Özel: ”Er ya da geç AK Parti’nin kara düzeni bitecek”

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Erdoğan’a bir teklifim var. Erken seçim istiyoruz. Madem ona cesaret edemiyorsun, bir de kayyıma bile tenezzül ettin, niyet ettin. İstanbul Büyükşehir’i de istiyorsun. Şimdi Erdoğan’a bir teklifte bulunuyorum milletin huzurunda. Gel, İstanbul Büyükşehir’de bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirerek İBB seçimlerini yenilemeye karar verelim. Benim, benim adayım belli. Benim adayım Ekrem İmamoğlu. Sen istediğin en güvendiğin adayı çıkar. İstanbullu çalışan metroyu da biliyor, yapılan inşaatı da biliyor, hizmeti de biliyor.’’ İfadelerini kullandı.

CHP’nin Silivri’de tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle başlattığı ”Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin bu hafta İstanbul’daki adresi Beşiktaş oldu. Soğuk havaya rağmen binlerce vatandaşın katıldığı mitingde Beşiktaş Belediyesi Başkanı Rıza Akpolat ve Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektuplar okundu.

İmamoğlu mesajında “Yolumuz ne kadar uzun ve çetrefilli olursa olsun, kazanan biz olacağız. Kazanan 86 milyon olacak. Adaletsizlik, liyakatsizlik, merhametsizlik son bulacak ve her şey çok güzel olacak.” dedi.

AKP’nin İstanbul’un dört bir yanına İBB karşıtı afişlerine Beşiktaş mitinginde tepki gösteren CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP hakkında hakaret davası açacaklarını duyurdu.  Söz konusu afişlerin yer aldığı reklam panolarının bir kısmının İBB’ye yönelik operasyonda sahibi gözaltına alınan İlbak Grubu’na ait olduğunu hatırlatan Özgür Özel, “Adamcağız dedi ki “Ben CHP ile değil esas AKP ile iş yaptım yıllarca” dedi. Bıraktılar, sonra o şirketin bütün panolarına bugün AK Parti’nin ilanlarını astılar.” diye konuştu.

Mektupların okunmasının ardından Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda vatandaşlara hitap eden Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Merhaba Beşiktaş’ımızın güzel insanları! Merhaba İstanbul’un güzel insanları! Kışın ortasındayız. Hava soğuk mu soğuk. Ayaz iliklere kadar işliyor. Bu saatte herkesin evinde barkında olması beklenir ama bu meydanda terliği çıkaranlar, pijamayı çıkaranlar, korkuyu evde bırakıp eyleme gelenler var.

Günlerdir hep şunu söylüyorum; eğer korkmuyorsak, mücadeleden yılmıyorsak inanın ki bu sizin verdiğiniz desteğe, sizin kararlılığınıza, bu meydanların enerjisine bağlıdır. Burada olanları, bir de yüreği burada olanlar var. Bugün 88 yaşında bir amcamdan kızıyla selam aldım, Ayşe Hanım’dan. Diyor ki: “Genel başkan çağırıyor ama kalkıp da gidemem, çok yaşlıyım. Vallahi pijamayı çıkarıp pantolon giyiyorum sırf genel başkana mahcup olmayayım diye.” Yüreğinden öpüyorum amcamı. Bu meydanda olanları ve gönlü bu meydanda olup bu meydana gelemeyenleri saygıyla selamlıyoruz.

”BU REJİM YIKILACAK, ADALET GELECEK”

Günler aylar geçti, takvimler birer birer döküldü ve tam 300 gün oldu 19 Mart darbesinden beri. Ve bu gece bu meydandayız, Beşiktaş meydanındayız. İki anlamı birden var bugünün. Bugün 19 Mart darbesinin 300. günü ve Beşiktaş’ın evladı Rıza Akpolat’ın tutukluluğunun birinci yılındayız bu kara günde. Bu 365 kara güne, darbeden beri geçen 300 kara güne, bu günlerde şu güzel insanlara, şu suçsuz insanlara, bu ailelere, bu evlatlara bunları çektirenlere bir çift sözüm var: Er ya da geç o sandık gelecek! Er ya da geç AK Parti’nin kara düzeni bitecek! Bu rejim yıkılacak, adalet gelecek.

Hatırlayalım hep beraber. Önce, önce 31 Mart seçimlerinde millet bir karar verdi. O kararla partimiz 47 yıl sonra ilk kez bir seçimden birinci parti olarak çıktı. Adalet ve Kalkınma Partisi de kurulduğu günden beri ilk kez bir seçimi kaybetti ve ikinci parti oldu. Biz 47 yıl boyunca asla ve asla dönüp de milletin iradesine karşı, milletin sözünün üstüne söz söylemedik. Üzüldük, hatayı kendimizde aradık. Millete çatmadık, millete küsmedik. Sandığa sırtımızı dönmedik. Demokrasiden umudu kesmedik.

Ama bir kez seçim kaybedenler, kazanırken “milli irade, milli irade” diyenler, kaybedince ne yapacaklarını şaşırdılar.

Buradan hatırlatmak isteriz ki hem de bunu bu meydana değil, bunu CHP’lilere, Millet İttifakı’nda olanlara değil, bunu AK Partililere söylüyorum: Bir kişinin, bir hareketin, bir partinin demokratlığı seçim kazandığı akşam ne yaptığıyla ölçülmez, seçim kazanınca ne yaptığıyla ölçülmez. Bir hareketin, bir partinin demokrat olup olmadığına seçimi kaybedince ne yaptığına bakılır.

Rıza kardeşime şunu söylüyorum: Aziz İhsan Aktaş örgütünün mensubuymuş Rıza Akpolat. Aziz İhsan Aktaş 704 yılla yargılanıyor, ortalıkta geziyor ama Rıza Akpolat; Meclis’ten, Sayıştay’dan, Yargıtay’dan, Türk Hava Yolları’ndan ve AK Partili yüzlerce belediyeden iş alan bu kişi geziyor. İş aldığı yerlere tek bir soru sorulmuyor.

İş aldığı AK Partili belediyelere tek soru sorulmuyor, bir dosya istenmiyor ama Rıza Akpolat bir yıldır haksız yere tutuklu olarak içeride yatıyor. Buradan Rıza Akpolat’ı da Belediye Başkan Yardımcımız Ali Rıza Yılmaz’ı da belediye meclis üyelerimizi de; “İftira atın yoksa yıllarca çıkamazsınız” dendiği halde “Biz kimseye iftira atacak insanlar değiliz” deyip ahlaksız teklifleri reddeden bütün bürokratlarımızı da sevgiyle, saygıyla kucaklıyoruz.

Başta İstanbul Üniversitesi’nin, Boğaziçi’nin, İTÜ’nün ve İstanbul’daki tüm üniversitenin öğrencilerinin önünde saygıyla eğiliyorum. Gözaltındaki kendi evladıymış gibi dört gün gece gündüz Vatan Emniyet’in önünde toplananların, Saraçhane’ye akanların, engelleri kaldırıp iradesine sahip çıkanların önünde, hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum.

ERDOĞAN’A ‘AHTAPOT’ CEVABI

Hani ahtapot vardı hani? Kolları vardı hani? Hani iddianame çıkınca birbirimizin yüzüne bakamayacaktık hani? Hani iddianame çıkınca insan içine çıkamayacaktık hani? İnsan içine çıkamayacak biri varsa o savcıyı oraya atayandır.

O savcıya inanıp da yaz boyu bize iftira atandır. 300. gün üşenmeden kayda geçiriyorum. 560 milyar yolsuzluk dediler, 560 kuruşunu iddianamede ispat edemediler. Bin iki yüz cep telefonu alınıp dağıtıldı dediler, iddianameye yazamadılar. Tek bir kanıt bulamadılar. Bu yalanın altında utanmadan altında kaldılar.

AKP’NİN İBB KARŞITI AFİŞLERİNE CEVAP

Belediye bürokratlarını tutukladılar malum. Belediyeye iş yapan bütün şirketleri topladılar. Bu şirketlere kayyum atadılar, bu şirketlere el koydular. Sonra bu şirketlere teklif sundular. Şunu imzalarsan çıkarsın” diyen Özel, “Bu iftirayı atarsan şirketini geri alırsın. Onu yaparsın, bunu yaparsın. O şirketlerin içinde İstanbul’daki bu reklam panolarını, billboard’ları ihale ile alan bütün şirketler vardı. Bu şirketlere kayyım atadılar. Şimdi çıkmışlar o reklam panolarının tamamında AK Parti’nin, AK Parti’nin yeni iftiralarını koymuşlar; oradan Cumhuriyet Halk Partisi’ne, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne saldırıyorlar.

“SAHTEKARLAR SİZİ”

Adamcağız dedi ki “Ben CHP ile değil esas AKP ile iş yaptım yıllarca” dedi. Bıraktılar, sonra o şirketin bütün panolarına bugün AK Parti’nin ilanlarını astılar.

İlanlarda diyor ki “Senin hayatından gidiyor” diyor İstanbullulara. İlan ilan değil kuyruklu yalan, kuyruklu yalan. Diyor ki ‘mezarlıklar imara açıldı’. İstanbul’da imara açılan mezarlık duyan oldu mu?.

Diyor ki İBB’nin borçları katlandı. Daha Aralık ayında yurt dışından alınan vadesi gelen 655 milyon dolar borç ödendi yurt dışına, borç ödendi. Diyor ki metroları durdurdular. Aha buradan mecliste ulaştırma bakanı oldu o dönemin raylı sistemlerden sorumlu genel sekreter yardımcısı. Adil Bey’di değil mi? Meclis’te bunu ilk söyledi “metroları durdurdunuz”. Çıktım karşısına. Dedim ki “Burada 10 tane metro inşaatı. Senin döneminde, senin yazınla kaynak bulunamıyor diye sen durdurmuşsun”. Yutkunuyor.

Ne yaptı Ekrem İmamoğlu? Japonya’dan bir evladımızı, Pelin Hanım’ı; Japonya’daki hızlı tren sistemlerinin başındaki Pelin Hanım’ı aldı getirdi. Raylı sistemlerin başına koydu. Genel sekreter yardımcısı yaptı. Dünyada metroya kredi deyince Pelin Hanım’ı görenler şapka çıkardı.

”DURAN METRO İNŞAATI YOK”

Kaç metro inşaatı yapıyoruz? 10 tane yapıyoruz. Şu an 7 tanesi devam ediyor. 10 metronun 10’unu da biz harekete geçirdik. 3 tanesi bu yıl içinde açılıyor, 7 tanesinin inşaatı devam ediyor. Bitenlere test sürüşüne ben gidiyorum ben! Sahtekarlar sizi! 3’ü açıldı. Birini Ekrem Başkan’la ben açmıştım. 3’ünü bu sene açıyoruz , 4 tanesinin de inşaatı gelecek sene devam edecek. Duran bir metro yok.

“YALANDA İFTİRADA REKOR KIRIYORSUNUZ”

Şu anda açıkça söylüyorum, Pelin Hanım’la geçen açılışta konuşmuştum. Önümüzdeki günlerde metro açılışına başvurduk, Guinness Rekorlar Kitabı’nı getiriyoruz. İstanbul aynı anda en çok metro inşaatının olduğu, bir günde en çok metro ilerlemesi yapan il oldu. Rekorlar kitabına geçiyoruz, siz yalanda iftirada rekor kırıyorsunuz. Sahtekarlar sizi!

Ben buradan 16 milyon İstanbullu adına, 16 milyon İstanbullu adına bir arkadaşımız, İstanbul İl Başkanımız Özgür Çelik yarın gidecek ve 16 milyon İstanbullu adına Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hakaret davası açacak. Milletin hakaret davası açıyoruz AK Parti’ye; milletin aklıyla alay ediyor diye.

“MİLLET NEYİN NE OLDUĞUNU BİLİYOR”

O billboardları donatan utanmazlara söylüyorum, Siz 5 sene, 5 sene dönen yürüyen merdivene taşı sokturdunuz. Siz 5 sene, siz 5 sene halk otobüsü kiraladınız, cimi-cipi koydunuz, motorunu yaktınız, sorana “Film çekiyoruz abi” dediniz. Akşam haberlere “İBB’nin otobüsleri bakımsızlıktan yanıyor” dediniz. Bu memleketi Ekrem İmamoğlu haramilerin elinden kurtardı, haramilerin elinden kurtardı.

O billboardlara, o billboardları koyan utanmaza söylüyorum, o utanmazlara: Sen ahalinin aklıyla alay ediyorsun, milletle alay ediyorsun. Kaç tane kreş vardı sizin döneminizde? Sıfır. Millet 127 kreşi görmüyor mu? Millet 17 öğrenci yurdunu bilmiyor mu? Millet 19 Kent Lokantası’ndan karnını doyurmuyor mu? Millet anne kartı bilmiyor mu? Millet hoş geldin bebeği bilmiyor mu? Süt desteğini, protein desteğini bilmiyor mu? Millet, bu millet…

“ERDOĞAN CESARETİN VARSA İSTANBUL’A KOY SANDIĞI”

Erdoğan’a bir teklifim var. Erken seçim istiyoruz. 25,5 milyon imzayı tırla gezdiriyoruz şehir şehir, halen daha kaçıyor. Madem ona cesaret edemiyorsun, bir de kayyuma bile tenezzül ettin, niyet ettin. İstanbul Büyükşehir’i de istiyorsun. Şimdi Erdoğan’a bir teklifte bulunuyorum milletin huzurunda. Gel, İstanbul Büyükşehir’de bütün belediye meclis üyelerini istifa ettirerek İBB seçimlerini yenilemeye karar verelim.

Benim, benim adayım belli. Benim adayım Ekrem İmamoğlu. Sen istediğin en güvendiğin adayı çıkar. İstanbullu çalışan metroyu da biliyor, yapılan inşaatı da biliyor, hizmeti de biliyor. 60 gün sonra İBB seçimlerinde eğer kazanabilirsen, Ekrem Başkanı yenebileceksen İBB’yi de alırsın, bundan sonrası için de güç kazanırsın. Benim bir şartım var: Seçimleri yapacağız, kararı yüce Türk milleti, İstanbullular verecek; ondan sonra yakamızdan düşeceksin.

Cesaretin varsa İstanbul’a koy sandığı. Getir koy sandığı. Bu kadar güveniyoruz kendimize. 13 binden anlamadın, 806 bin. 806 binden anlamadın, 1 milyon 150 bin. 1,5 milyon oy avans veriyorum sana. Hodri meydan! Hodri meydan!

“YARGI SANA GÖBEĞİNDEN BAĞLI”

Böyle çakallığa, böyle edepsizliğe, kayyum atılan billboardlar üzerinden yalan siyasetine teslim olmak yok. Panoyla, parayla değil yürekle siyaset yapacaksın. Haydi bakalım hodri meydan, çık karşımıza hodri meydan!

Tek şartım var, tek şartım var: İstanbul kararını verecek, “Ekrem İmamoğlu” diyecek; ondan sonra yakamızdan düşeceksiniz ve tüm arkadaşlarımız, tüm arkadaşlarımız tutuksuz yargılanacak. Eğer kararı bir kişi değil, sen değil, üç hakim değil; 16 milyon İstanbullu versin. Ekrem Başkan yeniden seçildiğinde tutuksuz yargılamaya evet diyorsan ben yarın İstanbul seçimlerini yeniliyorum. Şimdi bana şunu deme: “Yargı bağımsız.” Ne yargı bağımsız? Göbeğinden sana bağlı, göbeğinden!”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin