Romanlardan ve kitaplardan Keşmir’i okumak

HABER | YÜKSEL DURGUT

Hindistan hükümetinin, Cammu Keşmir’in özerkliğini elinden almasından bugüne bölge çok büyük bir askeri baskı altında. Bu sebeple çoğunlukla Keşmirli olmayanlar tarafından basına konu olan haberlerle gündeme geliyor. Oysaki Hindistan ve Pakistan’ın 70 yıldır en sıcak gündemi olan Keşmir, aslında medyada yer aldığının çok daha ötesinde bir yer.

Dünya ile bağlantısının kısıtlı olduğu Keşmir’i, Keşmirlileri ve bölgede yaşananları anlamak için o toprağın yazarlarlarının kaleme aldığı eserlere bakmak gerekiyor.

Keşmir’de Hayat, Aşk ve Savaşın Bir Cephe Hatırası

Hintli bir gazeteci olan Basharat Peer tarafından kaleme alınan “Curfewed Night” The Economist ve The New Yorker tarafından 2009 yılında “Yılın Kitapları” arasında yer aldı. Ayrıca Crossword Ödülü kazanan kitabın yazarı Peer bir röportajında Keşmir için şunları söylüyor:

“Gerçek güvenlik, ancak Güney Asya’daki herkes korkusuzca ve onurlu birer hayat sürdüklerinde olabilir. Bu ise Hindistan ve Pakistan’ın Keşmir’e kulak verip de adil bir çözüm bulduklarında mümkün olacaktır. Bu anlaşmazlığın ortadan kalkması ise bölge halkının nesillerdir yaşadığı baskıdan ve dehşetten kurtaracaktır. Bu aynı zamanda Hindistan ve Pakistan’ı militarist saplantılarından da kurtaracaktır.”

Kunan-Poshpora’yı hatırlar mısınız?

Keşmirli beş kadın tarafından yazılmış sıradışı bir kitap. Bir grup Hintli askerin Kuzey Keşmir’deki iki köye (Kunan ve Poshpora) 1991 yılında, ayaklanmaları bastırmak için girdiği sırada 23’ten fazla kadına tecavüz ettiğinin anlatılıyor. Bu tecavüzlerin beş kadın tarafından kaleme aldığı “Kunan-Poshpora’yı hatırlar mısınız?” yayınlandığında çok ses getirmişti. Burada yaşanan olaylar halk arasında Kunan-Poshpora olarak hatırlanıyor. Hindistan hükümetinin olayla ilgili yürüttüğü soruşturmalar tamamlandıktan sonra iddiaları ‘asılsız’ olduğunu açıklayarak reddetmişti. Ancak Uluslararası İnsan Hakları örgütleri bu soruşturmaların bağımsızlığından ve doğruluğundan şüphe ettikleri açıklamaları da gündeme gelmişti.

Yeni Delhi’de 2012 yılında, genç bir fizyoterapi öğrencisinin tecavüz edilip öldürülmesinin ardından kitlesel protestolar patlak vermişti. Bu olayların ardından Hindistan’da tecavüz konusu gündeme gelmiş ve yargı cinsel suçların araştırılması için çalışma başlatmıştı.

Beş Keşmirli kadın, Essar Batool, Ifrah Butt, Samreena Mushtaq, Munaza Rashid ve Natasha Rather, 1991 yılında Kunan ve Poshpora köylerinde meydana gelen toplu tecavüzlerin hatırlanması için bu kitabı kaleme almışlar.

Barış Denen Bir Yalnızlık: Keşmir’den Sesler

Ather Zia ve Javaid Iqbal Bhat’ın etnografik yapısını inceledikleri ve Keşmir halkının siyasi taleplerini ve Hindistan’ın bölünmesinden bugüne yaşanan değişimini anlattıkları bir kitap “Barış denen Yalnızlık”. Kitap da yer alan hikayeler, Keşmirlilerin azadi (özgürlük) arzusunu tarihsel ve günümüz uyarlamalarıyla inceliyor. Keşmir’in bölünmesinden sonra siyasetin Keşmir’de ki halkın yaşamlarını ve ne tür özlemlerinin olduğunu ve beraberinde şu anda ki mevcut duruma nasıl geldiğini ortaya koyan güzel bir eser.

Keşmir anıları

Keşmir’de haftalık olarak yayınlanan “Özgür Basın Keşmir”, Keşmirlilerin geçmişteki anılarını ve yaşadıkları anılarına yer veriyor.

KÖKLERİNE OLAN ÖZLEM

Uma Shori, Keşmir’den ayrılışını ve köklerine olan özlemini ve son bulmayan yolculuğunu şu şekilde dile getiriyor: “Hayatta evini ne kadar değiştirirsen değiştir, büyüdüğün ev her zaman rüyalarında gördüğünde ev olacaktır.”

Hindistan’dan ve yurtdışından çok sayıda gazeteci ve yazar Keşmir’de yaşanan olayları sosyal medya üzerinden duyurmaya çalışıyorlar. Keşmirli siyasetçi, gazeteci ve yazar Nayeema Mehjoor, ilk romanı “Dahshatzadi”yi Urduca olarak kaleme aldı. Bu kitap hem Hindistan’da hem de Pakistan’da yayımladı. 2017 yılında kaleme aldığı “Lost in Terror” kitabında Keşmir’de yaşayan kadınların ödedikleri bedeli anlatıyor. Mehjoor, son gelişmeler ile ilgili Tweetinde: “Pek çok hasta, savunmasız ve çocuğun Keşmir’de tıbbi yardıma ihtiyacı var. Hastanelere veya doktorlara ulaşılamıyor, sadistlerin mutlu olması için ölmek mi zorundalar?”

Ünlü Keşmirli Romancı ve Doktor Saba Şafi Makhdoomi, “Keşmir Yaprakları” adlı romanında yaşanan çatışmaların sıradan yaşamlar üzerindeki etkisiyle yüzleşmeye çalışıyor: Makhdoomi kitabını yorumlarken, “Bu kitap muhtemelen çatışmanın acısından kaçmak için değil, daha çok onu tanımak, kabul etmek ve onunla doğrudan ilişki kurmak için ortaya çıkmıştır” diyor.

Londra’da yaşayan Keşmirli diğer bir gazeteci ve ilk romanı “The Collaborator” ile  2011 yılında “Guardian First Book Award”’da finalist olan yazar Mirza Waheed, Twitter’da Keşmir’i hatırlatarak şunu soruyor: “Tüm insanları bir ay boyunca kilit altında tutan ve tüm iletişimini kesen bir ülke hatırlıyor musunuz?”

Booker ödüllü Arundhati Roy Keşmir için adalet hakkında isteyen yazarlardan birisi. Keşmir’de ki isyan suçlamaları tarafından Hint hükümeti tarafından tehdit edilen Roy, 2017’de yayınlanan ve New York Times’ın en çok satan kitaplar listesinde bulunan son romanı “The Ministry of Utmost Happiness“, Keşmir’deki isyanı yerel bir vatandaşın gözünden anlatıyor.

AÇGÖZLÜLÜK KEŞMİR’İ ÖLDÜRDÜ

Keşmirli bir aileden gelen Salman Rüşdi, 2005 yılında yazdığı “Palyaço Shalimar” adlı romanında bölgeye olan saygısını dile getiriyor. Kitabının ismi ile Cammu Keşmir’in başkenti Srinagar’ın dışında yer alan Shalimar Bahçeleri’ne atıfta bulunuyor. Kitap da Keşmir toplumunda yaşanan değişimler, bölgede yaşayan bir karakterin gözünden anlatılıyor. India Today’e 2005 yılında verdiği röportajında “Keşmir’i öldüren fikir nedir?” sorusuna Rüşdi şu yanıtı veriyor: “Fikirler o eski Keşmir’i öldürmedi. Hindistan ve Pakistan’ın açgözlülüğü ile sahip olma hırsı öldürdü.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin