MİT’ten ‘temiz kâğıdı’ yoksa taşerona kadro yok

HABER-İNCELEME | SEMİH ARDIÇ

Evvela şunun altını çizelim: ‘Taşeron’ diye yazılan, ‘kaldırım ihaleleri’ ile nam salan sistem

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarında partiye yakın şahısları zengin etmenin en kestirme yolu haline geldi. Belediyelerden karayollarına, hastanelerden okullara kadar her kamu müessesesinde hariçten hizmet satın almak tercih edildi.

Zahiren verimli ve faydalı gibi gelen sistemin içi çalışanları yakıyordu. Taşeron işçi izin, maaş, kıdem ve emeklilik gibi haklarda kendisi ile aynı işi yapan kamu işçisine nazaran mağduriyetler yaşıyordu. Senelerdir feryatlara kulak tıkayan hükûmet adaletsizliği giderme hususunda Yargıtay kararlarını bile kale almadı.

TAŞERONA KADRO, ZARRAB’A KARŞI HAMLE Mİ?

Hükûmet üzerinden kaç seçim geçen o vaadini bir anda hatırlayıverdi. Her ne hikmetse ‘hayırsever’ Reza Zarrab’ın ABD’de New York Güney Eyalet Mahkemesi’nde İran-Türkiye arasındaki kirli ticaretin bütün sırlarını tek tek itiraf ettiği günlerde ‘taşerona kadro’ için üç dört bakanlık birden seferber edildi.

Bilvesile ifade edeyim: Herkesin kalıcı ve düzenli bir gelirinin olmasına kimse itiraz etmez. Lakin insanları kamuda istihdam ederken hakkaniyet, adalet, liyakat ve şeffaflık düsturlarından zerre kadar taviz verilmemeli. ‘Taşerona kadro’ diye açıklanan paketin iktidarın keyfi nasıl istiyorsa öyle hazırlandığı o kadar belli ki!

ERDOĞAN ‘TAMAM’ DEMİŞSE GERİSİ TEFERRUAT

Muhalefete, konunu taraflarına bilgi verme ihtiyacı bile hissetmediler. AKP lideri ve Reis-i Cumhur Recep Tayyip Erdoğan kürsüden müjdeyi vermişse gerisi teferruattır. Taşeron sistemini lağvedecek yeni kanun tasarısı 2017 senesi bitmeden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kanun haline gelecek ve 900 bin kişi kamuda kadro tahsis edilecek.

Taşeron firmalar tarafından istihdam edilen 900 bin işçi (belediye ve İl Özel İdareleri’ndeki işçiler dahil) daimî işçi statüsüne (4D) alınacak. İlaveten 4C statüsündeki 24 bin kişi de memur (4B) kadrosuna geçecek. Mevsimlik işçilere de 4 ay fazladan çalışma hakkı (9 ay 29 güne çıkarılıyor) tanınacak.

ESAS MALİYET SAKLANIYOR

Hâdisenin müjde kısmı buraya kadar. Taşeron paketinin esas maliyeti mevzuat değişikliğinin muğlak kısımlarında mahfuz.

Çalışanlara bakan veçhesinde hali hazırda kim, ne kadar maaş alıyorsa aynı maaşı kadroya geçince de almaya devam edecek. Nasıl olacağı meçhul! Aynı işyerinde aynı işi yapan kadrolu iki işçi arasında bin 500 liraya yakın maaş farkının çalışma ahengini bozmaması sürpriz olur.

Bugüne dek taşeron firmaların sebebiyet verdiği mağduriyetin başında gelen maaşlardaki adaletsizlik devletin patronluğunda da devam edecek. 52 günlük ikramiye de sus payı olacak.

‘SAKINCALI’ DİYE FİŞLENEN LİSTEYE GİREMEYECEK

Taşeron işçiler için kadro çantada keklik değil. Devleti mahkemeye verenler davaları kazansa bile haklarından feragat etmeden kadro için müracaat edemeyecek. Her müracaat eden işçinin gıyabında Millî İstihbarat Teşkilatı’ndan (MİT) rapor alınacak.

Dikkat edilirse mahkeme kararından bahsetmiyoruz. Adlî sicil (sabıka) kaydı tamam. MİT’den temiz kâğıdı ne demek? İktidar MİT’i dilediği gibi yönlendirecek, muhalif bulduklarını hukukî mesnetten mahrum MİT raporu ile ‘sakıncalı’ ilan edecek. Kadroya giremeyenler halk nezdinde açık hedef haline gelecek. MİT’in yaptığı fişlemeler yüzünden başka işlerde çalışması da mümkün olmayacak.

AKP, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kıyımına esas teşkil eden fişlemeleri taşeron işçileri kadroya alırken de kullanacak.

MÜLAKAT EŞİTTİR İLTİMAS

AKP’den ‘hamilî kart yakînimdir’ kartviziti alabilenler mülakat ve yazılı imtihana girmeye hak kazanacak. Mülakatı kim yapacak? AKP’li bürokratlar. Lise (TEOG) ve üniversiteye giriş imtihanlarının hali ortada iken taşeron işçinin gireceği imtihandan ne beklenebilir ki! Hepsi idare-i maslahat olarak tatbik edilecek. AKP’den gelen listedekiler kadroya geçecek, diğerleri ise hazır işinden de mahrum kalacak. Suistimallerin bini bir para olacak.

Kaç kişinin kadroya geçeceğini bugünden ifade etmek hatalı bir tavır olur. Bir an için MİT’in kimseyi fişlemediğini ve iktidarın taşeron çatısı altındaki herkesi tefrik etmeden kadroya aldığını tasavvur edelim. O halde 900 bin kişi kadroya geçecek.

EKONOMİYE MALİYETİ NE OLACAK?

Maliye Bakanı Naci Ağbal bu kadar işçinin bütçeye maliyet getirmeyeceğini söylüyor. Bu ne kadar doğru? 75’i ikiye bölünce 35 neticesine vararak Matematik seviyesini ele veren Ağbal’a hatırlatalım ki bu işçilerin sigorta primi, vergi ve diğer hakları 12 ay boyunca tamamen bütçeden karşılanacak.

2018 Bütçe Kanun Tasarısı, Plan Bütçe Komisyonu’ndan geçti ve Genel Kurul’da müzakere ediliyor. Taşeron işçilerin kamuya 1 Ocak itibarıyla geçecekse bütçede onlar için ne kadar tahsisat konulacak? Yoksa 28 milyar liralık vergi zammı paketi bunun için mi hazırlandı?

Bütçesi 60 milyar liradan fazla açık veren Türkiye’de yüz binlerce kişiyi daimî kadroya almanın elbette bir maliyeti olacak. O maliyet Hazine’nin yüksek faizle daha fazla borç alması ve dövizin el yakmaya devam etmesidir.

TEDAVİ MASRAFI DA VATANDAŞTAN

‘Devleti küçülteceğiz. İşçi ve memur sayısını azaltacağız’ diye gelenler, işçi sayısında Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırıyor. Memur sayısı AKP devrinde 2,4 milyondan 3,4 milyona tırmandı. 320 bin olan işçi sayısı da yeni düzenleme ile katlanacak.

Taşeronluk sistemini suistimal ederek kangren haline getirenlerin tedavi masraflarını yine vatandaşa yıkmasına ne denileceğine karar veremedim. Vatandaşın bu cebinden aldığı parayı diğer cebine eksilterek koyan AKP’nin bu taktikle oylarının artma ihtimali yok mu?

Cevap vermek içimden gelmedi. Susma hakkımı kullanıyorum.

Kadroya gireceklere hayırlı, ‘diğerleri’ kategorisinde kalacak herkese şimdiden geçmiş olsun…      

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin