TR724 HABER MERKEZİ
15 Temmuz’dan sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Bürosu’nda görev yapan ve aldığı kararlar kamuoyunda uzun süre tartışılan savcı Ergün Güçlü, kız arkadaşı Özlem Yıldız’ı (37) öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı.
Gazeteci Seyhan Avşar’ın haberine göre Güçlü’nün birlikte yaşadığı kız arkadaşı Özlem Yıldız, 28 Temmuz 2026’da Başakşehir’deki hakim-savcı lojmanlarında ölü bulundu. Evin Ergün Güçlü’ye ait olduğu belirtilirken, olayın ardından gözaltına alınan Güçlü’nün ayağında kesik tespit edildi. Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliği, ön otopsi raporu, mevcut delil durumu ve kuvvetli suç şüphesi gerekçesiyle Güçlü’nün tutuklanmasına karar verdi.
TARTIŞMALI DOSYALARIN SAVCISIYDI
Ergün Güçlü, 15 Temmuz sonrasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Bürosu’nda görev yaptı. Kamuoyunda ses getiren birçok soruşturmada yer alan Güçlü, özellikle Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri hakkında yürütülen soruşturmada dosyanın son anda kendisine verilmesi ve öğrencilerin tutuklanmasını talep etmesiyle gündeme geldi. Hazırladığı iddianamede HDP’yi terör örgütü gibi gösteren değerlendirmeler de hukuk çevrelerinde tartışma konusu oldu.
HAKKINDAKİ İDDİALARIN ARDIN İSTİFA ETTİ
Güçlü’nün adı daha sonra, birlikte yaşadığı Özlem Yıldız’ı evinde alıkoyduğu ve darp ettiği iddialarıyla gündeme geldi. Bu iddiaları reddeden Güçlü, Yıldız’ın eskort değil kız arkadaşı olduğunu ve kimseyi alıkoymadığını savundu. Hakkındaki tartışmaların ardından önce Erzurum’a gönderilen Güçlü, burada göreve başlamadı ve Ekim 2024’te savcılık görevinden istifa etti.
“İNTİHAR ETTİ” SAVUNMASI
Cinayet Büro Amirliği’nde ifade veren Ergün Güçlü, Özlem Yıldız ile 2022 yılında tanıştıklarını, 2024’ten itibaren aynı evde yaşamaya başladıklarını anlattı. Olay günü Yıldız’ın rahatsızlandığını, kendisine ayran hazırladığını, daha sonra odasında tavana asılı halde bulduğunu öne sürdü. Boynundaki ipi çözmeye çalışırken ayağını aynanın kestiğini, ardından 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığını söyleyen Güçlü, “Kız arkadaşım Özlem Yıldız intihar etmiştir.” dedi.
Soruşturmada nihai değerlendirmeyi ise Adli Tıp Kurumu’nun hazırlayacağı rapor belirleyecek. Raporun, Başakşehir’deki hakim-savcı lojmanlarında yaşanan olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğuna ilişkin soruşturmanın en önemli delillerinden biri olması bekleniyor.
