Neslican ah Neslican

YORUM | TARIK TOROS

Zihinler öyle travma altında ki…

Elbise askısında aldığı rüşvet yalanlanamayacak kat’iyette belgelenen eski bakan büyükelçi olunca mahalle ayağa kalktı.

Şaşıranlara şaşırmalı, ne olmasını bekliyordunuz?

Eşi geçenlerde instagram’da yazdı:

-Söyleyecek çok söz var ama bir kerede söylersem yer yerinden oynar.

-Kullanandan, kullandırtandan çok yoruldum. (Beyhan Bağış, 8 Eylül 2019)

**

Yakındır…

İltihap öyle patlayacak ki, cerahat herkese sıçrayacak.

**

Ülkede yargı ne zaman öldü, bilir misiniz:

25 Nisan 2015’te verdikleri karar yüzünden tutuklanan iki hakimle!

Daha geriye gidin;

22 Temmuz 2014’te gözaltına alınan polisler 4 gün sonra serbest kaldığında etrafları polislerce ablukaya alınınca öldü.

Geriye gidin;

17 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturması rafa kaldırılınca “köpeklik dönemi” başladı.

**

Nice örnek sıralanabilir:

Tutuklu gazetecilerin tahliye edilip cezaevi otobüsünde gözaltına alınıp emniyete götürülmesi gibi.

Cumhurbaşkanı’nın Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili hak ihlali kararına “uymuyorum, saygı da duymuyorum” demesi gibi.

Şu içinde bulunduğumuz sürecin taşları “özellikle” 2013’ten bu tarafa döşendi.

Belli ki 2009-2013 arasında altyapısı hazırlandı.

Yani…

Bir hakimin mahkeme kürsüsünde Kıvanç Tatlıtuğ ile çektirdiği fotoğrafı paylaşması sadece sürecin sonucu. Üzerinde tepinilecek bir şey değil.

**

Yargı reformuymuş.

Başlık şu:

“Suçsuzluğunu kanıtlayan KHK’lıların işe dönüşüne yönelik düzenleme geliyor.”

Bir başlık daha:

“Haber verme ve eleştiri sınırlarını aşmayan düşünce açıklamaları suç olmayacak.”

Güler misin, ağlar mısın.

Kanunsuz, kuralsız, kitapsız ara dönemin teyididir bu.

**

23 Mayıs 2018’de Twitter’da yazmışım:

Pergeli sıfır noktasına koymazsanız…

Çizdiğiniz daire her defasında birilerini dışarıda bırakır.

Sıfır noktası da:

-Suçun şahsiliği, 

-Kanunların geriye yürümezliğidir.

**

Şu gün, en az 1000 sene gerideyiz.

Kişiler “suçsuzluğunu” ispatla meşgul.

Eleştirel fikirler ise “terör” suçu.

**

Her şeye ama her şeye rağmen…

Enseyi karartmayalım.

**

Hepimizi sarsan bir ölüm:

Neslican, 21 yaşında yitip gitti.

Kanser tüm vücudunu sarmıştı.

Yıllarca mücadele etti, hastalığı gerilemediği gibi ilerledi.

Son günlerinde…

Öleceği, kurtuluş umudu kalmadığı söylenmiş miydi?

İhtimal, biliyordu.

1.3 milyon takipçili instagram hesabına ölümünden 6 gün önce şu notu düştü:

-Hala taburcu olacak kadar iyi olmayı bekliyorum. Şimdi her şeyin çok güzel olmasının tam zamanı bence. Hadi hemen olsun. (Neslican Tay, 14 Eylül 2019)

**

Hangimizin durumu bu kadar umutsuz bilmiyorum.

Şunu biliyorum:

Ölüme birkaç adım kala bu kadar inançlı olan gencecik bir yürek kadar yüreğimiz olmalı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin