Muslera; bir kaleciden çok ötesi 

HABER-İNCELEME | HASAN CÜCÜK 

Türkiye sınırlarını aşan Fenerbahçe – Galatasaray rekabeti sadece kulüpler düzeyinde kalmıyor. Oyuncular arasında da kıyas yapılıyor. Bitmeyen tartışmalardan biri de Hagi mi Alex mi oluyor. İki takımın kalesinde ise ilginç bir durum var. Fenerbahçe kaleyi yerlilere, Galatasaray ise yabancılara emanet ediyor. Sarı-kırmızıların kaleyi emanet ettiği isimler ise Latin Amerika’dan oluyor. 

Takvim yaprakları 1984 yılını gösterirken Galatasaray, Avrupa çapında ün yapmış Yogoslov kaleci Goran Simovic’i renklerine bağlıyordu. 1984 Avrupa Şampiyonası’nda Yugoslovya kalesini koruyan Smovic, grup maçlarında yediği 10 golle dikkatleri çekmişti. Turnuva sonrası gözden düşmüş bir şekilde Galatasaray’a gelen Simovic’in İstanbul dönemi tam 6 yıl sürdü. Zaman zaman yediği basit gollerle dikkatleri üzerine çekmesine karşılık, 13 yıl sonra gelen şampiyonlukta önemli rol oynadı. 

Simovic sonrası kalenin sahibi Hayrettin Demirbaş oldu. İnişli çıkışlı bir performans gösteren Hayrettin, özellikle Fenerbahçe maçlarında yediği hatalı gollerle hafızalara kazındı. Hayrettin Demirbaş, Gintaras Stauce ve Brad Friedel’e iki yıl kaleyi kaptırmasına rağmen 1998’e kadar görev yaptı. Sarı-kırmızılı ekip 1998’de Dünya Kupası’nda Brezilya milli takımının kalesini koruyan Claudio Taffarel’i renklerine bağladı. Brezilyalı eldivenin sarı-kırmızılı yılları efsane geçti. İki yıl üst üste gelen şampiyonluğa 2000 yılında UEFA Kupası eklendi. Finalde gösterdiği performansla sarı-kırmızılı taraftarın gönlünde taht kurdu. 2001’de ayrılan Taffarel’in yerine kaleyi yine Latin Amerika ülkesi Kolombiya’dan Faryd Mondragon devraldı. 

Mondragon aralıksız 6 yıl boyunca kalenin sahibi oldu. İstikrarıyla dikkat çeken Kolombiyalı file bekçisi döneminde sarı-kırmızıların kaleden yana bir endişesi olmadı. 2007’de Mondragon’un ayrılmasıyla bir bocalama dönemi de başlamış oldu. 2007-08 sezonunda kalede iki isim vardı. Orkun Uşak ve Aykut Erçetin, Mondragon’dan doğan boşluğu doldurmaya çalıştı. Ancak her iki isim de beklentilerin altında bir performans ortaya koydu. Orkun 21, Aykut 13 lig maçında kalede görev yaptı. 2008-09 sezonunda kaleye Morgan De Sanctis transfer edildi. Sevilla’dan kiralık olarak gelen İtalyan De Sanctis 31 maçta görev yapıp 35 gol yedi. 

2009-10 sezonunda bu kez Atletico Madrid’den bedelsiz olarak Arjantinli kaleci Leo Franco kadroya dahil oldu. İstikrarsız ve güven vermeyen bir performans ortaya koyan Leo Franco 26 maçta kaleyi koruyup, 28 gol yedi. Sezonun bitimiyle birlikte sarı-kırmızılı ekibe veda etti. 2010-11 sezonunda kalede tam 3 isim görev yaptı. Bir numaralı kaleci Ufuk Ceylan olurken, Kolombiyalı Róbinson Zapata ve Aykut Erçetin yedek kaleciler oldu. Ancak her 3 isimde derde deva olmaktan çok uzaktı. Ufuk 19, Zapata 10 ve Aykut 5 maçta kaleye geçti. 

2011-12 sezonu öncesi kaleye çözüm arayan Galatasaray, aradığı ismi İtalya’da buldu. Lazio kalesini koruyan Uruguaylı Fernando Muslera’yı 6,75 milyon Euro’ya renklerine bağladı. Uruguay milli takımının kalesini de koruyan Muslera, sezonu oldukça kötü bir başlangıç yapınca eleştiri oklarının hedefi oldu. Ancak ilerleyen haftalarda klasını konuşturan Muslera kalesinde devleşmeye başladı. İlk sezonunda 33 maçta kalesini koruyan Muslera artık sarı-kırmızılı ekibin bir numaralı eldiveniydi. Öyle maçlar oldu ki, Muslera adeta tek başına rakiplerine karşı koydu. Yediği bazı goller sonrası, ’Muslera ne yapsın, tek başına ancak bu kadar dayanabildi’ yorumları yapıldı. Gelen şampiyonluklarda bir numaralı pay sahibi daima Muslera oldu. Galatasray’da 9 yılını geride bırakan Muslera 5 lig, 4 kupa ve 5 süper kupa sevinci yaşadı. 2015’te Türkiye’de yılın futbolcusu seçilen Muslera, bir çok sezonda ise Galatasaray’da yılın oyuncusu seçildi. 

Sarı-kırmızılı kaleyi 361 maçta koruyan Muslera, en fazla forma giyen yabancı oyuncu olma özelliğini elinde bulunduruyor. Süper Lig’de ise 285 maçta kaledeki yerini aldı. Bu sezonda kalesinde istikrarın adı olan Muslera, 26 maçta kalesini korudu. 13 maçı gol yemeden tamamlayan Uruguaylı file bekçisi kalesinde 19 gol gördü. Çaykur Rizespor deplasmanında 15. dakikada rakibinin müdahalesi konucu ayağı iki yerinden kırıldı. Sadece sarı-kırmızılı taraftarın değil, tüm futbolseverlerin üzüldüğü bir sakatlık geçiren Muslera en az sahalarda 6-8 ay arasında uzak kalacak. 

34 yaşında olan Muslera, Ekim 2009’dan bu yana Uruguay kalesini 116 karşılaşmada korudu. Muslera’nın yeşil sahalara dönmesi zaman alacak. Döndükten sonra nasıl bir performans gösterecek? Bunlar şimdilik muamma. Bilinen bir gerçek ise, Muslara’nın yokluğunu sarı-kırmızılı ekip çok arayacak. Yine artık yaşı ilerleyen, üstelik ağır bir sakatlık geçiren Muslara’nın yerini dolduracak bir isim için arayışa girme dönemi başlamış oldu. 

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin