Tek adam rejiminden mutlu musunuz?

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

Cumhurbaşkanının takdiri ile göreve getirildikten dört ay sonra yine cumhurbaşkanının takdiri ile görevden alınan Merkez Bankası Başkanın gidişi, bir öncekinin gidişi gibi yine döviz kurunu ve piyasaları ve allak bullak etti.

Cumhurbaşkanlığı finans ofisi Başkanı Göksel Aşan konuyu, “Merkez Bankası Başkanını değiştirmek Cumhurbaşkanımızın bir tasarrufu, ne sebeple yaptığı sadece kendisinin bilgisi dahilindedir. Eğer ihtiyaç görürse nedenini paylaşır,” diye anlatmıştı.

Cumhurbaşkanının takdiri ile yüz milyarlarca dolar buhar olup uçar; yine kendisinin takdiri ile görev değişikliği üzerinden piyasalar, kurlar ters yüz edilir. Ters yüz edileceğini bilenler taş atmadan yüz milyonlarca dolar kazanır. Olsun, bütün bunlar Cumhurbaşkanının keyfini ilgilendiren şeylerdir.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Cumhurbaşkanı takdir eder milyarlarca dolar hiçbir gereği ve anlamı olmadan havaalanına gömülür, yine Recep Bey takdir eder milyarlarca dolar değerindeki Atatürk Havalimanı çöp haline getirilir. Onun takdiriyle kuru dereye köprü yapılır, geçenden 5 geçmeyenden 10 akçe alınır. Bir takdir eder kış günü ormanlar yanar, yine takdir eder en verimli tarım alanları betona döner. Neticede bütün ülke Recep Bey’in takdirlerinden büyük değildir.

Ülke bir anda milyarlarca dolar fakirleşiyor, bir illüzyonla insanların cebinden paraları çalınıyor ama kimse bu takdirin sebebini bile soramıyor.

Nasıl, tek adam rejiminden mutlu musun Türkiye?

Mutlu olmalılar çünkü bütün herkes el birliğiyle birlikte kurdu bu rejimi. Bütün yükü bir yere atıp kimse kurtulamaz. Bu tek adam rejimini 17 Temmuz’da Yenikapı’da yüzünüzü gösterdiğiniz gibi hep beraber kurdunuz. Evet, Erdoğan’ın şahsında temayüz etmiş tek adam rejimini, Cemaati Türkiye’den silip süpürmesi için CHP’lisi, MHP’lisi, Saadetlisi birlikte ürettiniz.

Türkiye’nin tek adam rejimine teslim olması için CHP ve İYİ Parti’nin her kritik eşikte Saray’a nasıl omuz çıktığını defalarca örneklerle anlatmaya çalışmıştım. Şimdi bütün ülke bu rejimin semerelerini(!) almaya başladı.

Çok açık söyleyeyim Kürşat Ayvatoğlu sadece AKP’nin günahı değildir.

Kürşat Ayvatoğlu ve sahiplerinin diledikleri kadar çalabilmesi için önündeki bütün engelin kaldırılmasına ses etmeyen muhalefet de, iktidar kadar suçlu değil midir?

Ayvatoğlu rahat çalabilsin diye devlette solcu, Cemaat sempatizanı, liberal, ne kadar namuslu insan varsa tasfiye edilmesini sessiz bir mutlulukla izleyen muhalefetin günahı en az hükümet kadardır.

Muhalefetin KHK’ları bugüne kadar gündeme getirdiğini hiç duyuyor musunuz? Bırakın KHK’ları gündeme getirmeyi açlığa mahkum edilmiş Doç. Dr. Mustafa Çamaş’ın inşaatta çalışırken hayatını kaybetmesini bile sorgulayan bir muhalefet partisi duydunuz mu?

Mustafa Çamaş gibi bilim adamlarının yerine Kürşat Ayvatoğlu’nu tercih eden Türkiye’nin tek adam rejiminden, bir gecede milyarlarca dolar fakirleşmeden şikayet etmeye hakkı yoktur.

KHK ile işinden atılmış pırıl pırıl bir akademisyenin inşaatta çalışırken hayatını kaybettiği sıralarda bununla ilgilenmeyen CHP’nin bir milletvekili Özgür Karabat, hükümete “Fetöcü basına Basın ilan Kurumunun kaç paralık ilan verdin” diye hesap soruyordu.

Evet ülkenin iflas ettiği bir zamanda muhalefet milletvekilinin dertlendiği konu Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre kurulmuş medya organlarına geçmişte ne kadar ilan verildiğiydi. 

Bu olay bile muhalefetin gazeteciliğe, basına, medyaya, hukuka, yasalara bakışının Recep T. Erdoğan’dan bir gram farklı olmadığını göstermeye yeter de artar bile.

Evet bir kere daha yazmış olayım tek adam rejimini Cemaati temizlemesi için hep beraber ürettiniz. Ancak Cemaati temizlesin sonra da kendini imha etsin diye ümit etmeniz boşuna, bırakın kendisini imha etmeyi, ülkeyi imha etmeden duracak gibi görünmüyor. Cemaate soykırım uygularken askıya alınmasından mutluluk duyduğunuz hukuk size lazım olduğunda geri gelmez.

Kazan sizin için doğursun ama sizin için ölmesin diye ümit ediyordunuz ama doğuran kazanın mutlaka öleceğini hesap etmemeniz garip.

Bu çöküşe, muhalefetin engel olmadığı gibi engel olma ihtimali olan kadroları da hükümetle beraberce tasfiye etti. İster açıkça ister sessiz kalarak bu soykırıma payanda olan herkese de bir bedeli olacak elbet. Elinizi yıkayıp bu günahtan kurtulamazsınız.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin