Paramount Otel’e tankla giren iş adamının derin bağlantıları

YORUM | Av. MEHMET TAHSİN

Geçen hafta sizlere başarısız bir çökme hikayesi” anlatmıştım. Bu haftaki daha güncel ve başarıyla sonuçlanmış bir hikâye.

***

Sedat Peker, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile arayı bozup bütün kirli çamaşırları ortaya dökünce, pis ilişkilerin arasından çıkan isimlerden biri de Cihan Ekşioğlu oldu.

Peker, Soylu’nun Sezgin Baran Korkmaz (SBK) isimli “kara para aklayıcısı” iş adamına baskı yaparak 45 milyon dolar alacağını sildirdikten sonra yine SBK’ya ait otele el koymak istediklerini söyleyince Pandora’nın Kutusu açıldı.

Otelin ilk sahibi Atilla Uras’ın kızı Yasemin Uras ortaya çıktı ve babasının şüpheli bir şekilde öldüğü 26 Haziran 2018 günü, Cihan Ekşioğlu’nun yakınlardaki bir askeri birliğe ait tankla otele gelip el koyduğunu anlattı. İddialar dehşet verici.

***

İşte bu yazıda, tankla otele el koyan Cihan Ekşioğlu’nu ele alacağız.

2013 yılında, inşaat, sağlık, savunma ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlere sahip iş kadını S.B., genç bir iş adamıyla tanışır. Kendisini devletin üst makamlarıyla ve MİT’le bağlantıları olan güçlü ve varlıklı biri olarak tanıtan bu iş adamının adı Cihan Ekşioğlu’dur. Üstelik Ekşioğlu sosyetede tanınan ve bu tür ilişkilerini saklamayan biri. Makamlarında ziyaret ettiği Binali Yıldırım, Süleyman Soylu ve Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit veya Akmerkez’deki ofisinde ağırladığı Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı ve eski MHP’li Cemal Enginyurt bunlardan bazıları…

Tanışmalarının üzerinden çok zaman geçmeden, Cihan Ekşioğlu Bodrum Güllükte yapılması planlanan bir inşaat projesiyle S.B.’nin kapısını çalar. Kardeşi adına kurduğu EKS İstanbul isimli şirket üzerinden S.B.’nin sermaye koyarak projeye dahil olmasını ister. Teklif S.B.’nin aklına yatar ve hatırı sayılır bir sermaye koyarak 2013 yılı ekim ayında şirketin tek hissedarı olur.

S.B. ile Ekşioğlu arasındaki iş ortaklığı kısa zamanda duygusal boyuta taşınır. (Ekşioğlu evlidir bu arada.) Aralarında oluşan güven ilişkisi sayesinde, Ekşioğlu S.B.’den yüksek meblağlarda paralar almaya başlar.

2014 yılı mart ayında S.B.’nin yüzde 50 hissedarı olduğu savunma alanında faaliyet gösterecek CEMD isimli bir şirket daha kurulur. Bu arada Bodrum’daki proje de Selen Vadi Konakları adıyla hızla ilerliyordur.

Ancak S.B. ile, evli iş adamı Ekşioğlu arasındaki duygusal ilişki beklendiği gibi gitmez. Bu durum iş ilişkilerini de olumsuz etkiler ve aralarındaki güven zedelenir. S.B., Ekşioğlu’na aralarındaki duygusal ilişkiyi bitirmek istediğini söyler. Ekşioğlu bu talep karşısında öfkelenir ve kendisinden ayrıldığı takdirde elinde bulunan S.B.’ye ait mahrem görüntüleri ifşa etmekle tehdit eder. Artık başka bir kişiye dönüşmüştür. S.B.’yi takip ettirir, telefonlarını dinler/dinletir ve bunu kendisine de hissettirerek hayatını cehenneme çevirir, hatta darp eder.

(Ekşioğlunun dinleme ve takip konusunda uzman olduğunu söylemeye gerek yok. Çünkü kendisi dinleme ve takip cihazları ithal eden ve bunu devlet birimlerine satan biri. 2017 yılında verdiği bir mülakatta şirketlerinin bu tür faaliyetlerinden ayrıntılı olarak bahsediyor, devletin vatandaşlarını takip etmesinde bir sakınca görmediğini anlatıyordu.)

Ekşioğlu’nun S.B. üzerinde baskı kurmasının sebebi, EKS İstanbul ve CEMD şirketlerindeki hisseleri devretmesini sağlamaktır. Baskılara dayanamayan S.B. için tek çıkış yolu kalmıştır. 2015 yılı ocak ayında EKS İstanbul ve CEMDdeki hisselerini de göstermelik bir para karşılığı Cihan Ekşioğlunun emanetçisi Burak Başlılara devreder. Zaten Ekşioğlu emaneti geri alacak ve kısa süre sonra EKS İstanbul’un doğrudan sahibi olacak, CEMD şirketini ise yakın arkadaşı Levent Bektaş’ın yönetimine verecektir. Emekli Binbaşı Levent Bektaş’ı Ergenekon Soruşturmaları sürecinde Poyrazköy davasının 1 numaralı sanığı olarak hatırlıyoruz. Bektaş, Ekşioğlu’nun yanından ayrılmayan adeta gölgesi haline gelmiş biri.

Burak Başlılar ise öyle Ekşioğlu’nun ayak işlerini yapacak biri değil. Recep T. Erdoğan’a yakın iş adamı Fettah Tamince ile ortaklıkları olan, Libya’da 1,5 milyar dolarlık iş hacmine sahip biri. Daha da ilginç olan Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’le ailece görüşecek kadar yakınlıkları olmuş! (Bu konuya dair havuz medyasında yer alan iddialara ne kadar itibar edilir bilemem. Keşke Zekeriya Öz de bir açıklama yapsa, gerçeği öğrensek.)

***

S.B., hisselerin zorla elinde alınmasını hazmedemez ve konuyu yargıya taşır; Cihan Ekşioğlu aleyhine davalar açar. Ancak onun gibi devletin üst kademesindeki hatırlı kişilerle ilişkileri olan biri aleyhine dava açıp da sonuç almak çok kolay değil. Hala da hukuk mücadelesi sürüyor.

***

Cihan Ekşioğlu’nun bir yandan Ergenekoncu Levent Bektaş’la, diğer yandan Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’le ailece görüşecek kadar yakın Burak Başlılar’la aynı anda can ciğer arkadaş olması sizce de tuhaf değil mi?

***

Gelelim gündemdeki Paramount Otel maceralarına. 26 Haziran 2018 günü otele tankla gelen Cihan Ekşioğlu da aynı Sezgin Baran Korkmaz gibi kritik isimleri otelinde ağırlamış.

Örneğin savunma ihaleleri alan bir iş adamı olarak, Savunma Sanayii müsteşarını otelinde ağırladığını da bu vesileyle öğrendik. Daha kimleri ağırladı ve karşılığında neler elde etti bilmiyoruz. Sedat Peker bir gün otelin müşteri listesini yayınlarsa hepsini öğrenebileceğiz.

Ancak benim aklıma takılan şu soruyu sormadan da geçemeyeceğim:

Dinleme ve takip işinin uzmanı Ekşioğlu’nun, sevgilisini takip ettirdiğini, dinlettiğini ve çektiği mahrem fotoğrafla şantaj yaptığını S.B.’nin mahkeme kayıtlarından öğreniyoruz. Ekşioğlu aynı şeyi otelinde misafir ettiği ‘hatırlı’ kişilere de yapmış mıdır?

“Yok canım, olmaz öyle şey” diyebilir misiniz?

1 YORUM

  1. Bahsedilen mahrem görüntülerde Cihan Ekşioğlu da yer alıyor mu? Eğer o da görüntülerde varsa, evli ve mevki sahibi biri olarak neden korkmuyor?

    Bu arada alamadığım bir nokta daha var; böyle bir organize olmuş suç yapısıyla nasıl mücadele edilebilir, sıradan namuslu bürokratlar bu işi başarabilir mi? Cemaat dahi yapamadı görünüşe göre, hatta bu yapıların daha da azmasına dolaylı olarak neden oldu desek yeridir.

    Eğitim gönülleri olarak bilinen insanlar derin devletin en kirlisi olarak toplumda kabul edilmiş durumda. Herkes sütten çıkmış ak kaşık bir cemaat topyekün tüm günahların ve suçların faali. Bu da birilerinin 50 yılıdır hayellerinde bile göremeyeceği bir “lütuf ” oldu. Tüm toplum için en ideal günah keçisi cemaat oldu çünkü risk oranı bu dünyada sıfır.

    Bu arada taşın altına elini atan var mı, bilmiyorum. Siyasi muhalefet cesur bürokrat ilanına çıkmış, ancak başvuranları bir nedenle ortada bırakıyor. En azından sosyologlar, siyaset bilimciler vd bir yol gösterse. O da yok, sonumuz ne olacak bilmiyorum.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin