Sanatsever kediler ve Negro

NAKKAŞ | M.NEDİM HAZAR

İsimleri Go-Chan ile Ken-Chan…

Aslında birbirlerini tanıyıp tanımadıkları bile kesin değil. Ortak noktaları aynı sanat merkezinin kapısını birer yıl arayla aşındırmaları.

Belki hikayenin en başından anlatmak daha güzel olacak…

Japonya’nin Onimichi kentindeki bir sanat müzesi kedilerle ilgili bir sergi açıyor bundan tam iki yıl önce.

Ken-Chan isimli siyah bir kedi galerinin kapısına dayanıyor. Kapıdaki görevli ne yapıyorsa uzaklaştıramıyor Ken-Chan’i…

Akşam olup kapılar kapandıktan sonra herkes bir günlüğüne unutuyor bu ısrarcı kediyi.

Ancak sabah galeriyi açmaya gelenler şaşkınlık yaşıyor çünkü siyah kedi Ken-Chan kapıda onları bekliyor ve kapılar açılır açılmaz içeri girmek istiyor.

O günden sonra her gün yapıyor bu ziyareti Ken-Chan…

İngiliz Guardian gazetesine konuşan müzenin küratörü Şinji Umebayaşi, “Ken-chan’ın camdan fotoğrafları gördüğünü sanıyoruz. İçlerinde karakedi fotoğrafları vardı. Herhalde arkadaş edinebileceğini düşündü ve ondan sonra hep gelmeye devam etti” diye konuşuyor ama bir süre sonra yaşanan farklı bir olay kafaları daha da karıştırıyor.

Müze görevlisinin bir süre sonra ismini Go-Chan olarak koyacağı sarı bir kedi gidip gelmeye başlıyor bu sefer.

Aradan geçmiş bir yıl ve Go-Chan’in ken-Chan’i tanıyıp tanımadığı bile belli değil. Üstelik bu kez müzede kedi sergisi de yok.

Bu kez sarı kedi Go-Chan ısrarla müzeye girmek istiyor. Hem de her gün deniyor bunu.

Müzeye giremiyor belki ama bir süre sonra kapıdaki görevli ile tıpkı Ken-Chan gibi Go-Chan arasında da müthiş bir dostluk başlıyor. Aslında garip bir ilişki bu. Görevli onu içeri almamak zorunda ama öte yandan onsuz da yapamıyor. Go-Chan biraz gecikse güvenlik personeli merak edip yolunu gözlüyor. Müze yönetimi bu ilginç olaya duyarsız kalmıyor ve her yerde “Kedili sanat Galerisi” olarak ismini duyuracak kedi hediyeleri hazırlayıp gelen konuklarına veriyor.

Şimdi insanlar birbirlerine “hadi sanatsever kedilerin gittiği galeriye gidelim” diyorlar…

**

Negro Afro-Amerikalıların rahatsız olduğu bir kelime.

Genelde aşağılamak için kullanılır ve “Zenci” manasına gelir.

Kahramanımızın ismi Negro ve tahmin edileceği üzere siyah bir köpek.

Kolombiya’nın Diversified Technical Education Institute of Monterrey Casanare lisesi.

Bir sokak köpeği Negro…

Bahsi geçen okulun çevresinde yaşıyor.

Bir gün enteresan bir şeyi fark ediyor Negro.

Öğrenciler okulun kantinine gelip bir şey (para) uzatıyorlar ve karşılığında bir şey (kurabiye) alıp yemeye başlıyorlar.

Nögro önce hiçbir şey vermeden gidip kısmetini deniyor ama patileri boş dönüyor.

Sonra her nasılsa yerden aldığı bir ağaç yaprağını götürüyor. Öğrencilerin şaşkın bakışları arasında sıraya giriyor ve sırası gelince ağzındaki yaprağı kantin satıcısı Barreto’ya uzatıyor.

Barreto şaşkın ve köpeği kovuyor ilk gün.

Bir sonraki gün aynı sahne yaşanıyor.

Sonra yine tekrarlanıyor bu sahne.

Birkaç gün sonra olan bitene okul yetkilisi Angela Garcia şahit oluyor ve kantinciye neler olup bittiğini sorunca, Barreto aynı köpeğin her gün ağzında yaprakla geldiğini söylüyor.

Angela, Negro’nun ağzındaki yaprağı alıyor ve karşılığında bir kurabiye veriyor.

O günden sonra her gün aynı şey yapılıyor.

Öğrencilerin tebessümlü bakışları arasında aniden ortaya çıkan Negro ağzındaki yaprağı uzatıyor ve karşılığında kurabiyesini alıp gidiyor.

Gerçi bir süre sonra bir başka arkadaşıyla beraber geliyor ama okulun popülaritesi o kadar artıyor ki, yönetim Negro ve arkadaşları için bir ödenek bile tahsis ediyorlar.

Şimdi artık bir gelenek var.

Eğer o ki yolunuz Kolombiya’ya düşerse Diversified Technical Education Institute of Monterrey Casanare lisesine uğrayın. Kantin sırasındaki öğrenciler arasında köpek görürseniz Negro veya arkadaşlarından biridir mutlaka!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin