Ters yüz

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Kucağında küçük bir çocukla öylece oturan adamın fotoğrafına bakıyorum. Ürkek, tedirgin, mahcup gözlerle bakan bu adamı, işkencelerden geçirip, helikopterden atmanız için size ne yapmış olabilir? Hangi öfke bu durumu açıklayabilir, hangi zıvanadan çıkma hali ile açıklanabilir?

Bir insanı bakışları ele verir ya; duruşu, yaydığı elektrik hiç tanımadığınız bir insan hakkında sizde bir kanaat uyandırabilir öyle değil mi? Servet Turgut’un fotoğrafını on bin kişiye sorsanız bir tanesi bile adam hakkında kötü bir intiba dillendirmez.

Peki ya neden? Devlet olarak size kurşun sıkan can düşmanınıza bile yapamayacağınız bir şeyi, böylesine mazlum bakışlı bir çiftçiye ne için yapıyorsunuz? Ya işkenceden dolayı gözleri kan çanağına dönmüş Osman Şiban’a yaptıklarınıza ne demeli? Bu gariban çiftçiler size ne yaptı?

Soru basit: Bunu niye yapıyorsunuz? Soru basit ama vereceğiniz cevap içinizdeki bütün kirli niyetlerin deşifre olmasını sağlayacak. Bu kimsesi olmayan, mazlum, gariban ve sıradan insanlara bu alçak davranışı yapmanızdaki kasıt sizin gerçek kimliğinizi de deşifre edecek. Bu öfkeyle yapılmış bir şey değil. Siz de biliyorsunuz ki çok kasıtlı ve iradi bir davranış!

Hemen akabinde Ayhan Bilgen’i niye tutukladınız? Neredeyse siyasi hiçbir tavır ve beyanda bulunmayan, iyi bir kent yönetimi derdinde, sağcı solcu, dindar dinsiz, AKP’li, CHP’li herkesin sempatiyle baktığı bir ismi altı sene önceki bir meseleyi gerekçe göstererek tutuklamanızın amacı ne olabilir?

Kürtlerin en makul insanlarına bu kasti faulleri hangi saiklerle yapıyorsunuz? Bir adalet arayışı içinde olduğunuzu siz bile söyleyemiyor, yargının adalet aramaktan vazgeçip, siyasetinizin bir köpeği haline geldiğini kendiniz dillendiriyorsunuz.

Her ihtiyaç duyduğunuzda ortaya çıkan, tam da sizin istediğiniz yönde ateş edip, sonra silahları tekrar asan PKK ile mücadele değil bu.

Bu ısrarla ve ısrarla silahı reddeden ve makuliyet sınırlarını asla terk etmeyenleri terörize etmekten başka bir şey değil. Bunu herkes görüyor ancak asıl soru, makul insanlara neden musallat olduğunuz sorusudur. Kürt, Türk solcu, dindar demeden bu toplumun en makul insanlarını neden terörize ediyorsunuz?

Neden edebiyat öğretmenine, psikiyatri doktoruna, pazarda gözleme yapıp satan annelere terörist muamelesi yapıyorsunuz. Yeni doğum yapmış öğretmen anneyi zincirleyince bir şeylerle mücadele mi etmiş oluyorsunuz? Bu yaptıklarınızın Cemaatle mücadele etmek olmadığını siz de çok iyi biliyorsunuz.

Toplumun en kirli suçlularını, katillerini, hırsızlarını, uyuşturucu baronlarını azat ederken, en makul insanlarını akademisyenlerini, gazetecilerini, doktorlarını, hemşirelerini ağır işkencelerden geçirmeyi terörle mücadele olarak görmemizi mi bekliyorsunuz?

Bu herhangi bir şeyle mücadele değil, olsa olsa toplumun altını üstüne getirmektir. Kasten, iraden, taammüden toplumu ters yüz etmektir. Hırsızı itibarlı hale getirip, onu yakalayanı terörist olarak isimlendirmek, katili kahraman ilan edip, “mazlum maktule” gömülecek yer bile vermemek bütün değerleri ters yüz etmektir. İnsanlığın yüzlerce, binlerce yılda ulaştığı değerler silsilesini kasıtlı olarak ters yüz ediliyorsunuz.

Şeytanın bizzat iktidar olduğunda yapacağı her şey Türkiye’de vuku buluyor.

Terörle mücadele adı altında iyiler tarafında olan ne varsa onunla savaşan bir iktidar var karşımızda. Bu asla terörle mücadele değil, bu akılla, izanla izah edilemeyen, rasyonel cümlelerle açıklanamayan bir durum.

Makuliyeti öldürüyorlar, aklı, izanı, aklı-selimi yok ediyorlar. Bilerek, isteyerek, kasten…

1 YORUM

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin