Mütevazi ihtişam

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

94 yaşında pirifani olan Muzaffer Gülşen nineyi hatırlıyor musunuz? Hani, hükümetin ‘biz bize yeteriz’ diyerek İBAN numaraları vererek vatandaşlardan yardım dilendiği günlerde emekli maaşını bağışlamıştı.  Muhtemelen bir ayı kıt kanaat geçirdiği o maaşını devletin avuç açan ellerine bırakmış, hükümet görevlileri, ‘bu yaşlı halinle sana kim bakar, maaşın sana lazımdır’ dememişler, utanmadan gidip maaşı almışlardı. 

Muzaffer Gülşen Nine gibi sayısız emekli, yiyecek ekmeğinden kesip devlete yardıma koşmuştu ya, Recep T. Erdoğan da vatandaşın bu davranışına meğer duyarsız kalmamış; jeste, jest yaparak Ahlat’ta yaptırdığı sarayın bir miktar mütevazi olması talimatını vermiş. Yani itibardan bile tasarruf etmiş.  

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Ahlat’taki Saray; embedded gazeteci Nagehan Alçı’ya, bizzat Recepoğulları hanedanlığının veliahtı ve şehzadesi Bilal Erdoğan tarafından gezdirilmiş.  Alçı da görünce Saray’daki mütevaziliği hemen fark etmiş ve ‘Bir saray şatafatından ve gösterişten eser yok. Bir abartı ya da gösterişten bahsetmek mümkün değil. Ben son derece mütevazı buldum Ahlat’taki binayı’ diye yazmış. Türk halkı adına Saray’ı görebilme şerefine nail olan Alçı; Erdoğan’ın büyük devlet adamlığına bir kere daha şahit olarak, milletten para toplanan bir dönemde, en doğal hakkı olan lüks ve şatafattan yaptığı fedakârlığı kayıtlara geçirmiş. 

Bu arada ‘Bilal Erdoğan sen kimsin ve hangi sıfatınla, birilerine Cumhurbaşkanlığı için inşa sarayı gezdiriyorsun’ demiyoruz; çünkü artık devlettin yeni normalini hepimiz içselleştirdik. Artık, Erdoğan ailesinin her ferdinin hanedan yetkisiyle devletteki her konuya müdahil olması garipsenmiyor. Hem geçmişte Osmanoğlu hanedanından herhangi birisine böyle bir soru sorulabilir miydi? O dönemde sorulamıyorsa şimdi neden sorulabilsin öyle değil mi? 

Alçı yazmaya devam ediyor: ‘Binanın iki farklı konumunda, birbirine eş iki ünite hazırlanmış. Biri Cumhurbaşkanı ve ailesi (eşi değil ailesi), diğeri de konuk bir devlet başkanı geldiğinde ağırlamak için. Sade ama şık bir daire denebilecek bir alan burası. Bir saray şatafatından ve gösterişten eser yok. İnce uzun bir hol önce dar bir mutfağa açılıyor. Ardından küçük, herhangi bir suit otel odasında görebileceğiniz bir oturma odası. Onun yanında iki küçük yatak odası ve en uçta Cumhurbaşkanı ve eşi için hazırlanan ana yatak odası

Siz koskocaman Recep T. Erdoğan olun ve sizin adınıza memleketin herhangi bir yerinde yapılan bir saray hakkında, mütevazi gibi sözler söylensin. Bunu hazmetmek (!) bile Recep T. Erdoğan’ın büyük devlet adamlığı değil de nedir?

Alçı bir de müjde veriyor bu arada, diyor ki ‘bu bina ile birlikte Ahlat turizmi kesinlikle canlanacak ve o bölgeye bir iktisadi hareketlenme gelecek.’ 

İşte buna da büyük devlet adamlığı denmez de ne denir? Reis, bazı şehirlere Saray yaparak, bazı şehirlere de dev hapishaneler inşa ederek o şehrin ekonomisini canlandırıyor. 

Ahlat’taki mütevazi saraya harcanan paranın kaç milyon Muzaffer ninenin emekli maaşı ettiğinden haberdar değiliz; hem bizi ne ilgilendirir ki? Tabi bu Ahlat’taki saray. 

Muğla’nın Okluk koyundaki sarayda itibardan ne kadar tasarruf edildiğini, kaç milyon Muzaffer nine maaşı harcandığını bilemiyoruz. Nagehan Alçı bizim adımıza orayı da gezerse, ne kadar mütevazi olduğunu anlayabiliriz belki. 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin