Koronavirüs ve piyasalar

YORUM | HAKAN TANER

2020 yılının zor geçeceği, hatta bazı uzmanlara göre bir resesyon yılı olacağı öteden beri söyleniyordu.

2020 ile ilgili, Bill Gates Vakfı’na ait olduğu söylenen ve Koronavirüs sebebiyle çok canların yanacağını belirten bir bilgi notu dışında, bu konuda kapsamlı bir öngörü yoktu.

Ocak ayından bu yana normal zamanlarda bir yılda yaşanan bir çok şeye daha şimdiden şahit olduk. Her yeni ay bir öncekinin üstüne ilave felaketler koyarak geliyor.

Bu felaketlerin en büyüğü şimdilik Koranvirüs (Covid-19).

Çin’den yayılan bu hastalık kısa sürede tüm dünyayı esir aldı. Herkes kendi çapında bazı tedbirler almaya başlasa da henüz işin ne olduğu ve nereye varacağını kimse kestiremiyor.

Bu tehlikeyi ciddiye almayan Afrika ülkeleri dışında bir de Türkiye var.

Etrafındaki tüm ülkelerde hastalık emareleri görülen, hatta hastalığın en hızlı yayıldığı ülkelerden İran’dan her gün onlarca uçağın yüzeysel kontrollerle havalimanlarına indiği Türkiye gidişatla ilgili ne bir bilgi ne de açıklama yapıyor.

Türkiye konu ile ilgi bilgi vermediği için şimdilik Koronavirüs vakası yok kabul ediliyor.

Bu virüsle ilgili bir tespit var ki o da şu: Virüs antidemokratik ülkelerde daha hızlı bir yayılış gösteriyor, fakat bu ülkeler olan biteni kamuoyundan gizliyor ya da gerçekleri çarpıtarak aktarıyor.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

VİRÜSÜN PİYASALARA ETKİSİ

Çin salgından en fazla etkilenen ülke olacak. Yeni yıl sonrası hâlâ fabrikaların çoğunda işbaşı yapılamadığı gelen haberler arasında.

Çin’den ithalat yapan birçok ülkede stoklar bitme noktasına geldi, bu ülker Çin yerine yeni ikame ülkeler arıyor. Bu noktada Türkiye bu fırsatı da ıskalamazsa bu krizden güçlenerek ve tahmin etmediği bir düzelme ile çıkabilir.

Bunun için yapması gereken ilk şey bu işi ciddiye alıp buna göre önlem alması.

ABD piyasaları da bu virüs sebebiyle hafif bir sarsıntı geçirdi, fakat henüz artçı sarsıntılar devam ediyor.

Türkiye gibi kriz yaşayan ülkelerin işi oldukça zor. Zaten kendi içinde kriz yaşayan ülkelerin böyle bir atmosferden sağ çıkabilmeleri bile başarı sayılır.

Gelişmiş Avrupa Birliği (AB) ülkeleri içerisinde İtalya dışında diğerlerinde hastalıkla ilgili henüz ciddi bir durum yok ve Çin ithal mallarının tedarik sıkıntısı dışında bir sıkıntı şimdilik görünmüyor.

Koronavirüs daha önce görülen hastalıklara benzememesi tüm dünyayı buna karşı teyakkuza zorluyor.

Öyle görünüyor ki yılın geri kalan kısmında bu virüsle baş etmek için çaba göstereceğiz.

Türkiye şu ana kadar tam bir kapalı kutu. Er ya da geç Pandora’nın kapağı açılacak. Açıldığında nelerle karşılaşacağımız kimse bilmiyor.

İranlılar çoktan yurdun dört bir tarafına dağılmış ve çeşitli şehirlerden, Kastamonu Tosya’dan bile hastalıkla ilgili şüpheli vaka haberleri geliyor.

Bu kriz dünya ekonomisine milyarlarca dolar zarar yazacak. Şimdilik aşı ya da ilacı bulan yok. Çalışmalar devam ediyor. Bu keşfi yapanın da çok zengin olacağı muhakkak. Dileriz bu keşif çok geç olmaz.

New York Times’ta okuduğum bir makalede tavsiye olarak daha şimdiden tüm hastanelerin ve personelin buna hazırlık yapması ve hastane bahçelerine çadırlar kurulması, seyyar hastaneler ile sağlık sektörünün takviye edilmesi tavsiye ediliyor.

Aksi halde normal sağlık hizmetlerinin bile aksayacağı bu kez diğer hastaları da kaybetme riskinin olduğunun altı çiziliyordu.

Yetkilileri bu konuda daha ciddi, şeffaf, net bir iletişime ve doğru bilgilendirme ve yönlendirmeye davet etmek dışında elden gelen bir şey yok.

Kriz içinde kriz yaşıyoruz.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin