KONDA’dan erken seçim açıklaması

Konda Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, ‘Önümüzdeki yıllarda siyasette bizi neler bekliyor’ sorusuna da cevabı şöyle oldu: “2020 başlarken siyasi gerilimlerin artacağını söylemiştim. 2021 yılında da bu gerilimler yoğun olacak. Olağan koşullardan bakıldığında erken seçim olacağını sanmıyorum. Erken seçim olması için ön koşullar var.” dedi.

Erken seçim için birinci koşulun, iktidarın yönetim sisteminde hakimiyetini kaybetmiş olması gerektiğini söyleyen Ağırdır şunları söyledi:

“Yanlış ya da doğru yönetiyorlar tartışılır ancak devlet dediğimiz mekanizmaya hakimler. İkinci koşul, muhalefet öyle güçlenmiştir ki parlamentoda ya da siyaset zemininde iktidarın yönetme kapasitesi daralıyordur. Ancak muhalefette bir güçlenme söz konusu değil.

Üçüncü koşul ise iktidar sokaktaki hayatı yönetemiyordur. İşte burada bazı belirtiler var. Pandemi, pandemiye eşlik eden ekonomik kriz, dış politikadaki gerilimler gibi. Ama muhalefet güçlü olmadığı için iktidar seçim mecburiyetinde hissetmiyor kendisini. O nedenle 2021 yılında da bu tartışmalar çok sert olacak. 2022 yılına geldiğimizde evet, erken seçim olabilir. Ancak ben, 2023 seçimlerinin normal zamanında olacağını sanmıyorum.”

Bekir Ağırdır, Sözcü HaftaSonu’na konuştu. Bekir Ağırdır, gelecek seçimlerde oy kullanacak genç nesille ilgili de çarpıcı tespitler yaptı. “Sizce, gelecek seçimlerde sonucu Z kuşağı mı belirleyecek” sorusuna Ağırdır, şu cevabı verdi:

“Z kuşağı, Y kuşağı gibi kavramlara benim itirazım var. Bu, batıda geliştirilmiş bir teori ve kendine göre bir açıklayıcılığı elbette var. Ama bizdeki mesele doğum tarihi değil. Gerçek açıklayıcı olan şey, çocukluğu benim gibi kasabada geçen ya da sizin gibi metropolde geçenler arasındaki fark.

YAŞADIĞIN YERLE ALAKALI

Örneğin benim kızım 1983 doğumlu. Benim 18 yaşında Ankara’ya gelip ‘Farklı insanlar, farklı fikirler, farklı diller var’ deneyimimi o 1-2 yaşlarında anaokullarında, kreşlerde daha erken deneyimledi. Dolayısıyla bu, doğum tarihiyle ilgili değil. Çoklu kültürün içine doğmak yani nerede yaşadığın daha belirleyici oluyor.

Buradan baktığımızda Türkiye’deki seçmenin 3’te 1’i metropollerde doğup büyümüş. Geleneksellik, ataerkillik, kadın meselelerini üreten bir takım olgular ya da dini referanslar metropollerde doğan kuşaklar için aynı ağırlıkta, anlamda değil.

% 50’Sİ UMUDUNU KAYBETMİŞ

Bizim araştırmalarımıza göre bu insanlar hiyerarşik ve katı yapılara rıza göstermiyor, itiraz ediyorlar. Bu kadar katı hiyerarşik düzenle sorunları var. Okulda öğretmenin anlattığı ya da ders kitaplarında yazan doğruların değil, internette yazanların da doğru olabileceğini görüyor. Bu insanların yüzde 50’den fazlası siyasi aktörlerden, ülkenin geleceğinden umudunu kesmiş.

Sandığa zaten yarısı gitmek istemiyordu şimdiye kadar. Giderlerse de ataerkil düzene ya da bu kontrollü düzene itiraz etmek için gidecekler. Önümüzdeki seçimlerde ne kadarının sandığa gittiği belirleyici olacak. Daha özgürlükçü ve birey olmayı savunan partilere oy verecekler.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin