‘Tarımsal’ kuraklık kapıya dayandı!

HABER İNCELEME | YUSUF DERELİ

Türkiye, son yılların en büyük kuraklık sorunuyla karşı karşıya. Doğal ve yapay göllerden gelen fotoğraflar, kuraklığın boyutunu da gözler önüne seriyor. Son üç ayda yağışlar olması gerekenin yarısından daha azına geriledi. Su kaynakları hızla tükeniyor. Türkiye genelinde barajlardaki doluluk oranı yüzde 30’a kadar indi. İstanbul’da barajlardaki doluluk oranı yüzde 20’ye düştü. Ankara’da oran yüzde 21, İzmir’de yüzde 35’lerde.

Yağışların azalması nedeniyle ‘meteorolojik’ olarak başlayan kuraklık sorununda yeni bir aşamaya geçilmiş durumda; hidrolojik kuraklık. Su kaynakları kuruyor, barajlardaki su oranı dibi görmüş durumda. Önümüzdeki birkaç haftada istenilen düzeyde yağış olmaması durumunda Türkiye, ‘tarımsal’ kuraklık aşamasına geçmiş olacak ki bu durum ‘kıtlık’ sorununun da ilk aşaması olarak değerlendiriliyor. Son aşamada ise ‘sosyal’ kuraklık var. Gerekli tedbirler en kısa sürede alınmazsa, yakın zamanda su kesintileri olağan hale gelecek.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Aralık 2018’deki konuşmasında, “Türkiye’nin su sorununu 2040 yılına kadar çözdük.” diyordu. Ancak öyle olmadı. Yağmur yağmayınca Türkiye’nin her yerinden kuraklık haberleri gelmeye başladı. DSİ’nin rakamlarına göre bir ay önce ülke genelinde barajlardaki doluluk oranı yüzde 34’lerdeydi. 2 Aralık’ta yapılan açıklamada, “Kurumumuz tarafından anlık izlemesi yapılan 374 adet depolamalı tesisimizde aktif doluluk oranı yüzde 34,6’dır” denilmişti. Ancak beklenen yağışlar gelmedi. Bugün doluluk oranının yüzde 30 civarında olduğu tahmin ediliyor.

OLAĞANÜSTÜ BİR KURAKLIK!

Kuraklığın yayılma hızı olağanüstü. Şöyle ki, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, 6 ay önce, “Şu anda Türkiye’deki barajlarımızın doluluk oranı yüzde 76 seviyesinde. Bu, Türkiye’nin içme ve kullanma sorununun olmadığını gösteriyor.” ifadelerini kullanmıştı. Buna göre, barajlardaki doluluk oranının sadece 6 ayda yüzde 76’dan yüzde 30’lara gerilediği görülüyor. Zaten Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuraklık haritaları da vahameti gözler önüne seriyor.

YAĞIŞLAR OLMASI GEREKENDEN YÜZDE 53 DAHA AZ

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sitesinde dönemsel kuraklık haritaları var. Buna göre özellikle son 3 ayda Türkiye’nin ‘olağanüstü’ bir kuraklık yaşadığını ortaya koyuyor. Söz konusu haritalara ilişkin bilgi notunda, yağışların olması gerekenin yarısından bile az olduğu belirtiliyor: “Sonbahar mevsimi yağışları normali ve geçen yıl yağışlarının altında gerçekleşti. 2020 yılı sonbaharında yurdumuz ortalama 65.8 mm yağış alırken, normali 140.6 mm (1981-2010) ve geçen yıl sonbahar yağışı 74.3 mm’dir. Yağışlarda normaline göre yüzde 53 geçen yıla göre yüzde 11 azalma meydana geldi. Bölge bazında tüm bölgelerimiz normallerinin altında yağış aldı ve en fazla azalma %59 ile İç Anadolu Bölgesi’nde gerçekleşti. Ege ve Karadeniz Bölgeleri’nde ise son 40 yılın en düşük yağışlı sonbaharı yaşandı.”

HİDROLOJİK KURAKLIK YAŞANIYOR

Türkiye’deki kuraklığın temelinde yağışların yetersizliği var. Bu ‘meteorolojik’ kuraklık olarak adlandırılıyor. ‘Meteorolojik’ kuraklık bu yıl daha uzun sürdü. Türkiye artık ‘hidrolojik’ kuraklık sürecine girmiş durumda. Su kaynakları kurudu, barajlardaki doluluk oranları yüzde 20’lerin altına düştü. Önümüzdeki 3 aydaki yağış miktarının geride kalan 3 aydakiyle aynı olması Türkiye için ‘alarm’ zilleri çalması anlamına geliyor. Hidrolojik kuraklığın bir sonraki aşaması ‘tarımsal’ kuraklık.

FELAKET SENARYOSU: TARIMSAL KURAKLIK

Tarımsal kuraklıkta biyo-çeşitlilik azalıyor, bazı ürünlere erişememe sorunu baş gösteriyor. Sorunun sürmesi gıda krizini de tetikliyor. Artık son aşamada sosyal kuraklık olarak tanımlanıyor. Su kesintileri olağan hale geliyor. Türkiye, iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkelerden biri olarak biliniyor zira, ‘su fakiri. Zengin su kaynaklarına sahip değil. Dolayısıyla kuraklık ciddi bir sorun. Türkiye gibi yarı kurak ülkelerde kuraklığın sonucu insanlara kıtlık, susuzluk ve ekonomik kriz olarak yansıyor.

KURAKLIK EYLEM PLANI’NDA NELER VAR?

Uzmanlar, kuraklık sorunun Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde kalmaya devam edeceğini, bu yüzden acilen kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini anlatıyor. Peki 18 yıldır ülkeyi yönetenler ne yapıyor? Tarım ve Orman Bakanlığı, geçtiğimiz ay ‘Kuraklık Eylem Planı’nı açıkladı. Buna göre 2023’e kadar 150 yeraltı barajı yapılacak. Belediyelerin su ile ilgili kayıp kaçak oranını düşürmesi sağlanacak. Su tasarrufuna önem verilecek. Farklı sulama yöntemleriyle (damlama sulama gibi) tarım ve hayvancılıkta tasarrufa gidilecek.

SU YÖNETİMİ BİLE YOK!

Ancak sorun sadece insanlara ‘tasarruf’ çağrısıyla çözülemeyecek kadar büyük. Daha köklü ve kalıcı çözümler gerekiyor. Doğanın dengesi çarpık yapılaşmalar nedeniyle bozuldu. Ülkede bir ‘Su Yasası’ bile yok! Yerel yönetimlerde de ‘su yönetimi’ bulunmuyor. Yağmur suyu hasadı yapılamıyor. Kent planlamaları sağlıksız. Her yer beton. Yağan yağmur suyu toprağa karışamadan, denize dökülüyor. Türkiye’de suyun yüzde 74’ü tarımsal alanlarda, yüzde 13’ü sanayide ve yüzde 13 de evlerde kullanılıyor. Tarımsal alanda kullanılan su oranının önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 50’ye çekilmesi zorunluluk. Su kullanımı konusunda toplumsal bilinç de artırılmalı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin