Sakatlıkların yıkamadığı yıldız: Gareth Bale [Haber-Portre: Efe Yiğit]

Gareth Bale uzun bir sakatlıktan sonra yeşil sahalara golle döndü. Real Madrid’in Espanyol’u 2-0 yendiği maçın 71. dakikasında Morata’nın yerine oyuna dâhil olan Bale, 83. dakikada takımın ikinci golüne imza attı. Kariyeri boyunca ağır sakatlıklar yaşayan Bale, her sakatlık sonrası muhteşem dönüşler yaptı. Galler’i tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası finallerine taşıyan ekibin lideri Bale’in hayatına yakından bakalım…

‘Sıska Galli’ 8 yaşında imza attı

16 Haziran 1989’da Cardiff’te doğan Bale’nin babası Frank Bale, emekli bir hademe, annesi Debbie Bale ise avukat ofisinde çalışan bir yardımcıydı. Gareth Bale’i akranlarından ayıran en önemli özelliği uzun boyuydu. Sadece futbola ilgi duymuyor, rugby ve kriket oynuyor, atletizm yapıyordu. Uzun boylu olduğu gibi hızlıydı da. Öyle ki 14 yaşındayken 100 metreyi 11,4 saniyede koşabiliyordu.

Futbolculuk kumaşını ilk keşfeden Southampton kulübü oldu. O sırada Bale henüz 8 yaşındaydı. Cardiff’te düzenlenen ‘yetenekler turnuvası’nda Southampton yetkililerinin dikkatini çeken ‘sıska Galli’, ilk imzasını atacaktı. Okulla birlikte futbola devam eden Gareth Bale’e antrenörü ilginç bir yasak getirmişti: Sol ayağını kullanmayacaksın ve çalım atmayacaksın. Antrenmanlarda hep sağ ayağını kullanmaya çalışan Bale, tek pas oynuyordu.

18’ine gelmeden 15 milyon Euro

17 Nisan 2006’da gerçek anlamda profesyonel kariyeri başladı. Theo Walcott ve Nathan Dyer gibi bugünün yıldız oyuncularıyla Southampton’da beraber top koşturuyordu. Sol bek olarak sahaya çıkan Bale, Millwall karşısında herkesi şaşırtan bir performans ortaya koymuştu. Southampton tarihinde sahaya çıkan en genç ikinci oyuncu olan Bale, 2007’de 15 milyon Euro karşılığında Tottenham’a transfer olduğunda henüz 18 yaşında bile değildi. Tottenham’da kariyeri rüya gibi başladı. İlk 11’de sahaya çıktığı ilk maçta attığı 3 golle gözlerin çevrildiği isim oluyordu. Fakat güzel günlerin kâbusa dönüşmesi fazla uzun sürmedi.

‘Uğursuz’ diye satışa kondu

bale spotHayatının kara gününü, Aralık 2007’de Birgmingham’lı Fabrice Muamba’nın sert darbesiyle yaşayacaktı. Ayak bileğine aldığı sert darbenin faturası sezonu kapatmak oldu. Sakatlık sonrası formasını geri alacaktı ama eskisi gibi 11’de yeri garanti değildi. Bir de oynadığı 24 maçta Tottenham galip gelemeyince adı ‘uğursuz’a çıkıp satış listesine konuldu. 2007’de yıldızı parlayan oyuncunun alnına 2009’un başında ‘hayal kırıklığı’ damgası vurulmuş, ‘kelepir’ fiyata Birgmingham’a satışı gündeme gelmişti.

Haziran 2009’da dizinden tekrar ameliyat olup sezon hazırlıklarını kaçırdığında ‘artık bitti’ yorumları yapılıyordu. Sol bekin sahibi de Benoit Assou-Ekotto olmuştu.

Sol bekten ‘10 numara’ya transfer

Ancak yılmadı. Aylar sonra yeniden yeşil sahalara dönen Bale, FA Cup maçında Peterborough’a karşı sahanın yıldızı olmakla kalmadı, maçı kazandıran golleri de attı. 2011’de yılın futbolcusu seçilen Bale, aynı başarıyı 2012-13 sezonunda da gösterdi. Tottenham, Şampiyonlar Ligi grup maçlarında İnter’i 3-1 yenerken tüm gollerin altında imzası olan Bale’i farklı kılan attığı goller değildi sadece. Dünyanın en iyi sağ beki olarak gösterilen Maicon’un Bale karşısında çaresiz kalması, attığı goller kadar konuşulmuştu.

Gareth Bale, sol bek olarak başladığı kariyerine daha sonra sol açık olarak devam etti. Tottenham Teknik Direktörü Harry Redknapp, Galli yıldızı önce sol açığa çekti. Hızı ve tekniğiyle rakiplerini dağıtan Bale’i daha sonra forvetin gerisinde serbest oynatmaya başladı. Redknapp’ın bu usta taktik değişikliğiyle Bale, usta bir golcü kimliğine büründü.

Real Madrid’de oynamak isteyen Gallerli çocuk

Real Madrid, İspanya’da yaşanan ekonomik krize meydan okurcasına 1 Eylül 2013’te Bale’i 100 milyon Euro karşılığında, transfer tarihinin rekor ücretini ödeyerek kadrosuna kattı. Real Madrid Başkanı Florentino Perez, Galli oyuncu 40 bin taraftar önünde kendisini 6 yıllığına Real Madrid’li yapan imzayı attıktan sonra, “Yıllar önce, genç bir Gallerli çocuğun Real Madrid formasını giymek gibi bir hayali vardı. Biz bu hayali gerçekleştiriyoruz. Real Madrid her zaman en iyileri transfer eder” sözleriyle yeni yıldızı selamlayacaktı.

Dünyanın en iyi futbolcularından biri olan Ronaldo ile birlikte top koşturan Bale, ilk sezonunda ortaya koyduğu futbolla eleştiri topladı. İkinci sezonunda gerçek kimliğine bürünen Bale, 2015-16 sezonunda sık sık sakatlıklar yaşadı. Bu sezon Kasım ayında Sporting Lizbon ile oynanan Şampiyonlar Ligi maçında sakatlanan Bale, yeşil sahalara 2,5 ay sonra dönebildi.

Ülkesine büyük gurur yaşattı

Bale’nin kalitesini anlamak için Euro 2016’ya bakmak gerekiyor. Bale, ülkesi Galler’i neredeyse tek başına Euro 2016’ya taşıdı. Euro 2016 yolunda Galler’in attığı 11 golün 7’sinde imzası olan Bale, gollerine Fransa’da da devam etti. Grupta Slovakya, İngiltere ve Rusya’ya gol atan Bale, Galler’in ilk kez katıldığı Avrupa Şampiyonası’nda gruptan lider çıkmasını sağlayan isim oldu.

İkinci turda Kuzey İrlandalı McAuley’in kendi kalesine attığı golde topa son vuran oyuncuydu. Çeyrek finalde Belçika maçında gol atmayan ancak asist yapan Bale, takıma olan katkısıyla yüksek bir performans ortaya koydu. Sezon boyunca yapılan eleştirileri Fransa’da boşa çıkaran Bale’nin final yürüyüşüne, kupayı kazanan Portekiz son verecekti. Ronaldo’lu Portekiz, yarıfinalde Galler’i 2-0 yenerek yoluna devam ederken, Bale ülkesini ilk kez katıldığı turnuvada yarı finale taşıyan isim oldu.

Kendi hâlinde bir aile babası

Gareth Bale’i farklı kılan sadece oynadığı başarılı futbolu değil. Ailesine bağlı biri olan Bale, tatillerini annesinin yanında geçiriyor. Liseden aşkı Emma Rhys-Jones ile evli olan Bale’in Alba Violet ve Nava Valentina adında 2 kızı var. Alkol kullanmıyor, gece hayatı yok. Ön plana çıkmayı pek sevmeyen Bale, magazin basınına hiç malzeme olmadı, sadece futboluyla gazete manşetlerini süsledi. Yakın arkadaşlarının önemli bir bölümünü de lisede beraber okuduğu isimler oluşturuyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin