devam etmesi durumunda böyle bir hamlenin gelip gelmeyeceği bilinmiyor. Ancak bu tür adımlar dövizde ‘karaborsa’ oluşmasına zemin hazırlıyor. Kayıt altındaki altın ve dövizin önümüzdeki süreçte kayıt dışına çıkma ihtimali yüksek.

AKP rejiminin yönettiği Türkiye, Kuzey Kore olma yolunda hızla ilerliyor. Şubat 2021’e kadar acilen 168,5 milyar dolara ihtiyacı olan rejim, ekonomik açıdan köşeye sıkıştı. Siyasi nedenlerle IMF’ye gitmeyen AKP, swap anlaşmalarından da umduğunu bulamadı. Dış finansman ihtiyacı her geçen gün daha da artıyor. İktidar ise sorunu vatandaşın sırtına yeni vergiler yükleyerek çözmenin hesabını yapıyor.

VERGİ ORANI 5’E KATLANDI

Finansman bonoları ile döviz ve altın alımında alınan vergiler yükseltildi. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzaladığı kararnameye göre, finansman bonosundan alınan yüzde 10 düzeyindeki vergi yüzde 15’e çıkarılarak, mevduatın vergisi ile eşitlendi. Döviz ve altın alım satımında uygulanan Banka Sigorta ve Muamele Vergisi de binde 2’den yüzde 1 düzeyine yükseltildi. Kısaca, döviz ve altın alımında vergi beşe katlandı.

HER 100 DOLAR İÇİN 1 DOLAR VERGİ!

İktidara yakın medyaya göre vergilerin yükseltilmesi, Covid-19 salgınının ekonomik etkilerini aza indirme önlemi. Eskiden  bankadan ya da döviz bürosundan 1.000 dolar alan vatandaş 2 dolar da devlete ödemek zorundaydı. Artık aldığı her 1.000 dolar için 10 dolar vergi ödemek zorunda. 6.80’den vereceğiniz dolar alım emrinin maliyeti alıcılar için 6.868 olacak.

KARABORSA OLUR MU?

Peki daha kötüsü olur mu? Zira tek seferde 5 kat artırılarak yüzde 1’e çıkarılan vergi oranın yarın yüzde 2’ye çıkmayacağının garantisi yok. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüzde 2’ye kadar artırma yetkisi var! Ekonomistlere göre, swap anlaşmalarının da bir türlü sonlandırılamadığı bir ortamda böyle bir hamlenin ters etki ve panik yaratarak TL’den kaçışı hızlandırma ihtimali de var. Ayrıca geleceğe dair belirsizlik ve korku ‘dövizde karaborsa olur mu’ sorusunu da gündeme getiriyor. Zira artan vergiler kayıtta olan altın ve dövizin kayıt dışına çıkmasına neden olabilir.

ALACAK OLAN YİNE ALIR!

Ekonomistlere göre söz konusu düzenleme dolara kaçışı engellemek şöyle dursun, daha da artıracak. Ekonomist Mustafa Sönmez, “Nasıl bir sıkışmışlık! 1.000 dolar alan 10 dolar da devlete verecek düzenlemesi getirdiler. TL’ye ve size güveni kalmayan bundan mı cayacak? Verecek yüzde 1’i yine alacak.” ifadelerini kullandı. Ekonomist Uğur Gürses ise “Döviz swapı peşinde koşan, son 10 yılın rekor döviz borçlanmasını yapan ekonomi yönetimi, vergi artışı ile vatandaşa ve şirketlere ‘siz koşmayın’ diyor. TL’ye yatırım yapanları cezalandırıyor.” yorumunda bulundu.

TL’DEN KAÇIŞ SÜRECEK

İktidar, yerli yatırımcının ya da tasarruf sahiplerinin döviz alımlarını mümkün olduğunca zorlaştırmak istiyor. Euronews’e konuşan Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Türk lirasına olan güvenin erozyona uğradığını anlatıyor. Bu müdahaleye rağmen, düşünüldüğü ya da beklenildiği gibi TL’ye bir dönüşün olacağını düşünmüyor. Çünkü, yatırımcılara göre Türk lirası cinsinden yapılan tasarruflar riskli. Sebebi ise TL’nin enflasyon ile birlikte bankalardan elde edilen faiz getirisinin negatif seviyelerde olması. Karatepe, “O nedenle ilk yapılması gereken Türk lirasına karşı güvenin yeniden sağlanması.” diyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin