Prof. Dr. Serap Yazıcı: Türkiye’de pandemi yerine algı yönetiliyor, bu ağır tablonun sorumlusu kim?

Türkiye’de koronavirüs salgını nedeniyle toplam can kaybı dün (18 Nisan) itibariyle 35 bin 926’ya yükselirken Gelecek Partisi İnsan Hakları Başkanı ve Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Serap Yazıcı, pandemiden ziyade algının yönetildiğini söyledi.

AKP’nin lebalep kongreleri sonrasında rekor vaka artışlarının yaşanması nedeniyle hastanelerde yoğun bakım servislerinde yer kalmazken günlük ölümler de 300’ün üzerine çıktı.

Twitter hesabından paylaşımda bulunan Gelecek Partisi İnsan Hakları Başkanı ve Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Serap Yazıcı, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya ‘bu vahim tablonun sorumluluğunu kime yükleyeceğiz?’’ diye tepki gösterdi.

Türkiye’de salgının yerine algının yönetildiğini kaydeden Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Serap Yazıcı, ‘‘Üçüncü dalganın böylesine acımasız yükselişinden sorumlu olan kim? Pandeminin iyi yönetilmediğini, yönetilir gibi yapıldığını, pandemiden ziyade algıların yönetildiğini herhalde sağduyu sahibi herkes görüyor ve kabul ediyor.

Kamuoyunun doğru bilgilendirilmemesinden, bulaş hızının inanılmaz biçimde yükselmesinden, kamu sağlığının ciddi biçimde tehdit edilmesinden, tüm sağlık personelimizin helâk olmasından ve kendini tükenmiş hissetmesinden kimi sorumlu tutacağız?

Bizler gibi konunun ciddiyetinin farkında olan vatandaşlar itina ederken sağlık personelimizin haklarını korumak için çaba gösterirken bu vahim tablonun sorumluluğunu kime yükleyeceğiz?’’ ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya seslenen Prof. Dr. Yazıcı, bir vatandaş olarak ve anayasa hukukçusu olarak şu sorulara cevap beklediği belirtti:

‘‘Sağlık bakanımızın pandemiyle mücadele konusunda kabinedeki tavsiyeleri nelerdi? Tutanak altına alındı mı?

Bilim kurulumuzun hükümete tavsiyeleri nelerdi? Tutanak altına alındı mı?

Pandemiyle mücadele yöntemleri kabinede görüşülürken Milli Eğitim Bakanımızın ve Turizm Bakanımızın kendi bakanlıkları alanında alınmasını gerekli gördükleri önlemler nelerdi? Tutanak altına alındı mı?

Anayasamız, 56. maddesinde şu hükme yer veriyor: “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.

Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.

Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir. Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.”

SEBEP EKONOMİ Mİ?

Ben de bir vatandaş olarak sormak istiyorum. Bu hükmün devlete yüklediği yükümlülük yerine getiriliyor mu? Bu kapsamda aşılamada neden bu kadar geç kaldık? Sebep ekonomik mi?

GECİKMEDEN KİM SORUMLU?

Ekonomik kaynakları daha rasyonel kullanarak aşılamayı çok daha erken bir tarihte yaygın olarak yapamaz mıydık? Gecikmeden kim sorumlu? Bu gecikmeden dolayı pek çok canı Kovid nedeniyle kaybettiğimiz gerçeğini kabul edecek yetkililerimiz var mı?

Kovid dalga dalga yayılırken başkaca hastalıkları olanların hastanelere gidemediklerini, bu nedenle de pek çok canı kaybettiğimizi ve kaybetmekte olduğumuzu kabul edecek yetkililer var mı? Herkesin sağlık hakkını kim, nasıl koruyacak?

Alınan tedbirler yeterli olmadığına göre etkili tedbirleri ne zaman yürürlüğe koyacağız? Bu tedbirleri yürürlüğe koymak için neyi bekliyoruz? Bakın Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol ne diyor? “Yapabilirdik, mümkündü ve hâlâ mümkün.”

 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin