Örgütsüz toplum manzaraları 

YORUM | YUSUF ÜNAL 

Hatırlıyorum da AKP’den önce yangın, sel, kuraklık, deprem gibi tabii afetlerden sonra toplumca kenetlenirdik biz. Partizanlık rafa kaldırılır, toplum yekvücut olur, yaralar birlikte sarılmaya çalışılırdı. Ama artık hiçbir şeyden emin değilim, belki biz hep böyleymişizdir de bana öyle geliyordur.

Sevinç zamanlarımız da benzerdi anımsadığım kadarıyla. Futbol kulüplerimizden biri Avrupa kupalarında bir başarı kazanmaya görsün, milletçe göğsümüz kabarır, tarafgirliği bir kenara bırakıp hep birlikte sevinirdik. Eurovizyon yarışmasında Sertap Erener birinci olduğunda, Nuri Bilge Ceylan Cannes’te büyük ödülü aldığında, Rüştü veya Nihat Barselona’ya transfer olduğunda falan yaşadık sanırım en son böyle sevinçleri.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Uzun zamandır doğal afetler de elde edilen başarılar da ancak toplumumuzun kutuplaşmasını artırıyor. Bayan milli voleybol takımının Çin’i yenmesi sonrası yaşananları bir anımsayın yahut milli futbol takımının Avrupa Şampiyonası’ndaki başarısızlığını. Covid aşısı bulan iki Türk bilim insanını sonra. Ne ortak sevinebildik bunlara ne ortak üzülebildik. Herkes her durumda suçlayacak, kinini akıtacak veya savunacak, yüceltecek birilerini illa buldu, buluyor.

Söylemek gereksiz, bu gidişat iyi değil. Hep birlikte felakete yuvarlanıyoruz. Şu orman yangınları sonrası olup bitenlere bir bakın. İnsanın midesi kaldırmıyor. Aslında ormanı da ormanda yuvaları yok olan, yanan hayvanları da köyleri boşaltılan yurttaşları da pek düşünen yokmuş gibime geliyor bazen. Herkes siyasi hesabını görme derdindeymiş gibi birbirine laf atmakla, laf yetiştirmekle meşgul. 

Normalde bu durumun baş müsebbibi elbette hükümet. Herifler hem her şeye sahip olmak, her yeri kontrol etmek istiyor hem de hiçbir sorumluluğun altına girmiyorlar. Koskoca kurumların çuvalla maaş alan yönetici ve kayyımları felaket günleri için hiçbir hazırlık yapmamış, şimdi suçu birbirlerine atıyorlar.

Erdoğan, Hava Kurumu’nu suçladı misal. Uçakları hazır etmemişler. Oranın başkanı, ben kayyım heyetinin başkanıyım diyerek kenara çekildi. Orman bakanı topu belediyelere attı. Belediyeler de illa bulacaktır suçlayacak birilerini ve bu kısır döngü sürüp gidecektir yeni bir felakete kadar. 

AH MUHALEFET

Bütün bunlara şahit olan vatandaşlar iyice umutsuzluğa kapılıp sosyal medyada veryansın ediyor haklı olarak. Bir kesim sorumsuz yönetimi hedef alırken öteki kesim onları ölümüne savunmaya geçiyor ve toplumdaki kutuplaşma giderek keskinleşiyor.

Bana kalırsa buradaki en büyük eksiklik muhalefet eksikliği. Ülkemizde yıllardır etkili bir muhalefet ne yazık ki yok. Belki de hiçbir zaman olmamıştı zaten! Sosyal medyada insanların farkında olmadan yapmaya çalıştığı şey aslında onun boşluğunu doldurmaya çalışmak. Modern dünyada muhalefet denilen kurum; hükümetin işleyişini denetler, ihmali olanları tespit eder ve onlardan hesap sorar. Ancak bizim muhalefetimiz yok, varsa da etkisiz eleman, boş küme. 

Hepimizin gözü önünde ülke yanıyor. Maddesiyle, manasıyla yanıyor. İçiyle, dışıyla; altıyla, üstüyle. Mecazi anlamda ve gerçek anlamda her yerimizi alev almış. Hani nerede bu ülkenin örgütlü muhalefeti? Parti teşkilatları? Münferit çabalardan başka sizin görebildiğiniz bir çaba var mı tivit atmaktan başka? 

Bu kaçıncı felaket böyle yaşadığımız bir düşünün. Hiçbirisinin sorumluları hesap vermedi, görevini ihmal edenler ortaya çıkarılmadı. İnsanların birikmiş öfkesi bunu bilmelerinden ötürü. Çaresizlikten kahroluyor ve ha bire iktidara yükleniyorlar. Oysa onlar kaşarlanmış artık, heriflerde ne yüz kalmış ne astar. Ne utanma kalmış ne arlanma. Kaya gibiler, yüzlerine tükürsen yağmur yağdı diyorlar. Dolayısıyla onları muhatap almak boşuna. En iyisi onları yok saymak sayılabilirse. Toplum baskı yapacaksa asıl baskıyı kendisini temsil etme, hakkını arama görevi verdiği muhalefete yapmalı, onu harekete geçirmeye çalışmalı. 

Çarşaf çarşaf saçılan bunca suça rağmen AKP yerinden kıpırdamamışsa bunda aslan payı etkisiz muhalefetindir. Erdoğan bunu öngördüğü için daha işin başında muhalefeti dizayn etmeyi kafaya koymuştu anlaşılan. Yıllar içerisinde bunda başarılı olduğu su götürmez. Şimdi yediği o yatırımlarının ekmeği işte. Ona karşı toplumda güçlü bir muhalefet var ancak örgütlü olmadığı için etkisi yok. Ne yapıp edip muhalefetin örgütlenmesi lazım. Bunun zorluğunun elbette farkındayım ancak başka çıkış görünmüyor. 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin