Pakistan’ın yeni Khadim-i-Aala’sı*

HABER ANALİZ | YÜKSEL DURGUT

Pakistan’ın alt kanadında 155 sandalyeyle en büyük parti olan Tehreek-i Insaf’ın seçimleri boykot etmesinin ardından, Pazartesi günü (dün) Pakistan’ın 23. başbakanı seçilen Mian Muhammad Şehbaz Şerif, 342 kişilik Ulusal Meclis’te 174 oy alarak koltuğa oturdu.

Pakistan’ın Lahor şehrinde 1950 yılında dünyaya gelen Şerif, Pakistan Müslüman Birliği-Nawaz (PML-N) üst düzey yöneticisi ve üç kez seçilmiş Başbakan Navaz Şerif’in küçük kardeşi.

Pencap eyalet başbakanı olarak üç kez görev yaptı. Eski askeri lider General Pervez Müşerref 1997-1999 yılları arasında, Şerif kardeşleri Suudi Arabistan’a sürgün etmeden önce ve sonrasında eyalet başbakanıydı. Son olarak da, PTI’nin görev süresi boyunca Ulusal Meclis’te muhalefet lideriydi.

İşkolik bir kişiliği olduğu bilinen Şehbaz, kendisine başbakan yerine Khadim-i-Aala (baş hizmetçi) denmesini seviyor.

Shehbaz, Mian Muhammad Şerif’in ikinci oğlu. Etkili bir iş adamı ve Ittefaq Şirketler Grubu’nun ortalıklarından. Ayrıca 1985 yılında Lahor Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığını da yürüttü.

Şerif ilk olarak 1988’de Pencap Meclisi’ne milletvekili olarak seçildi. 1990’da Ulusal Meclis üyeliği için aday olmayı seçti. 1993’te tekrar il meclis koltuğuna oturdu ve Pencap Meclisi’nde muhalefet lideri oldu. Görev süresi 1996’da meclislerin dağılmasıyla sona erdi.

1997 seçimlerini kazanmasının ardından ilk kez ülkenin en büyük eyaletine hizmet etme fırsatını elde eden Şehbaz, Müşerref’in 1999’daki askeri darbesine kadar eyalet başbakanlığını sürdürdü.

Yaklaşık on yıllık bir sürgünün ardından Şehbaz, PML-N’nin 2008 seçimlerinde eyalette çoğunluğu kazanmasının ardından ikinci kez Pencap eyalet başbakanı oldu.

Pencap’taki Albayraklar grubunun da içinde olduğu Metro Otobüs projeleri sık sık onun en büyük başarılarından biri olarak lanse ediliyor. Güçlü ve kararlı bir birey olduğu kadar etkili bir yönetici olarak da kabul görüyor. Pencap’taki gelişim çalışmalarında gözle görülür bir başarı elde ettiği biliniyor.

Oğlu Hamza Şehbaz Şerif, il genel meclis üyesi olarak görev yapıyor ve Pencap’ın bir sonraki başbakan adayı olarak gösteriliyor. PTI’nin görev süresi boyunca Pencap Meclisi’nde muhalefet lideri olarak zaten görev yaptı.

Şerif, Pakistan Ulusal Meclisi’ndeki 132 koltuğunu korudu ve PML-N ve diğer muhalefet partileri tarafından başbakan adayı olarak gösterildi. Üç kez başbakanlık yapmıştı. Ittefaq Şirketler Grubu’nun bir parçası, nüfuzlu bir iş adamıydı. Çeşitli şirketlerle inşaat projeleri yürüttü ve bunlardan her zaman gururla bahsetti.

Ağabeyi Navaz Şerif’in sürgüne gitmesine neden olan sorunlarına rağmen ağabeyine her zaman sadık kaldı. Ağabeyi için tarihe geçen benzetmelerde bulundu: “Navaz Şerif’in Cinnah’ın siyasi varisi olarak adlandırılabilecek tek Pakistanlı politikacı ve lider olduğuna inanıyorum. Navaz Şerif gibi bir Quaid [lider] ile kutsanmış olduğumuz için şanslıyız”

Ağabeyinin askeri vesayetlere karşı sert tutumuna karşılık kardeş Şerif, sivil-asker ilişkileri söz konusu olduğunda daha yumuşak tavır sergiliyor. Şerif, bu konuda 2018’de gazetecilere şu açıklamayı yapmıştı: “Sivil ve askeri yetkililer, Pakistan’ın karşı karşıya olduğu zorluklara karşı birlikte çalışmalı.”

Pakistan’da bulunduğum dönemlerde kaldıkları evlerinin bahçesinde partilerinin de bir simgesi olan ‘Aslan’ gördüğümde çok şaşırmıştım. Bir iş adamı olan Şerif, bu zenginliğinin yanı sıra Pakistan halkının fakirliğine bir çare bulabilecek mi göreceğiz. Ancak Mian Muhammed Şerif bunu başaramazsa, Şerif ailesinde yeğenler, oğullar koltuğa geçmek için sıra bekliyor. Dünkü yazımda da özellikle vurgulamıştım. Pakistan’da başbakanlık koltuğuna oturan hiçbir lider 5 yıllık görev süresini doldurmuş değil.

*Baş Hizmetçi

Türkiye'de bu haberi engelsiz paylaşmak için aşağıdaki linki kopyalayınız👇

1 YORUM

  1. İlk paragrafta bir ‘seçim’den söz edilmiş. Bilindiği kadarıyla ortada bir seçim yok. Hatta görevi bitirilen İmran Han, yıl sonuna kadar seçime gitmek kaydıyla başbakanlık koltuğunda kalmak istiyor fakat Pakistan AYM’si bunu engelliyor. Peki ne var? Haberlerde okuduğum kadarıyla yapılan şey bir ‘güvensizlik oylaması’. Yani Türkiye’deki -eskide kalan- gensoru oylaması gibi birşey sanırım. Dolayısıyla Şehbaz Şerif hükümetinin ‘seçilmesi’ değil İmran Han hükümetinin ‘düşürülmesi’ ve yerine yeni bir idare-ci-nin monte edilmesi söz konusu. Demokratik teamüller açısından iki durum arasında epeyce fark olduğu kanaatindeyim. Sabah erken kalkan grubun-kişinin darbe yapıp yönetime geçmesiyle bilinen Pakistan ile ilgili ‘demokratik teamül’ bağlamında yorum yapmanın zorluğuna hatta anlamsızlığına rağmen görüşümü belirtmek istedim. Hasılı ortada bir ‘seçim’ yok, değerli yazar.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin