Muz kabuğu ve zavallı TL!

HABER-YORUM | SEMİH ARDIÇ

Merkez Bankası döviz rezervlerindeki bariz düşüşü izah edemiyor. Altın hariç tutulduğunda net rezervlerin sıfırlanmış olması sebebiyle Türk Lirası (TL) erimeye devam edecek.

29 Nisan ile başlayan haftada 6 TL üzerinde yeni eşikler geçilebilir. Zira TL hiç olmadığı kadar sahipsiz bırakıldı.

RANTIN MENBAI KAYBEDİLMEYE GÖRSÜN


Hükûmet rant havuzunun dağılmasından endişe ediyor. Rantın menbaı kuruyacak diye korkuyorlar. Piyasalarda olup bitenler Saray nezdinde zerre kadar kıymet ifade etmiyor.

Zira Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), 31 Mart Pazar günü yapılan Mahallî İdareler Genel Seçimi’nde İstanbul ve Ankara gibi iki kaleyi kaybetmenin şokunu hâlâ üzerinden atamadı.

AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden gelse yarın seçimi tekrarlatacak.

BANKALAR FAİZİ ARTIRDI BİLE

Bankalar TL mevduatı tutabilmek için faiz artırıyor. Merkez Bankası seyretsin dursun.

Kredi maliyetleri de yükselişte. Dolar 5,15 TL’ye kadar gerileyince yüzde 35’lerden yüzde 27 civarına gerileyen kredi faizleri için yüzde 30 oranı telaffuz ediliyor.

Piyasaya tam bir keşmekeş hâkim olduğu halde Merkez Bankası her kur şokunda olduğu gibi maçı tribünden seyrediyor.

Bilanço makyajı yaparak rezervleri olduğundan fazla göstermeyi marifet zanneden TCMB Başkanı Murat Çetinkaya, İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times’ta iki günde bir haber oluyor.

REZERVİN MAKYAJI DÖKÜLDÜ


TCMB’nin hem rezerv hilesi hem de daha önceki hataları yatırımcıların bütün itimadını sarstı.

Mevduat ve kredi faizleri tırmanırken Merkez Bankası’nın gösterge faizi artırmak bir tarafa indirime kapı aralaması traji-komik bulundu.

Financial Times, TCMB’nin ilan ettiği son kararı, “Türkiye, daha yüksek faiz sözü konusunda sessiz kalarak yatırımcıları sinirlendiriyor.” diye yorumladı.

TL, ABD Doları’na mukabil sadece nisan ayında yüzde 7 geriledi. Mamafif TCMB gelen fırtınayı umursamıyor.

VERİLEN SÖZLER UNUTULDU


İcap ettiğinde faizleri artıracağı taahhüdünde bulunan Çetinkaya hükûmet cenahını memnun etme telaşından verdiği sözleri de unutuyor.

Yabancı yatırımcı bu iki yüzlü tavrı bir kenara not ediyor ve, “Bu sözden vazgeçilmesinin, Merkez Bankası’nın kayda değer bir rahatlığını veya saflığını gösterdiğini düşünüyoruz.” diyor.

BlueBay Fon Yönetimi’nden Timothy Ash hiç eğip bükmeden muhatabının anlayacağı şekilde söylüyor:  “Merkez Bankası boşa zaman geçirmeyi bırakıp işe sarılmalı ve döviz rezervlerinin neden hala azaldığını açıklamalı. Bu açıklamanın gecikmesi rahatsız edici.”

YATIRIMCININ AKLIYLA ALAY MI EDİYORSUNUZ?

Birkaç haftada 15 milyar dolar rezervi buharlaştırmışsanız buna makul bir izahat getirmek bir vecibe haline gelmiştir.

Aksi takdirde döviz açığının görünenden daha fazla olduğu kanaatini kendiniz pekiştirmiş olursunuz.

Swap (takas) piyasasından faizle alınan dövizleri rezerv gibi yutturmaya kalktığınızda muhataplarınız “Bizimle alay mı ediyorsunuz!” dediğinde niye şaşırıyorsunuz ki!

Financial Times’in son haberinde, “Önemli bir uluslararası mali kurumdaki bir Türk uzman döviz rezervlerinin azalmasıyla ilgili olarak ‘Ülkenin kırılganlığı daha önce görmediğimiz seviyede’ dedi.” ifadelerine yer verildi.

DÜRÜSTLÜK EN SAĞLAM TEMİNATTIR

Yatırımcılar tutarsız beyanları değil rakamları kale alıyor. Paranız yoksa bile dürüstlüğünüzü en sağlam teminat olarak masaya koyabilirsiniz.

Yalanla, hile ile yabancı kaçışı durmaz, bilakis hızlanır.  TCMB’nin hâlâ yeni bir kur şokuna mani olabilecek imkân ve kabiliyeti var.

Maalesef 1970’lerin sonunda “70 cente muhtaç” Türkiye’den halliceyiz. Faiz artışından başka bir çare görünmüyor.

FAİZ Mİ, DÖVİZ Mİ?

Elbette faiz artışının yatırım ve tüketimi yavaşlatıcı bir tesiri var. Gelin görün ki çıkmaz sokağa girinceye kadar ikaz işaretleri kale alınmadı.

Dolar için telaffuz edilen 7 TL ve fevkinde rakamların 2018 senesi ağustos ayında patlak veren kur şokundan ağır yaralı da olsa çıkabilmiş işletmeleri de yere serebilir. Döviz borcu olanların akıbeti zaten meçhul!

Yeni bir şoku krizdeki Türkiye ekonomisi kaldıramaz. Maliyetli de olsa sıcak parayı tutmaktan başka bir çıkış yolu yok. Bazen kolu kurtarmak için eli feda etmeye mecbur kalınabilir.

Döviz yükseldiğinde hem enflasyon hem faiz yükseliyor ki son üç senenin hülâsası tam da böyledir.

MUTFAKTAKİ YANGIN BÜYÜDÜ


Yüzde 7’lerden yüzde 20’lerin üzerine çıkan tüketici fiyatlarının mutfaktaki yangını nasıl büyüttüğü ortada.

Kredi maliyetleri arttıkça özkaynak açığı had safhada olan işletmeler köşeye sıkışıyor. Büyümenin yerini küçülme, istihdamın yerini işsizlik alıyor. Borçlar katlanıyor.

Ekonominin kendi kısır döngüsünden çıkması için elzem hale gelen hukuk ve demokraside ise her geçen gün geriye gidiliyor.

Kriz içinde krizle boğuşurken Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile füze krizinde karşı karşıya gelinmesi en son arzu edilecek bir hâdisedir.

TEMEL’İN MUZ KABUĞU FIKRASI GİBİ…

Bu haftadan itibaren dolar/TL paritesinin tamamen kontrolden çıkıp çıkmaması TCMB’nin umursamaz tavırlardan vazgeçip inisiyatif alıp almamasına bağlıdır.

Son iki haftada radara takılan hatalar silsilesi devam ederse TL’den kaçış daha da hızlanacaktır. Yabancıların hazırlığı bu minval üzere…

Temel’in muz kabuğunu her gördüğünde, “Ula Temel, desene bugün de kayıp düşeceğuz!” demesi gibi yine göstere göstere gelen bir krizin merkezine doğru son sürat ilerliyoruz.

Ne kabuğun üzerine basmaktan vazgeçiyoruz ne de kabuğun etrafından dolanmak aklımıza geliyor.

SON KUR ARTIŞI TÜFE’Yİ YÜZDE 2 YÜKSELTTİ

Sadece son bir aylık kur artışı tüketici enflasyonunun (TÜFE) yüzde 2 puan yukarı çıkardı.

Petrolün varil fiyatı 60 dolar ortalamadan 70 dolar civarına tırmandı. Petrolde 10 dolarlık artış cari açığı 3,5 milyar dolar yükseltiyor. İran petrolü Türkiye için 2 Mayıs’tan itibaren tamamen yasaklı hale gelecek.

Velhasıl ithal enerjinin faturası katlanacak. Zaten ufukta kâfi derecede belirsizlik var.

Akaryakıt zamları devam ederken enflasyonun ve doların düşeceğine ise sadece Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak inanır.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin