Pakistan da İsrail’i tanır mı?

HABER ANALİZ | YÜKSEL DURGUT 

Bu yılın başlarında İsrail’i tanıma yarışına giren Ortadoğu ülkelerine bir yenisi eklenir mi? İslam dünyasının en kalabalık ve tek nükleer gücü Pakistan’a, İsrail’i resmi olarak tanıması için büyük baskı yapılıyor.

Bu yöndeki en yoğun baskı, Pakistan’ın ekonomik ve siyasi anlamda büyük abilerinden biri olan Suudi Arabistan’dan geliyor. Pakistan ile Türkiye ilişkileri de gözardı edilemez ancak söz konusu ekonomi olunca Suudi Arabistan’la ilişkileri çok eskiye dayanıyor. Bununla birlikte Pakistan ordusu da, bölgedeki rakibi Hindistan’a karşı elini güçlendirmek için İsrail’le daha sıcak ilişkileri arzuluyor. Ancak halk, İsrail’le bir yakınlaşmayı ihanet olarak göreceği mesajını vererek Başbakan İmran Han’ın üzerindeki baskıyı arttırıyor.

Başbakan Han, çareyi üzerindeki baskıyı açığa vurmakta buldu. Kendisine İsrail’i tanıması yönünde büyük bir baskı yapıldığını medyaya açıkladı. Hangi ülkelerin ya da iç faktörlerin baskı yaptığı hususunda sessiz kalsa da, kendi duruşunu Suud lider Muhammed bin Salman’la benzer sözlerle ifade etti. Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulunamaması durumunda böyle bir diyalogun söz konusu olmayacağının altını çizdi.

Son dönemde Körfez ülkelerinin İsrail’le yakınlaşmasının arkasında ABD’nin olduğunu görmemek zor. İmran Han’a göre, Amerikan baskısının kaynağı ‘İsrail’in ABD’deki derin etkisi’. Bir röportajında kendisine “kardeş Müslüman bir ülke” kanalıyla baskı gelip gelmediği sorulduğunda şu yanıtı veriyor: “Söyleyemeyeceğim şeyler var, çünkü bu ülkelerle  ilişkilerimiz iyi. Onları üzmek istemiyoruz.”

Elbette bu açıklamaların en önemli sebebi, halkın nabzını tutmak.

Pandemi döneminde ekonomik zorluklar ve siyasi çalkantılarla dolu günler geçiren Pakistan’ın bu baskılara ne kadar daha direnebileceğini zaman gösterecek. Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in İsrail’le yakınlaşma karşılığında gelişmiş silah sistemlerine sahip olmaları, Pakistan’ın gözardı edemeyeceği bir fırsat. Hindistan’la aradaki husumet Pakistanlı yöneticilerin her zaman hesaba katması gereken bir dış politika faktörü. Hem İsrail hem de ABD ile ilişkisini geliştirme ihtimali, Hindistan’a karşı önemli bir avantaj sağlar.

Nitekim Tel Aviv’le kurulacak bağların avantaj ve dezavantajlarının kapalı kapılar arkasındaki toplantılarda konuşulduğu biliniyor. Kısa süre önce İsrail’den gelen özel bir jetin İslamabad’a inip saatler sonra geri dönmesi medyaya yansıdı.

ORTA DOĞU’DA KORKULAR ARTTI

Türkiye ile diplomatik krizler yaşayan Arap dünyasında İsrail’in tanınması aynı zamanda Ankara’ya verilmiş bir gözdağı olarak görülüyor. Mısır, Ürdün, Bahreyn ve BAE ile birlikte İsrail’i tanıyan Müslüman ülke sayısı 20’nin üzerine çıktı. Türkiye, kuruluşundan bir yıl sonra İsrail’i tanıyan ilk Müslüman ülkeydi ancak 2011’den bu yana diplomatik ilişkiler ikinci katip seviyesinde yürüyor. Suudi Arabistan bir yandan Türk ürünlerine boykot uygularken, bir yandan da İsrail’le ilişkileri geliştiriyor. Henüz İsrail’i tanımadı ancak BAE-İsrail ilişkileri normalleşince İsrail havayolları da dâhil olmak üzere iki ülke arasındaki tüm uçuşlara hava sahasını açmış oldu.

Körfez ülkeleri ve İsrail, dönüm noktası niteliğindeki bu anlaşmaları İran’ın artan bölgesel gücüne ve nüfuzuna karşı bir hamle olarak da görüyor. Orta Doğu’daki en büyük stratejik sorun olarak bilinen İran-Suud anlaşmazlığı İsrail için bulunmaz bir fırsat. Bölgede nüfuza sahip olmaya çalışan dış güçleri de buna dahil etmek gerekiyor. Bu bağlamda birçok Arap devleti, İran ve Türkiye’nin bölgesel barış ve güvenliğe İsrail’den daha büyük tehdit oluşturduğunu düşünüyorlar. Türkiye’nin Müslüman Kardeşlere verdiği alenî destek, Osmanlı ruhunu canlandırma arayışı ve İran’ın Irak, Suriye, Yemen ve Lübnan’daki askerî nüfuzu bu ülkeleri arayışlara itiyor.

ERTUĞRUL MU, İSRAİL Mİ?       

İmran Han’ın Tayyip Erdoğan’a olan düşkünlüğü, Pakistan’ın dış politika tercihlerinin dengesini de bozdu ve İsrail’e karşı duruşunu sertleştirdi. Erdoğan, Keşmir meselesini BM Genel Kurulu’nda gündeme getirince, İmran Han da, Suudi Arabistan ile ilişkilerini yavaşlattı. Pakistan için jeo-stratejik açıdan Suudi Arabistan daha doğru bir müttefik. Ancak Pakistan-Türk dostluğu popüler kültür alanına kadar uzanmış durumda. Pakistan’ın en popüler televizyon programlarından biri, Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşunu anlatan ve geleneksel İslami değerleri ve kültürü destekleyen bir Türk yapımı olan “Ertuğrul” dizisi. Ve İmran Han için şimdilik bu dizinin rüzgarı ülkesinde milliyetçilik duygularını körüklemeye yetiyor. Ama diğer taraftan ordunun İsrail ile olan ilişkilerin yumuşatılması çağrısı da var.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin