Merkez Bankası eski günlerine dönüyor!

HABER İNCELEME | YUSUF DERELİ 

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Merkez Bankası başkanı dayanmıyor. 7 Kasım’da Murat Uysal’ın yerine atanan Naci Ağbal, tıpkı selefi gibi bir gece yarısı operasyonuyla görevinden alındı. Yerine ise iktidara yakın Yenişafak’ın ekonomi yazarlarından Şahap Kavcıoğlu atandı. Ağbal, perşembe günü yapılan son toplantıda politika faizini 200 baz puan artırarak faizi yüzde 19’a çıkarmıştı. Yeni Şafak gazetesinin Cuma günkü sayısında hedef gösterilen Ağbal, ‘faiz lobisinin adamı’ olmakla suçlanmıştı.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Herkes bu sorunun cevabını arıyor ancak ekonomistler de bu konuda çaresiz. Erdoğan’ın hamleleri MB’ye olan güveni yerle bir etmiş durumda. Yeni başkanın tıpkı Erdoğan gibi ‘yüksek faizden’ şikayet ettiği biliniyor. Bugüne kadar yazdığı bir çok yazıda bundan yakınmış. “Faizler indirilecek mi?” sorusuna dün yapılan ilk açıklamada belirsiz bir cevap verildi. PPK toplantılarının ‘daha önce kamuoyuna ilan edilen takvime uygun şekilde’ yapılacağını açıkladı. Bir sonraki toplantı 15 Nisan’da yapılacak. Olağanüstü bir toplantıyla faizleri indirmesi pek mümkün görünmüyor.

BANKA GENEL MÜDÜRLERİYLE ‘ACİL’ TOPLANTI

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, göreve gelmesinin hemen ardından durum değerlendirmesi yapmak üzere dün akşam üstü banka genel müdürleri ile bir toplantı yaptı. Reuters’ın bankacılık kaynaklarında dayandırdığı bilgiye göre Kavcıoğlu, birinci önceliklerinin enflasyonla mücadele olacağını söyledi. Yine bankacıların aktardığına göre ani bir para politikası değişikliğine gitmesi de beklenmiyor. Ancak 15 Nisan’daki toplantıda en azından 200 baz puanlık bir faiz indirimi söz konusu olabilir.

128 MİLYAR DOLARI AÇIKLAMASI BEKLENİYOR

Şahap Kavcıoğlu, 2 Mart’ta Yeni Şafak’ta kaleme aldığı bir diğer yazısında rezervle ilgili eleştirilere yanıt vermediği için Merkez Bankasına yüklenmişti. Şöyle diyordu: “Aslında bu konunun TCMB tarafından açıklanması yararlı olurdu. Ancak TCMB’den bir açıklama gelmeyince, sanki bu konuşulan 130 milyar dolar bir yerlere uçtu gitti gibi algılanıyor. Tabii muhalefet de siyasi olarak bir şey bulmuş gibi bunu gündemde tutmaya çalışıyor….”

Şimdi bütün kamuoyu Kavcıoğlu’nun, heba edilen 128 milyar doları açıklamasını bekliyor. Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervi hangi tarihte, nasıl, kime ve kaç liradan satıldı sorularına Kavcıoğlu’nun ne cevap vereceği merak konusu.

21 AYDA MERKEZ BANKASI BAŞKANI 4 KEZ DEĞİŞTİ

Merkez Bankası’nın başkanı 21 ayda 4. kez değişti. Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, ‘laf dinlemediği’ gerekçesiyle 8 Temmuz 2019 görevden alınmıştı. Yerine yardımcısı Murat Uysal atandı. Uysal’ın ilk yaptığı iş tıpkı Erdoğan’ın istediği gibi faizleri düşürmek oldu. 25 Temmuz 2019’da yüzde 24’ten yüzde 19,75’e indirilen politika faizi, üst üste 9 toplantıda düşürülerek yüzde 8,25’e çekilmişti.

Doların tırmanması üzerine yaklaşık iki yıl sonra Eylül 2020’de politika faizi 200 baz puan artırılarak 10,25’e çekildi. Ancak bu faiz artışı işe yaramadı. Dolar 8,50’ye tırmandı ve Murat Uysal’ın ipi çekildi. 7 Kasım 2020’de (cuma gece yarısı) görevden alındı. Yerine Naci Ağbal getirilmişti.

AĞBAL NEDEN GÖREVDEN ALINDI?

Naci Ağbal, doğru işler yaptı. Sıkı para politikası uygulayacağını açıkladı ve dediğini kısmen de olsa yaptı. Elinde rezerv kalmadığı için faiz silahını kullandı ve para politikası faizini yüzde 19’a çekti. Türkiye’nin dünyada en yüksek faiz veren 7. ülke durumuna gelmesinin sorumlusu Ağbal değil. Ağbal, kendinden önceki yönetimin günahlarının bedelini ödedi. Ancak iddiaya göre Ağbal’ın görevden alınmasının temel nedeni faizleri yükseltmesi değil.

Ekonomist Barış Soydan’ın bir AKP’li kaynağına dayandırdığı iddiaya göre Erdoğan’la Ağbal’ın arası son dönemde bozulmuş. Bunun nedeninin de Ağbal’ın, kayıp 128 milyar dolar için Berat Albayrak’ı koruyan açıklamalar yapmaması. Erdoğan bu konuda bir çok kez konuşmuş ve damadını savunmuştu. Ayrıca Ağbal’ın kayıp 128 milyar doların kimlere ve nasıl satıldığının da peşine düştüğü iddiaları var. Bu da Erdoğan’ı rahatsız etmiş.

1 YORUM

  1. ‘128 milyar dolar’ aklın hayalin alamayacağı bir rakam. Bu parayı kullanarak otomotiv yan sanayi, makina-kimya, tarım-hayvancılık, bilişim, enerji ve otomasyon alanlarına yapılacak ArGe ve imalat destekleri, doğru yönlendirme ve sonuç odaklı izleme-denetim, sayesinde ülkeyi 6 yılda kalkınırdı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin