Neresini düzeltelim bu üfürmenin!

HABER-YORUM | HASAN CÜCÜK

Adamın biri etrafındakilere ‘kurban’ meselesini şöyle anlatıyormuş: Hz Musa, Allah’a dua etmiş. ‘Ya Rabbi, bana bir kız evlat bahşedersen onu sana kurban edeyim.’ Bir zaman sonra Hz Musa’nın bir kızı olmuş, adını Ayşe koymuş. Çocuğun kurban edileceği zaman gelince Hz Musa bıçağı yavrucağın boynuna dayamış. Tam kesecekken Azrail gökten elinde bir keçiyle gelmiş… Hikâyenin tam bu noktasında dinleyenlerden biri dayanamamış ve şöyle demiş: ‘Ben bunun neresini düzelteyim? Hz Musa değil Hz İbrahim, kız değil erkek, Ayşe değil İsmail, Azrail değil Cebrail, keçi değil koç.’ Yazıya bir fıkra ile başlamamanın sebebi Arda Turan’ın Barcelona’ya nasıl transfer olduğuyla ilgili son günlerde sosyal medyada dönen bir paylaşım oldu.

Önce Facebook’ta sonra Twitter’da gördüm. İlk okuduğumda ‘Yılmaz Özdil yazmış’ diye düşündüm. Üslup ve stil Özdil diyordu. Twitter’da da gördükten sonra araştırma gereği duydum. Zira, atılan twit sosyal medya jargonoyla ‘yürümüştü’. Twit yaklaşık 8 bin 700 küsür kez RT edilmiş, 18 bin 700 küsür kez de beğenilmişti. @Mduringa hesabından flod olarak yazılanları RT eden veya beğenenler arasında tanıdık simalarda vardı. Flod twitte yazının kime ait olduğu yine yoktu. @Mduringa, twit geniş kitlelere ulaştıktan bir kaç gün sonra, floda ilave yapılıp ‘alıntı’ yazma gereği duydu. Profil resminde Atatürk olan hesabı incelediğimde biosunda ‘Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılaplarını esas alan NEFER!’ yazıyordu. Klasik bir Kemalist hesaptı.

Yazının izlerini sürmeye devam ettiğimde nihayet yazarına ulaştım. Yazı Turan Akıncı’ya aitti. Hakkında kısa bir ‘Google’ yaptığımda, mimarlık okumuş, Almanya’da doktora yapmış, çevre ve Osmanlı üzerine kitap yazmış 1952 doğumlu birisi çıktı. Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran yazıyı Facebook’ta yazdığını gördüm. Yazı fazla uzun değil. Aynen alıp, neresini düzelteyim bu üfürme kısmına geçelim.

‘İspanya’nın Atletico Madrit takımında, bir Türk topçu oynar. Ülkenin siyasetçileri bu topçunun Barcelona’da oynamasını isterler. Türk Hava Yolları Barcelona’ya zaten sponsordur. 10 milyon Euro vermiştir. Araya bazı kişileri sokarlar. Bu topçuyu Barcelona’ya alın, diye. Barcelona’nın bu topçuyu Atletico Madrit’ten almak için 15 milyon Euro’ya ihtiyacı vardır. Barcelona, Fair-Play çerçevesinde bu parayı ödeyemez. Türk Hava Yolları bir kılıf bulur, Bir şeye daha sponsor olur ve Barcelona’ya 15 milyon Euro öder ve transfer gerçekleşir. Barcelona bedavadan topçu almış olur. Oynarsa oynar, oynamazsa oynamaz. Nasılsa maliyet SIFIR.

Ama Türk topçu Barcelona’nın kıymetini bilmez, Fırsat buldukça İstanbul’a kaçar. Dünyası İstanbul’daki hatunlardır. 200’ye yakın antrenmana çıkmaz. Barcelona bunu kapının önüne koyar. 12,5 milyon Euro’yu getiren bu topçuyu alır der. İşin mizahı. Bacelona bu topçuya kasasından 1.-Euro ödememiştir. Topçu için 12,5 milyon Euro ister. Müşteri çıkmaz. Topçunun Avrupa piyasasında vukuatları ayyuka çıkmıştır. Galatasaray ilgilenir ama 12,5 milyon ödeme şansı yoktur. İşe yine siyasiler girer.

Yukarıdan emir gelir, Başakşehir bu topçuyu alsın. Başakşehir’in imkanları kısıtlı. Bütçeden verecekleri para 3,5 milyon Euro’dur. Açık olan 9 milyon Euro’yu birisi vermelidir. Bir kuruma yukarıdan emir gelir. Kurum 9 milyon Euro’yu öder. Kim?

 

Bir ipucu vereyim. Bu kurumun ucuz ürünlerini almak için, garibanlar sabah 6’da kuyruğa giriyor. Ürünleri halk için. Ama bu kurum 9 milyon Euro ödüyor. Halbuki bu parayı fiyatına yansıtsa. Ne güzel olur.’

Yazının tamamı bu. Gelelim düzeltmelere. THY, Barcelona’ya Ocak 2010’da 2,5 yıllığına 7,9 milyon Euro karşılığında ulaşım sponsoru oldu. Sözleşme süresi bitince aynı şartlarda 1 yıl daha uzaltıldı. THY, sadece Barcelona’ya değil Manchester United ve Borussia Dortmund’da da ulaşım sponsoru olmuştu. Doğrusu THY’nin bu sponsorluğu akıllıcaydı. THY, sponsorluk süresi bitince sadece Barcelona için değil diğer takımlarlada ortaklığı sonlandırma kararı aldı. Barcelona’nın yeni sponsoru Katar Havayolları olurken, ödenen rakam yıllık 35 milyon Euro oldu. 1 Temmuz 2013’ten itibaren Katar Havayolları, Barcelona formasında yerini aldı.

Peki o dönemde Arda Turan nerede oynuyordu? Atletico Madrid. Diego Simeone yönetiminde farklı bir kimliğe bürünen Atletico Madrid, 2013-14 sezonunda La Liga şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi’nde final yaşarken Arda Turan başarının mimarları arasında yer alan isimlerin başındaydı. Real Madrid ve Barcelona’dan sonra İspanya’nın 3. büyüğü olan Atletico’nun kadrosu sayılırken Arda Turan yerini alıyordu. Barcelona’ya transfer olacağı sezon öncesi Atletico Madrid formasını 32’si lig olmak üzere toplam 46 maçta giyen bir Arda Turan vardı.

Temmuz 2015’te Arda Turan, Barcelona yolunu tutarken ödenen bonservis ücreti 34 milyon Euro idi. Yazıda üfürüldüğü gibi değil yani. THY’nin sponsorluğu Arda’nın Barcelona’ya gelmesinden tam 2 yıl önce sonlanmıştı. THY, sponsor değil, nasıl ödeme yapsın? Barcelona’nın ’Fair-play çerçevesinde bu parayı ödeyemez’ demek en hafif tabirle cahillik! Barcelona’dan bahsediyoruz. Dünyanın en çok kazanan kulübü listesinde ilk 3’te olan bir kulüpten.

Arda Turan’ı, Barcelona’ya Atletico’da gösterdiği performans getirdi. En büyük hatası, FİFA’nın 18 yaşından küçük oyuncularla sözleşme yapmasından dolayı Barcelona’ya verdiği 1 yıllık transfer yasağı döneminde gelmesiydi. Barcelona’ya temmuz 2015’te geldi ama yasaktan dolayı 6 ay forma giyemedi. Bu Arda’nın formunu çok olumsuz etkiledi. Zaten yer bulmanın zor olduğu oturmuş bir kadroya sahip Barcelona’da forma şansını daha gelirken yaptığı hatadan zora soktu. Benzer hatayı aynı yıl Sevilla’dan transfer edilen Aleix Vidal’da yaptı. Ne Arda ne Aleix Barcelona’da tutundu.

Burada bir parantez açmak gerekiyor. Barcelona’nın kulüp yapısı ve oyun anlayışından dolayı transfer edilen bir çok yıldız oyuncu bünyeye uyum sağlayamıyor. Son yıllarda gelen Andre Gomez, Paco Alcacer, Philippe Coutinho, Ousmane Dembele ödenen milyonlarca Euro’ya rağmen başarılı olamadı. Liverpool’dan 135 milyon Euro’ya transfer edilen ve La Liga’nın en pahalı ismi olan Coutinho, uyum sorunu yaşadığı için ayrılacaklar listesinde ilk sırada yer alıyor.

YANLIŞLARLA DOLU

Arda Turan’la ilgili üfürmenin son kısmında yer alan Başakşehir’e gelmesi de yanlışlarla dolu. Arda, kiralık geldi, satın alınmadı. Bonservis ödenmedi yani. Ha bu kiralamayla ilgili soru işaretleri var mı? Evet var. Ama 12,5 milyonluk bir bonservis yok. Başakşehir, kiralamanın sponsorlar aracılığıyla olduğunu söyledi ama kim olduğunu açıklamadı. Arda’ya ödenecek yıllık ücretin 4 milyon euro olduğunu söyledi. Barcelona’ya herhangi bir ödeme yapılmadı.

Son olarak, yazıda belirtilen ‘Fırsat buldukça İstanbul’a kaçar. Dünyası İstanbul’daki hatunlardır. 200’ye yakın antrenmana çıkmaz.’ cümleleri aklıma ‘Cehalet ne güzel herşeyi biliyorsun’ cümlesini getirdi. ‘200’e yakın antremana çıkmaz’ cümlesini yazmak için sağlam cehalet lazım. Bu kulüp Barcelona, Çemişgezekspor değil.

Arda, yeteneğini heba etti. Yanlış zamanda yanlış takıma gitti. Hata üstüne hata yaptı. Ama Arda’ya da haksızlık etmemek lazım. 2011-15 arasında ortaya koyduğu futbolla La Liga’nın iyilerinden biri oldu. Bir tarafta ‘siyasal İslamcı’ yobazlar, digger tarafta Kemalist yobazlar. Ülkenin beka sorunu yok ama ciddi bir cehalet sorunu var. Bilgiye ulaşmanın bir tuş uzaklığında olduğu günümüzde bu cehalet hakikaten beka sorunudur!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin