Siz daha ‘Endülüs’e gitmediniz mi?

MURAT KANİ, SEVİLLA-ENDÜLÜS

İspanya’nın en büyük şehri ve Endülüs özerk bölgesinin merkezi olan Sevilla, uzun yıllar bu ülkeye hakim olmuş İslam Devleti Endülüs’ün izlerinin en iyi görüldüğü şehirlerden biri.

Mevlana’nın hocası Muhiddin Arabi’nin doğduğu ve 36 yaşına kadar yaşadığı Sevilla’yı ziyaret edenler, İslam mimarisinin çok iyi korunduğuna şahit olacaktır. Endülüs mimarisinin yanı sıra palmiye ve portakal ağaçlarının sıralandığı caddeler, sarı ve turkuvaz pencereli evler tam anlamıyla Akdeniz havası yaşatır.

Endülüs’ü ziyaret etmek isteyenler birçok farklı rota çizilebilir. 87 bin 268 kilometre karelik yüzölçümüyle İspanya topraklarının yüzde 17’sini oluşturan Endülüs’ün en önemli yerleşim yerleri Sevilla, Cordoba, Malaga, Granada, Cadiz, Almeira, Huelva ve Jaen… Sevilla, Roma hakimiyeti döneminde Betis olarak adlandırılır. Bugün şehrin eğlence mekanlarının bulunduğu cadde bu adla anılıyor. Sonrasında Araplar gelinceye kadar şehir Vizigot hakimiyetinde kalır. 711’de Endülüs’e ayak basan Araplar şehri 1248’e kadar ellerinde tutarlar. Sevilla için olduğu kadar, Endülüs için de 711 ve 1492 tarihleri oldukça önemli. Şehirdeki tüm yapıları anlamak için bu tarihler arasında yaşananları iyi bilmek gerekiyor

Yeni Dünya keşif seferlerinin başlangıç noktası döneminde, sömürgecilikten elde edilen ganimetlerin aktığı yer olan Sevilla, hem geçmiş dönem izlerini devam ettiriyor.

Sevilla’da en etkileyici yer; İspanya Meydanı

UNESCO tarafından dünya mirası ilan edilen, dünyanın en büyük katedrallerinden Sevilla Katedrali, Arap Gotik ve Rönesans tarzı sarayların yan yana yükseldiği krallık malikanesi Alcazar, ortaçağ kiliseleri de şehrin kültürel ve mimari güzellikleri arasında.

Santa Cruz Mahallesi’ne gidenlerin dikkatini meydandaki Kristof Kolomb Anıtı çekiyor. Şehir yazları çok sıcak olduğundan bu mahallede havayı vakumlayan dar sokaklar sayesinde gölgelenmek mümkün. Kristof Kolomb’un Amerika’dan getirdiği altınlar ile yapımını hızlandırdığı Santa Maria Katedrali ile Alkazar Sarayı’nı ziyaret etmemek gezinizi eksik bırakır. Alkazar sarayında Vizigot, Arap ve Hıristiyan döneminden de parçalar bulmak mümkün. Alkazar mimari anlamda Granada’daki El Hamra Sarayı ile bir elmanın iki yarısını oluşturuyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin