Tehlike geçmedi

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Türk Lirası (TL) gelişmekte olan ekonomilerin para birimleri arasında en zayıf para birimi. Bunun içindir ki Arjantin’in akabinde en yüksek faizle borç bulabiliyoruz.

TL’nin “her an çökebileceğine” dair tahminleri hafife alanlar 26 Ağustos Pazartesi gününün ilk saatlerinde o acı hakikatle bir kere daha yüzleşti.

Türkiye’nin uykuda olduğu o saatlerde dünyanın en doğusunda gün çoktan ışımaya başlamıştı.

Asya-Pasifik piyasaları açıldığında kıyamet koptu. Türkiye saati ile 01:10 civarında dolar/TL paritesi 5,85 TL’yi geçti.

DOLAR 6,39 TL’YE KADAR TIRMANDI

Direnç noktaları dakikalar içinde aşıldı ve dolar saat 01:15’te 6,15 TL’ye yükseldi. Bu seviyede durmadı kur.

TL adeta bombardıman altında kaldı ve saat 01:29’u gösterirken dolar 6,3838 TL oldu. Euro ve sterlin de benzer bir grafik takip etti.

Kamu bankalarının piyasaya girip dolar satmasının etkisi ile kur yeniden 5,80 TL’ye geriledi. Şiddetli depremde 1 milyar dolarlık işlem talimatından bahsediliyor.

TL’ye yatırım yapanlar o gece ana paralarını da kaybederek kapatabildi pozisyonlarını.

Kur uçuşa geçince 5,90 TL’den sonra herkes stop-loss (zarar kes) talimatı verdi.

TL, 30 DAKİKADA 60 KURUŞ DÜŞTÜ

Bir an tasavvur etmeye çalışın: TL yarım saat içinde yüzde 15, bir başka ifadeyle 60 kuruşa yakın eridi. Ters bir V çizip başlangıç noktasının az ötesinde soluklandı.

Türkiye’de piyasaların kapalı olduğu ekonomi bürokrasisinin uykuda olduğu bir saatte böylesine şiddetli bir sarsıntının meydana gelmesi “dış mihraklar” ezberi ile savuşturulamaz.

Kur şokunu tetikleyen onlarca sebep sıralanabilir. Amerika’nın Çin’e yine ilave vergi getirmesinden, Suriye sınırımızda yükselen tansiyondan dem vurulabilir.

Bunlar üç aşağı beş yukarı birkaç gün evvel de risk faktörleri arasında değil miydi?

DOLAR O GECE NİYE BU KADAR YÜKSELDİ?


Ne oldu da o gece yarısında dolar 60 kuruş birden arttı. Türkiye ağır bir iktisadî krizde ve hükûmet inkâr stratejisi ile krizin biteceğini zannediyor.

Yabancılar krizden çıkışa dair tek adım atılmadığını görüyor. Fırsat buldukça vur-kaç yapıyorlar.

Hazine’nin kasası boş. Borçlar dağ gibi yığıldı. Merkez Bankası hükûmetin emrinde savrulup duruyor.

Risklerin bu kadar ayyuka çıktığı bir dönemde faiz indirerek TL’nin tek koruma kalkanını da elleriyle imha etti.

Şu satırları kaleme alırken öğrenci servis ücretlerine Ankara ve İstanbul’da yüzde 13 zam geldi. Benzin ve motorine iki haftada 3’üncü defa zam yapıldı. Otogazın fiyatı da arttı.

ZAM BOMBARDIMANI

İstanbul’da taksi ücreti de artık yüzde 25 zamlı. Zammın gelmediği bir gün neredeyse yok. Hâl böyle iken Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyonun düştüğünü iddia edebiliyor.

Merkez Bankası da TÜİK’e bakıp faizleri indiriyor. Kamu bankaları konut kredilerinde aylık maliyeti yüzde 0,9’a çekiyor.

Krize dair hiç bir veri gazete ve televizyonlarda yer verilmiyor. Ekonomi kanalı olduğunu iddia eden kanallar ise Çin’den Arjantin’den daha fazla haber veriyor.

Saray’ın hışmına uğramamak için en garantili yol. Türkiye hariç her ekonomiden bahset!

ARTIK 6 TL’YE DEĞİL, ÖTESİNE GÖZ KIRPIYORLAR

Türkiye’de körler sağırlar birbirini ağırlarken elin oğlu üzerinde yürüdüğü buz tabakasının kalınlığını ölçmeye kalktı.

Yüzde 15-18 civarında faiz için Türkiye’ye koşan Japonlar, pazartesi gecesi TL’nin daha ne kadar mukavemetli olduğunu bizzat tecrübe etti. TL o testten geçemedi.

Doların 4,70 TL’ye gerileyeceğini iddia edenler o gece ne hissetti bilmiyorum. Mamafih dolar için artık 6 TL ve üzeri hiç olmadığı kadar yakın.

Ciddi veya gayr-i ciddi her haber paritenin yükselmesine sebep olacak. Mevcut iktisadî şartlarda TL’nin nereye kadar mukavemet edebileceği artık sır değil.

YETKİLİ ZEVAT KAYIP

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın “faiz düşerse enflasyon da düşer” nevinden ucube tezini ispat için sıraya giren ekonomi bürokrasisi kaç gündür ortalıkta görünmüyor.

Damat Berat Albayrak da kayıp! Sanki Papua Yeni Gine’nin parası 60 kuruş birden değer kaybetti.

Devamı gelecek bir sarsıntıdan sonra hasar tespiti yapılmadığına göre filmin hazin şekilde nihayete ereceğini iktidar da kabul etti.

Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz. TL’nin istikbali pamuk ipliğine bağlı iken yaptığınız hesaplar bir gecede çöpe gidebilir.

Türkiye hukuk devletine, bağımsız yargıya, düşünce hürriyetine, mülkiyet hakkına rücu etmeden bitmeyecek bir krizde sarsılmaya devam ediyoruz.

FAKİRLEŞMEYE DEVAM…

2019 senesinin 2’nci üç aylık dönemine dair milli gelir (GSYH) rakamları açıklandığında biraz daha fakirleştiğimiz tescil edilecek.

İlk üç ayda yüzde 2,6 küçülmüştü. 2018’in son üç ayı da dahil edildiğinde dokuz aydır yokuş aşağı iniyoruz.

26 Ağustos gecesinde nabız yokladılar. Bir dokundular bin ah işittiler. Keşke işgüzar bir brokerın hatası olsaydı.

Geçen sene ağustos ayındaki yüzde 35’lik kur şokundan hâlâ çıkamayan TL’nin gece yarısında maruz kaldığı bombardımanı keşke “tombul parmak” azizliği ile izah edebilsem ve sizleri de teskin edebilseydim.

Sebep olduğu tahribatın telafisi senelerce emek ve sermaye gerektirecek kadar ağır bir krizi görmeyenler için fazla söze hacet kalmadı.

Onlar her seferinde 50 liralık benzin almaya devam ettiği müddetçe mesele yok!

Diğerleri için tehlike ne yazık ki geçmedi…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin