Kumpas iddiaları güçleniyor: 10 soruda amiraller bildirisi

HABER ANALİZ | İLKER DOĞAN 

Emekli 104 amiralin imzasını taşıyan ‘Montrö’ bildirisiyle ilgili ‘kumpas’ iddiaları güçlenmeye başladı. İktidar temsilcileri, ilk dakikadan itibaren bildiriden özellikle ana muhalefet partisini sorumlu tuttu. Ancak ortaya atılan son iddialar iktidar, küçük ortağı MHP ve en küçük ortağı Doğu Perinçek’i yalanlıyor. Emekli amirallerin duyurusunu yayınlayan Avaztürk Genel Yayın Yönetmeni Zihni Çakır, önceki gece katıldığı bir televizyon programında metnin kendilerine gelmeden önce bir AKP bakanın eline ulaştığının kendisine söylendiğini aktardı.

Emekli Tümamiral Semih Çetin ise, kendisine WhatsApp’tan gönderilen metinde 4 Nisan değil, 6 Nisan yazdığını açıkladı. Çetin, “Bana gönderilen metinde ‘Yüce Türk Milletine’ diye bir ifade de yoktu.” dedi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sadece bir gecede amirallerin tüm irtibatlarını ortaya çıkardıklarını açıklaması da kafalardaki soru işaretlerini artırdı.

3 Nisan gecesi yayınlanan ‘Montrö’ bildirisi Türkiye’nin gündemini de bir anda değiştirdi. Emekli amirallerin, Tuğamiral Mehmet Sarı’nın cübbe ve sarık ile fotoğrafları ve Montrö  tartışmaları üzerine yayımladığı açıklama ülke gündeminin en önemli maddesi haline geldi.

İktidar temsilcilerinin ‘darbe imalı’, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ‘zevzeklik’ olarak nitelendirdiği bildiri konusunda CHP ise iktidarı suçluyor. Ana muhalefet partisine göre iktidar ‘sahte gündem’ oluşturarak ‘bildiriden darbe çıkarmaya’ çalışıyor.

Bildirinin yayınlanmasının üzerinden 1 hafta geçti. Ancak iktidarın ‘darbe’ imasını güçlendirecek bir delil henüz ortaya konulmuş değil. Amirallerin gözaltı süresi önceki gün uzatıldı. Yeni açıklamalar ise emekli amirallere kumpas kurulduğu iddiası daha güçlendirdi.

Sorularla ‘Montrö’ bildirisi ve sonrasında yaşananları aktaralım;

1: Bildiri ne zaman yayınlandı, suçlama ne?

104 emekli amiralin imzasını taşıyan bildiri 3 Nisan gecesi Avaztürk ve Veryansın TV’de yayınladı. Avaztürk’te yayınlanma saati 23.40. Veryansın TV’de ise 22.54’de yayınlandı.

Açılan soruşturma TCK’nın 316/1 maddesinde yazılı ‘devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suç işlemek için anlaşma’ iddiasıyla yürütülüyor. Emekli amiraller, söz konusu bildiriyle ‘darbe iması, darbe çağrışımı’ yapmakla suçlanıyor. Ancak TCK’da böyle bir suç yok! Metinde imzası bulunan 10 emekli amiral 5 Nisan Pazartesi günü gözaltına alındı.

2: ‘Darbe iması’ iddiasının kaynağı ne?

İktidarın ‘bildiri’den darbe iması çıkarmasının en önemli delili yayınlanma saati, ‘Yüce Türk Milletine’ ifadesiyle başlaması ve açıklamanın içerisinde ‘aksi taktirde’ ibaresiyle başlayan bir ‘koşul’ cümlesinin yer alması. Yani bildiri gece yarısı değil de gündüz yayınlansa ve içerisinde ‘aksi taktirde’ gibi bir ifade olmasa sorun yok!

3: Montrö tartışması nereden çıktı?

Montrö’yü tartışmaya açan kişi TBMM Başkanı Mustafa Şentop. Kendisine yöneltilen bir soru üzerine Şentop, 29 Mart’ta, “Cumhurbaşkanı, Montrö’den de diğer uluslararası anlaşmalardan da çekilebilir.” ifadelerini kullanmıştı. Montrö’yle ilgili daha önce Erdoğan da benzer açıklamalar yapmıştı.

4: Montrö neden önemli?

Montrö Boğazlar Sözleşmesi Türkiye’nin egemenliğinin ve bağımsızlığının uluslararası toplumda kabul edildiğinin göstergesi kabul ediliyor. Boğazlar konusunda Türkiye’ye tam yetki veriyor. Karadeniz’e kıyısı olmayan devletlerin uçak gemilerinin, hattı harp gemilerinin ve denizaltılarının boğazlardan geçmesi yasak! Ticari gemiler ise çok cüzi bir ücret ödeyerek boğazları kullanabiliyor. Türkiye, savaş durumunda ticari gemilere bile boğazları kapatma yetkisine sahip.

5: İktidar Montrö’den rahatsız mı?

AKP’li Recep Tayyip Erdoğan’ın Montrö rahatsızlığı sır değil. Kanal İstanbul’la ilgili yapılan eleştirilere 23 Aralık 2019’daki konuşmasında Montrö’yü hedef alarak cevap vermişti Erdoğan: “Her şeyden önce Montrö Antlaşması Türkiye’ye ne kazandırmıştır, ne kaybettirmiştir bunu hiç düşündünüz mü? Bunların hepsini anlatacağız.”

Daha sonra da benzer açıklamalar yaptı.

6: Kanal İstanbul’un Montrö’yle ne alakası var?

Montrö’ye göre ticari gemiler çok cüzi ücretler (1.500-5.000 dolar arasında) ödeyerek boğazları kullanıyor. Yıllık 40 bin civarı gemi geçiyor. İktidar bu gemilerden para kazanmak istiyor. Kanal İstanbul’un bunun için inşa edildiği ileri sürülüyor. Ancak sorun şu ki, ticari gemileri zorla Kanal İstanbul’a yönlendiremezsiniz… Bu da bizi iktidarın asıl amacının güzergahtan elde edilecek rant olduğu sonucuna götürüyor.

7: ABD, Montrö’yle neden ilgileniyor?

Montrö’de Karadeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişi bir takım şartlara bağlanmış. Sözleşmenin 18. maddesine göre gemilerin toplam tonajının 30 bin tonu aşmaması gerekiyor. Ayrıca amaçları ne olursa olsun söz konusu gemilerin Karadeniz’de kalma süresi 21 günü geçemiyor. ABD ise istediği zaman Karadeniz’e girip, serbestçe dolaşmak istiyor. ABD’li yetkililer bu konuda bir çok kez açıklama yaptı ve Montrö’den rahatsızlıklarını dile getirdi.

8: Kanal İstanbul, Montrö’yü tehlikeye atar mı?

Konunun uzmanlarına göre Kanal İstanbul, Montrö’nün bypass edilmesi, dolayısıyla Türkiye’nin egemenlik haklarının yok olması anlamına geliyor. Kanal İstanbul üzerinden ABD savaş gemilerinin Karadeniz’e açılması Montrö’nün hükümsüz hale gelmesi demek. Dolayısıyla Kanal İstanbul, Montrö’yü ciddi manada tehlikeye atıyor. Bu arada böyle bir durumda Rusya ile ilişkiler de bozulacak.

9: Amirallere kumpas mı kuruldu?

Son gelişmeler bildiri açıklayan amirallere kumpas kurulduğu iddialarını güçlendirdi. Bildiriyi yayınlayan Avaztürk Genel Yayın Yönetmeni Zihni Çakır, önceki gece katıldığı televizyon programında, “Bu bildiriyi bana gönderen kaynağım, benden önce AKP’li bir bakana da gönderdiğini söyledi. İsmi de bende gizli.” dedi. Aynı programda konuşan emekli Tümamiral Semih Çetin de emekli amirallerin bulunduğu WhatsApp grubuna gönderilen son taslakta başlıkta ‘Yüce Türk Milletine’ ifadesi olmadığını açıkladı. Çetin, “Bildirinin altında ise tarih 6 Nisan’dı fakat 4 Nisan’da basına sızdı.” ifadelerini kullandı. Bildirideki tarih neden değiştirildi, o ifadeyi kim ekledi henüz bilinmiyor.

10: Kumpası kim kurdu?

Kamuoyunda pek dillendirilmeyen iddialardan biri Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek’in köşeye sıkışan iktidara nefes aldırmak için 104 emekli amirale tuzak kurduğu yönünde. İlk günden itibaren Ulusal Kanal ve Aydınlık gazetesinde emekli amiraller yerden yere vuruluyor. Ulusal Kanal’da katıldığı son programda da Perinçek, gözaltına alınan emekli amiral Cem Gürdeniz’i suçlamıştı. Perinçek, “Cem Gürdeniz, Rahmi Koç’un talimatıyla (Aydınlık’tan) ayrıldı. Gemiyi terk etti. Orada zaten kimliği ortaya çıktı. ‘Efendim Cem Gürdeniz bunu yapar mı’ diyorlar. Yapar, niye yapmasın,” diyor.

10: MİT, bu işin neresinde?

Bir başka iddia ise işin kumpasın bizzat MİT tarafından kurulduğu. İktidara yakın bazı gazetecilerin bildirinin yayınlanmasından hemen sonra imzası olan amirallerin haftalardır takip edildiğini söylemesi bu iddiayı destekliyor. Ayrıca İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, amiraller gözaltına alındıktan bir gün sonra yaptığı açıklamada, “CHP’ye üye olan 4, aileleriyle üye olan da yaklaşık 18 kişi var. Kimi kardeşi, kimi ablası, kimi oğlu, kimi kızı, aileleriyle beraber. O gece biz sabaha kadar uyumadık, çalıştık ve tüm irtibatlarını ortaya çıkardık.” demişti. 104 amiral ve akrabalarının tüm irtibatlarının 1 gecede ortaya çıkarılması mümkün değil. Söz konusu açıklama da amirallerin tuzağa düşürüldüğü iddialarını güclendiriyor.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin