Şenol Hoca rotasyona artık bir son vermeli

HABER ANALİZ | HASAN CÜCÜK

UEFA Uluslar B Ligi 3. Grup’ta mücadelede eden Türk A Milli Takımı, Moskova’ya giderken galibiyete kilitlenmişti. Zira, sahamızda Macaristan’a yenilmiş, Sırbistan deplasmanından ise beraberlikle dönmüştük. Rakip Rusya iki maçını da kazanmanın rahatlığına sahipti. Ev sahibi olmanın avantajına, Türkiye ile oynadığı geçmiş maçların istatistikleri ekleniyordu. İlk devre kadere mahkum oynayan A Milliler, ikinci devre rakibini sürklase etti. Galibiyeti kaçıran taraf olduk.

RUSYA’YA KARŞI ŞANSIMIZ TUTMUYOR

Sovyetler Birliği ve daha sonra Rusya, tarihte Türkiye’nin şansının tutmadığı ülkelerden biri. Sovyetler döneminde oynadığımız maçlarda sadece 3 galibiyet alabildik. Çıktığımız 15 maçın 12’sinde sahadan mağlup ayrıldık. Attığımız 8 gole karşılık, filelerimizde 30 gol gördük. Sovyetler’in dağılmasından sonra ise Rusya ile ilk maçımızı 20 Nisan 1994’te oynayacaktık. Hazırlık maçında galip gelen konuk ekip olurken, golde imzası olan isim Dmitri Radchenko’ydu. Bugüne kadar oynadığımız 6 maçtan galibiyet çıkarmayı başaramadık. İki maç berabere biterken, dört müsabakada Rusya’nın üstünlüğünü kabul ettik. Attığımız 2 gole karşılık, kalemizde 7 gol gördük.

SALGININ FUTBOLA ETKİLERİ

Maçtan önce düzenlenen basın toplantısında Şenol Güneş bir gerçeğin altını çiziyordu: “Ritim olarak henüz tam anlamıyla hazır olduğumuzu söylemek doğru değil.” Gerçi Güneş, bu durumun Türkiye’ye has olmadığını, Kovid-19 salgınından dolayı Avrupa futbolunda genel bir ritim bozukluğu olduğunu da eklemişti. Süper Lig’de geride kalan 4 haftanın görünümü ve Avrupa kupalarında takımlarımızın formsuzluğu endişeli olmamız gerektiğini söylüyordu. Umudumuz elbette Edirne dışında ter döken lejyonerlerimizdi. Takımın iskeletinin lejyonerlerimizden oluşuyor olması, endişelerimizi hafifletiyordu.

YILDIZSIZ TAKIM OYUNU

Rusya, her ne kadar gruptaki ilk iki maçını kazanmış olsa da, artık Avrupa futbolunda söz sahibi konumunda bulunmuyor. Avrupa liglerinde Rus oyuncu görmek pek mümkün değil. Andrey Arshavin’den sonra ünü Rusya dışına taşan bir oyuncu yetiştiremediler. Arshavin’in ateşi de sadece birkaç yıl sürmüştü. Takımın sol bekini 37’lik Zhirkov’a emanet etmeleri, Rus futbolu hakkında net bir fotoğraf veriyor. Buna rağmen Rusya, yıldızı olmadan takım oyununu oynamaya gayret ediyor.

DEV FORVETTEN ÇOK ÇEKTİK

Rusya – Türkiye maçına ev sahibi ekip hızlı başladı. İlk 10 dakikada iki önemli pozisyon buldular. Özellikle 7. dakikada kazandıkları köşe vuruşunda dev forvet Dzyuba’yı boş bırakmak affedilir bir defans hatası değildi. Allah’tan bomboş pozisyonda topu dışarı gönderdi. 1.96’lık Artem Dzyuba için özel bir parentez açmak gerekir. Pivot forvet tabirinin anlam bulduğu Dyzuba, uzun topları başarıyla indirip, arkadaşlarına servis etti maç boyunca.

İLK DEVREDE KAYIPLAR

İlk devre Türkiye organize olmakta sıkıntı çekti. Rakip sahada basit top kayıpları yaşadık. Rusya kaptığı bu toplarla boş alanları hızlı geçip, kalemize geldi. Dakikalar 28’i gösterdiğinde orta sahadan hızla yarı alanımıza gelen Zobnin’in pasında Miranchuk topu ağlarımızla buluşturdu. Golden sonra biraz toplardık ama pozisyona girmede başarılı olamadık. Rakip kaleyi tutan ilk şutumuz maçın 30. dakikasında Burak Yılmaz’ın etkisiz kafa vuruşu oldu. İlk devrede yine Dyzuba’nın hazırladığı pozisyonda Kuzyaev’in vuruşuna kalecimiz Mert Günok geçit vermeyince rahat bir nefes aldık.

CENGİZ OYUNA GİRİNCE

İkinci devreye Cengiz Ünder’le başlayan Milliler, rakip kalede daha etkili oldu. 51. dakikada Cengiz’in ortasında Burak’ın kafa vuruşu direkten dışarı gitti. Merih Demiral’ın Dzyuba’ya yakın oynamasıyla, atılan uzun topları karşılamaya başladık. Ayağa hızlı paslarla Rusya’ya karşı oyun üstünlüğü kurduk. Ancak ilk yarıdaki basit top kayıpları, ikinci devrede de devam etti. Kaptıkları her topla çok hızlı yarı alanımıza geldiler.

İkinci devredeki baskılı oyunumuz meyvesini 62. dakikada verdi. Kazanılan serbest vuruşta Hakan Çalhanoğlu’nun ortasını iyi takip eden Merih Demiral’ın çevirdiği topu Kenan Karaman boş kaleye yuvarlamakta zorlanmadı. Gurbetçi oyuncunun bu golü Uluslar Ligi’ndeki ilk gol sevincimiz oldu.

ROTASYONA BİR SON VERMELİ ARTIK

Millilerin ikinci devrenin hakimi olmasında Cengiz Ünder faktörü başrol oynadı. Cengiz’in oyununa Hakan Çalhanoğlu ve Ozan Tufan da eşlik edince, Türkiye göz zevkine hitap eden bir oyun ortaya koydu. Cengiz’in iki şutunda kaleci Anton Shunin gole engel oldu. Zeki Çelik’in kaçırdığı pozisyon ise galibiyeti elimizden aldı götürdü.

Rusya deplasmanından galip dönemedik ama özellikle ikinci yarı oyunumuzla alkış aldık. Şenol Güneş’in artık rotasyon sevdasından vazgeçip, ezbere sayacağımız bir ilk 11 kurması gerekiyor. Bu kadar fazla rotasyon olumsuz etki yapıyor. Cengiz Ünder’siz bir ilk 11 olmaması gerektiğini gördük. Keza, Kenan Karaman’ın artık forvette Burak Yılmaz’ın yerini alma zamanı çoktan gelmiş bulunuyor. İskeletini oturtmuş bir Türkiye, Uluslar Ligi’nde grupta lider olmayabilir ama ertelenmiş Euro 2020’nin favorilerinden biri olabilir.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin