Muhalefet niçin iktidara alternatif olamıyor?

YORUM | HAKAN TANER

Türkiye’de bütün olan bitene rağmen iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) henüz ciddi bir iktidar alternatifi çıkmadı.

Ekonomik kriz, darbeler, dış politikada yaşananlar, mülteci meselesi, hukuksuzluklar, rüşvet, yolsuzluk, nepotizm, ayrımcılık, iç ve dış savaş tehditleri, ülkenin itibarsızlaştırılması gibi irili ufaklı ne kadar olumsuzluk yaşanırsa yaşansın iktidarın oy oranı yapılan tüm araştırmalarda belli bir sınırın altına düşmüyor.

Bu sınır şimdilik yüzde 30-35 bandında.

Türkiye’de toplumun yüzde 65’lik kısmı kendisini sağ muhafazakâr olarak, yüzde 20-25 arası da sol-sosyal demokrat olarak görüyor. Kalan yüzde 10-15 ise ortada kalanlar.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYİN ⬇️

İktidarı belirleyen kesim de bu 10-15’lik kesim oluyor. Onlar ne yöne eğilim gösterirse o taraf ya iktidar ya da ortağı oluyor.

Şu an itibarıyla ülkede heyecan dalgası teşkil edecek ve umutsuzluğa çare olacak ne bir parti ne de yeni oluşum var. Buna AKP’den kopan ve parti kurma arefesinde olan isimler de dahil.

Oysa 2001 ekonomik krizinde kurulan AKP toplumda yeni bir heyecan dalgası başlatmaya muvaffak olmuştu.

Bunun başlıca sebepleri şöyle özetlenebilir: O tarihe kadar İslamcı (kendi tabirleriyle) kesimin iktidarda denenmemiş olması, 3Y (yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele) ve bunların ortadan kaldırılacağı sözü.

Komşularla sıfır sorun, içeride-dışarıda barış, kardeşlik, toplumsal huzur, refah ve mutluluk vaatleri AKP’yi iktidar yaptı.

Toplumun tüm kesimleriyle mutabakat sağlayarak iktidar olan AKP ilk dönemi sonrası bütün vaatleri ve taahhütlerinin tam tersini yapmakla kalmadı, her türlü sonuç ve şarta rağmen kendini sürekli iktidarda tutacak alt yapıyı kurmanın çarelerini aradı.

Bütün bu olup bitenlere rağmen hiçbir muhalif hareketin henüz ve hâlâ ciddi bir iktidar alternatifi olamayışı muhalefetin gece-gündüz cevabını araması gereken temel mesele olduğu ortadadır.

Lakin muhalefetin bunu çok fazla dert ettiği de söylenemez. Muhalefetin iktidar olmak için ilk ve tek beklentisi ekonomik kriz sebebiyle çaresiz kalanların, kızgınlık ve çaresizlik neticesinde iktidardan yüz çevirmesi.

AKP kendi oy çevresini olası krizlerden koruyabildiği müddetçe bu da mümkün görünmüyor.

Yeni bir iktidar oluşumu için geriye tek ihtimal kalıyor: AKP içerisinden kopup gelecek olan parçaların gücü ve büyüklüğü.

YENİ OLUŞUMLARIN ETKİSİ 

Ali Babacan ve ekibi uzun zamandır sessizce iktidar hazırlığı yapıyor. O cenahtan kamuya yansıyan çok az şey var. Bu sebeple nasıl bir manifesto ile huzura çıkacağı henüz bilinmiyor. Tahminde bulunmak için erken.

Ahmet Davutoğlu ve ekibi uzunca bir zamandır sahada ve son günlerde kendilerini istemsizce bir kavganın içinde buldular.

Bu aşamadan sonra geri dönüşü mümkün olmayan bir yola girdiler. Zaten AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın gönderdiği tüm elçiler de eli boş döndü.

Davutoğlu’nun birkaç gün içinde partinin kuruluşunu gerçekleştireceği somutlaştı.

Babacan ise hâlâ beklemede.

Tüm ideolojileri denemiş ve hayal kırıklıkları yaşamış bir toplum, en fazla da İslâmcıların ihanetine uğramış olarak yeni bir tercihi gönülsüzce ve mecburen yapacak.

Onca yaşanmışlıklardan sonra iktidarın oylarını menfaatler, muhalefetin oylarını da iktidardan nefret edenler ve çaresizlerin toplamı belirleyecek.

Eğer bir ülkede iktidar canının her istediğini istediği şekilde yapabiliyor ve bir bedel ödemiyorsa bütün olan bitene rağmen muhalefet iktidar alternatifi olamıyorsa o toplumda umutsuzluk ve çürüme had safhada demektir…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin