Merkez Bankası faiz indirimi için pusuya yattı: Zoraki ‘pas’!

HABER İNCELEME | YUSUF DERELİ 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) piyasaların merakla beklediği Para Politikası Kurulu faiz kararını açıkladı. Beklentilere paralel olarak faizi yüzde 19’da sabit tuttu. Zaten başka şansı da yoktu. Ancak karar metninde sıkılaşma vurgusu yapan ifadelerin yer almaması dikkat çekti. Merkez Bankası’nın karar metninde önceki metinden farklı olarak ‘uzun bir müddet sıkı duruş’ ve ‘gerekmesi durumunda ilave parasal sıkılaşma yapılacak’ ifadeleri çıkarılmıştı. Söz konusu ‘müdahale’ Merkez Bankası’nın bulduğu ilk fırsatta faizleri indireceği şeklinde yorumlandı.

Eski Merkez Bankası baş ekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara, “Karar metninden ‘gerekmesi durumunda ilave sıkılaşma yapılacaktır’ ifadesinin çıkması, maliyeti sıfır olan bir kasko sigortasını yakmaya eşdeğer.” diyor. Ekonomist Mustafa Sönmez ise MB’yi ‘ölü taklidi’ yapmakla suçluyor. Ekonomistlere göre sorun faizlerin yükseltilmesi ya da sabit tutulması değil; asıl mesele riskleri kalıcı olarak düşürecek yapısal reformların bir an önce hayata geçirilip geçirilmeyeceği. Aksi halde bugün faiz artırılarak düşürülen döviz, yarın faiz indirildiğinde yeniden yükselecek.

Merkez Bankası, yeni başkan Şahap Kavcıoğlu başkanlığındaki ilk toplantısını yaptı. PPK toplantısından beklendiği gibi yüzde 19 olan politika faizinin sabit tutulması kararı çıktı. Sürpriz yok. Zira Merkez Bankası’nın başka şansı yoktu. Faizleri indirse piyasalar tepki verecek ve dolar bir anda 8,50’lere doğru tırmanacaktı. Doların tırmanması ise maliyetlerin artması dolayısıyla mal ve hizmet fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor. Bu da zaten yüksek olan enflasyonun daha da tırmanması demek.

Normal şartlarda piyasayı ikna etmek için MB’nin yapması gereken faizleri göstermelik de olsa 100 baz puan artırmasıydı. Ancak bunu da yapamazdı zira Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki tutumu biliniyor. Dolayısıyla Şahap Kavcıoğlu, suya sabuna dokunmayan bir karar aldı ve faiz oranını yüzde 19’da sabit tuttu. Şimdilik…

MERKEZ BANKASI, FIRSAT KOLLAYACAK

Ancak karar metninde küçük fakat önemli değişiklikler olduğu görülüyor. Naci Ağbal’ın son toplantıda aldığı 200 baz puanlık artışın ardından yayınlanan karar metninde ‘gerekmesi durumunda ilave parasal sıkılaşmanın yapılacağının’ altı özellikle çizilmişti. Ancak dün açıklanan metinde bu ifade yoktu. Bunun yerine, “Politika faizi enflasyon üzerinde oluşturulmaya devam edecek. ” deniliyor.

HANGİ ENFLASYON ORANI BAZ ALINACAK?

Muğlak bir ifade. Ayrıca hangi enflasyon oranı baz alınacak? TÜİK’in açıkladığı ve hiçbir inandırıcılığı olmayan yüzde 16 civarındaki enflasyon oranı mı baz alınacak yoksa halkın yaşadığı ve minimum yüzde 30 olarak ölçülen gerçek enflasyon mu? Diyelim ki enflasyon yüzde 19’a çıkarsa reaksiyon tam olarak ne olacak? Söz konusu ifadenin metinden çıkarılması MB’nin bulduğu ilk fırsatta faizleri indireceği şeklinde yorumlandı.

MUSTAFA SÖNMEZ: MERKEZ ÖLÜ TAKLİDİ YAPIYOR

Metinden sadece ek sıkılaştırma değil. ‘Enflasyonda kalıcı düşüşe ve fiyat istikrarına işaret eden güçlü göstergeler oluşana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla uzun bir müddet sürdürüleceği’ ifadesi ve yıl sonu enflasyon beklentisine vurgu da çıkartılmış. Ekonomistlere göre bunlar enflasyonla mücadelenin öncelik olmaktan yavaş yavaş çıktığına işaret ediyor.

Ekonomist Mustafa Sönmez’e göre Merkez Bankası ölü taklidi yapıyor: “TCMB, yüzde 19 faize devam dedi; ölü taklidi yani. 9 Nisan haftasında da yabancı çıkışı durmuş. Belki de dövizde iniş bekliyorlar.”

Ekonomi profesörü Fatih Özatay ise “Faiz ne olacak? Ne önemi var? Bugün sabit tut, yarın düşür, sonra artır, tekrar sabit tut, düşür… Bir sonu yok ki… Asıl mesele faiz değil. Kalıcı olarak riskimizi düşürecek bir programının uygulanıp uygulanmayacağı ve bu programın unsurları önemli.”

EMRE ALKİN: ENİNDE SONUNDA FAİZİ İNDİRECEKLER

Altınbaş Üniversitesi’nden Prof. Dr. Emre Alkin, MB’nin kararını şu cümlelerle yorumladı: “MB yeni yönetimi eninde sonunda faizleri indirecek. Orta vadeye yayılacak. Faizleri yükseltmek kimsenin hoşuna gitmez. Bu bir mecburiyettir. Diğer taraftan her zaman negatif reel faiz vermek de bir ülkenin ekonomisini uçurmaz. Tarihe dönüp baktığımızda enflasyondan daha düşük faiz vererek büyük bir kalkınma gerçekleştirmiş bir ülke yok. Burada esas enflasyonun düşük bir seviyeye indirmek ve bir tık fazla faiz oranı vererek toplumun elinde bulunan tasarrufları aracılara, bankalara kanalize ederek fon akışını sağlamak. Dolayısıyla MB, bu kararı almaya mecburdu. Başka çaresi yoktu. Ancak fırsatlarını buldukları anda faizleri indirecekler.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin