KHK’lı milletvekili: Çerçeve yasa demokratikleşme için yeterli değil

TR724 HABER MERKEZİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) öğretmenlikten ihraç edilen SODAP Sözcüsü ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, KHK TV’de katıldığı programda KHK’lıların yaşadığı mağduriyetleri ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında gündeme gelen çerçeve yasayı değerlendirdi.

Konukçu, bütün KHK’lıların herhangi bir ayrım yapılmadan görevlerine iade edilmesi gerektiğini belirterek, haklarındaki süreçlerin ancak bağımsız bir yargı tarafından yürütülebileceğini söyledi.

“BÜTÜN KHK’LILAR GÖREVLERİNE DÖNMELİ”

Milletvekili olduğu dönemde KHK’lılarla kapsamlı bir seçim çalışması yürüttüklerini anlatan Konukçu, farklı siyasi görüşlere sahip mağdurlarla yaptıkları görüşmeler sonucunda ortak bir yaklaşım belirlediklerini söyledi:

“Bütün KHK’lılar amasız, fakatsız görevlerine dönmelidir. Haklarındaki süreçler bağımsız bir yargı tarafından yürütülmelidir. Bu süreç boyunca da insanlar görevlerinin başında olmalıdır.”

Konukçu, yalnızca hakkında hüküm verilmeyenlerin veya beraat edenlerin göreve dönmesini istemenin yeterli olmadığını vurguladı. Türkiye’de yargı bağımsızlığının bulunmadığını belirten Konukçu, “Yalnızca hüküm giymeyenler veya beraat edenler dönsün dediğimizde, sanki yargı bağımsızmış gibi davranmış ve mağduriyeti tam olarak gidermemiş oluyoruz” dedi.

Kamu çalışanlarının siyasi iktidarın keyfî kararlarına karşı korunması gerektiğini ifade eden Konukçu, iş güvencesinin yeniden tanımlanması gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın yalnızca parti içinde değil, seçim çalışmaları sırasında farklı toplumsal kesimlerde de karşılık bulduğunu aktardı.

“İHRAÇ EDİLDİĞİMDE GÜLEREK ÖĞRETMENLER ODASINA GİRDİM”

Kendi ihraç sürecini de anlatan Konukçu, öğretmenlik yaptığı dönemde siyasi faaliyetlerini ve SODAP Sözcülüğü görevini gizlemediğini, bu nedenle KHK listelerinde adının yer almasını beklediğini söyledi.

İhraç edildiğini gece saatlerinde ablasının telefonuyla öğrendiğini belirten Konukçu, ertesi gün okuluna gittiğini ve kararın kendisine resmî olarak tebliğ edilmesini istediğini anlattı. Üç yüzden fazla öğretmenin çalıştığı okulda meslektaşlarının o gün derslere girmeyerek kendisine destek verdiğini söyleyen Konukçu, öğretmenler odasında yaptığı konuşmayı şu sözlerle bitirdiğini aktardı:

“Bir devrimcinin her zaman B planı vardır. Siz sakın benim için kaygılanmayın.”

O sırada aslında geçimini nasıl sağlayacağına ilişkin bir planının bulunmadığını belirten Konukçu, buna rağmen örgütlü olması, ailesinin ve arkadaşlarının dayanışması sayesinde hiçbir zaman yalnız kalmadığını dile getirdi.

“KHK’LILAR UMUTLARINI KAYBETMEMELİ”

KHK’lıların çok ağır bedeller ödediğini söyleyen Konukçu, eşlerin birlikte işlerinden edildiğini, bazı kişilerin aileleri tarafından dışlandığını ve çok sayıda insanın ekonomik ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı.

Kendisinin süreci daha sakin karşılamasının, yaşanan mağduriyetleri önemsemediği anlamına gelmediğini vurgulayan Konukçu, şöyle konuştu:

“KHK’lı arkadaşlarım umutlarını asla kaybetmemeli. Birbirimizle dayanışmaya ve birbirimizden güç almaya devam etmeliyiz. Mutlaka ama mutlaka görevlerimize döneceğiz. Bu bugün olmazsa yarın olacak. O güne kalan zamanın giderek kısaldığını düşünüyorum.”

“ÇERÇEVE YASA DEMOKRATİKLEŞME İÇİN YETERLİ DEĞİL”

Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasayı da değerlendiren Konukçu, düzenlemenin gerekli ancak kapsamının yetersiz olduğunu söyledi.

Konukçu’ya göre mevcut düzenleme esas olarak kendisini fesheden örgütün üyelerinin, örgütle “iltisaklı” kabul edilen kişilerin ve cezaevinde bulunanların toplumsal ve siyasal hayata dönüşünü düzenliyor. Bunun dışında kapsamlı bir demokratikleşme programı içermediğini söyleyen Konukçu, şu değerlendirmede bulundu:

“İnsanlar geri dönecek ve ‘Yasal, demokratik siyaset yapmak, toplumun içinde yer almak istiyoruz’ diyecekler. Bunun önünü açacak bir yasa elbette gerekli. Ancak bu, bizim anladığımız anlamda demokratikleşmenin önünü açacak bir yasa mıdır? Bu kısmı gerçekten tartışmalıdır.”

Çerçeve yasanın çıkmasının ana dilde eğitim, kayyum uygulamalarının kaldırılması ve KHK mağduriyetlerinin bütünüyle giderilmesi gibi hakların kendiliğinden tanınacağı anlamına gelmediğini belirten Konukçu, her bir başlık için ayrıca mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.

“İKTİDAR KENDİLİĞİNDEN DEMOKRATİKLEŞMEYECEK”

Barış sürecinin devam etmesinin demokratikleşme mücadelesi açısından yeni bir zemin oluşturabileceğini belirten Konukçu, bunun iktidarın kendiliğinden demokratikleşeceği anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Konukçu, siyasi tutukluların tahliye edilmesi ve sürgündeki insanların ülkeye dönmesi hâlinde demokratik siyaset alanının güçleneceğini belirterek, “Demokratikleşme için zemin oluşacak derken kastettiğimiz budur. Yoksa iktidarın kendiliğinden esneyeceğini düşünmüyorum” dedi.

İktidarın özellikle ekonomik kriz, işsizlik, yoksulluk ve gıda enflasyonu nedeniyle sınıf mücadelesi alanındaki baskıyı sürdüreceğini ifade eden Konukçu, çerçeve yasanın KHK’lıların tamamının sorununu kendiliğinden çözemeyeceğine dikkat çekti:

“KHK’lıların tamamı aynı örgütle ilişkilendirilerek ihraç edilmedi. On binlerce insan farklı gerekçeler ve suçlamalarla işinden atıldı. Peki onların durumu ne olacak? Bu konuyu da tartışıyoruz.”

Konukçu, kalıcı barışın ancak demokratikleşmeyle mümkün olabileceğini belirterek, muhalefetin arkasında güçlü ve mücadeleci bir toplumsal destek bulunmadan yeni hakların kazanılmasının son derece zor olduğunu söyledi:

“İktidar kendiliğinden esnemeyecek. Demokratikleşme yönünde bir gelişme olacaksa bunu daha fazla yan yana gelerek ve mücadelemizi büyüterek söküp alacağız.”

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin