Mafya polisler sahada!

HABER İNCELEME | İLKER DOĞAN

AKP rejimi, Türkiye’yi tam anlamıyla ‘mafya’ devletine dönüştürdü. İnsanlar evlerinin önünde hem de polisler tarafından kaçırılıp, fidye isteniyor! Rezaletin son örneği İzmir’de yaşandı. Sözde ‘f.tö’ soruşturması şüphelisi Adem Özdaman, 16 Kasım gecesi eli silahlı ve maskeli 5 kişi tarafından kaçırıldı. Kaçıranlar, 1 saat sonra aileyi arayarak yüklü miktarda para istedi. Telefondaki haydutlar, Özdaman’ın eşine, “Elimizde 100 kişilik liste var!” diyordu. Ailenin avukatı Abdi Yaşar, durumu Jandarma İstihbarat’a bildirdi. Aralarında iki polisin de bulunduğu haydutlar, aileyle pazarlık yaptıkları sırada suçüstü yakalanarak gözaltına alındı.

Arkadaşlarının gözaltına alınması üzerine aileye bir video gönderen çete, ‘şikayetinizi çekin, kocanızı bırakalım’ dedi. Tutanakla şikayetten vazgeçilmiş gibi yapıldı. Ve Adem Özdaman gece yarısı 04.00 sıralarında eli yüzü kanlı bir şekilde evinin iki sokak arkasına bırakıldı. Ancak rezalet sadece çete elemanlarının yaptıklarıyla sınırlı kalmadı. Sırf mağdur olan Adem Özdaman’ı bırakmamak için emniyette apar topar ‘uyuşturucu kullanmak’ suçundan işlem yapıldı, gözaltı kararı çıkarıldı. Silahlı kişilerce kaçırılan, darp edilen, ailesiyle tehdit edilen Özdaman, dosyada ‘şüpheli’ haline getirildi. Özdaman dün akşam saatlerinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Avukatı, müvekkilinin Manisa Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi’ne yatırılacağını duyurdu.

Türkiye’de son 100 yılın insanlık suçları işleniyor. Hem de bütün kamuoyunun gözlerinin önünde. İnsanlar güpe gündüz eli silahlı kişilerce kaçırılıyor, aylarca işkence ediliyor. Aylar sonra o insanlar emniyette bulunuveriyor.

Ancak artık bu rezalet bir adım daha öteye taşındı! İzmir’de sözde ‘f.tö’ soruşturması şüphelisi Adem Özdaman, 16 Kasım gecesi 23.00 sıralarında babasının evinin bulunduğu sokakta eli silahlı ve maskeli 5 kişi tarafından kaçırıldı. Aralarında 1’i asayiş, diğeri TEM şubeden iki polisin de bulunduğu haydutlar daha sonra Özdaman’ın ailesini aradı. Aileden yüklü miktarda para istendi. Özdaman’ın eşi hemen avukatları Abdi Yaşar’a ulaştı. Avukat, durumu İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne bildirdi ancak hiç bir sonuç alamadı. Duruma tepkisini sosyal medya hesabı üzerinden gösteren Yaşar, “Dün gece f.tö şüphelisi müvekkilim mafya tarafından kaçırıldı. İzmir Emniyet Müdürlüğü neden birşey yapmıyorsun?” ifadelerini kullandı.

EMNİYET’E GİTME, BİZ SENİ GÖRÜYORUZ!

Avukat Abdi Yaşar’ın aktardığına göre Adem Özdaman’ı kaçıran ve aralarında polis müdürlerinin de bulunduğu haydutlar, gece yarısı 03.00 sıralarında aileyi arayarak tehdit etti. Haydutların, kaçırdıkları kişinin babasını telefonla arayarak, “Boşuna emniyete gitme. Biz seni görüyoruz.” dedi.

ELİMİZDE 100 KİŞİLİK LİSTE VAR!

Haydutlar, Adem Özdaman’ın eşini aradığında söyledikleri yaşanan ve gelecekte yaşanması muhtemel kaçırılma olaylarına da ışık tutuyor. Şöyle diyor haydutlar Özdemen’ın eşine; “Elimizde 100 kişilik liste var!”

Bundan sonra yaşananları Avukat Abdi Yaşar şöyle anlatıyor; “Olayı haber alır almaz derhal asayiş şube, terörle mücadele, jandarmayı aradım. Adem beyin eşini ve kardeşini oraya yönlendirdim. Jandarma Karakolu’nda tam 5 saat boyunca resmi işlemlerin bitmesini beklediler. Herhangi bir netice alamadık.

İŞİ KÖKTEN ÇÖZECEĞİZ!

“Müvekkilimi  kaçırdıktan 1 saat sonra babasını arayıp yüklü miktarda para istediler. Aileye ses kaydı yaptırdım. Dün (17 Kasım) öğlen saatlerinde birisi müvekkilimin yaşlı babasını aradı. ‘Biz adem’in işini kökten çözeceğiz. 3 önemli adam getiriyorum. Bu adamlar sizin işinizi çözecek’ dediler. Müvekkilin babası beni aradı. ‘Benim de gelmem koşuluyla kabul et’ dedim.”

FİDYE PAZARLIĞINDA GÖZALTI

“O arada Jandarma İstihbarat’a gittim. Durumu anlattım. Savcı ve Jandarma’dan onay aldıktan sonra aile ile adamlarla görüşmeye gittik. Görüşme de 1 tanesi kadın olmak üzere 5 kişi vardı. Bana polis olduklarını ve Adem’i bulacaklarını söylediler. Gelen şahıslardan biri sosyal inceleme de polis müdürü, biri asayiş şubede müdür, diğeri de Karşıyaka Emniyet Müdürü’yüm dedi. Para konuşulmaya başlandığı anda ayağa kalktım. Jandarmaya istihbarat gözaltı işlemi yaptı.”

ŞİKAYETTEN VAZGEÇİN, EŞİNİZİ BIRAKALIM!

“Bu arada müvekkilin eşine bir tane video geldi. ‘İfadenizi cekin, bizden şikayetçi olmayın. Eşinizin sizin haberiniz olmadan evden ayrıldığını karakola gidip bildirirseniz eşinizi bırakacağız’ diyorlardı. Hemen Jandarma ile konuyu paylaştım. Tutanak ile şikayetten vazgeçilmiş gibi yaptık.”

DARP EDİLMİŞ HALDE SOKAĞA BIRAKTILAR  

“Gece 04.00 sıralarında müvekkil eli yüzü kanlı şekilde müvekkilin evinin iki sokak arkasına bırakıldı. Müvekkilin yanında uyuşturucu kullanmışlar, darp etmişler. Ama genel olarak sağlığı iyiydi. Polis ve diğer 4 kişi şu anda gözaltında ama diğerleri hala serbest dolaşıyorlar.”


‘Mağdur’ hakkında gözaltı kararı 

İzmir’deki rezalet haberde anlatılanlarla sınırlı kalmadı. Adem Özdaman’ın avukatıyla görüşmesi kısıtlandı. Ardından mağdur olan Özdaman’ı bırakmamak için hakkında ‘uyuşturucu kullanmak’tan soruşturma açıldı ve gözaltı kararı çıkarıldı. Karara itiraz etmek için adliyeye giden Avukat Ertan Güngör, ‘nöbetçi savcıyı’ bulamadı. Güngör, adliyede nöbetçi savcı olmadığını çektiği görüntüyle belgeledi.

Avukat Abdi Yaşar, yaşananlara tepkisini şu sözlerle gösterdi: “OHAL fiilen hala devam mı ediyor! Avukat  ile görüşmeyi kısıtlamak neyin nesidir. Müvekkilin dosyasına neden kısıtlama getiriyorsunuz? Delillerinin görmediğimiz sorulara neden cevap veriyoruz?”

‘MAĞDUR’KEN ‘ŞÜPHELİ’ OLDU!

“Mağdur olan müvekkilimi sırf gözaltında tutabilmek adına uyuşturucu kullanma suçundan ek soruşturma açıp, ‘şüpheli’ konumuna da düşürdüler. İşin ucunu ve olayı farklı yere çekmeye çalışmak gerçeği değiştirmez. Kaçıranları siz bulamaz iseniz kim bulacak? Biz, müvekkilimin yanında uyuşturucu kullandıklarını, piskolojisinin yerinde olmadığını söylememize rağmen dün gece hastaneden çıkardılar. Doktorlarla ilgili de suç duyurusunda bulunacağız.’

1 YORUM

  1. Bu rezilliği AİHM’de , Avrupa Birliği ve Avrupa parlamentosunda dile getiremiyoruz. Bunu en iyi anlatacak olanlar Avrupa’daki ihraç hâkim ve savcılar. Ama onların esamesi okunmuyor.
    İhraç hakim ve savcılar bağımsız hukuk platformu oluşturup Türkiye’deki hukuksuzlukları deliller ile anlatabilir. Avrupa’da örgütlü gücün yoksa bir şey ifade etmezsin. İhraç hakim ve savcılar elini taşın altına koymadığı sürece bu böyle devam eder.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin