Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 28 kişinin diplomasının iptali, İstanbul Üniversitesi’nin uluslararası akreditasyonlarını tartışmalı hale getirdi. ABD merkezli AACSB’nin ardından, Avrupa merkezli kalite güvence kurumu AQAS da üniversite hakkında resmî inceleme süreci başlattı. Başvuruda, diploma iptallerinin akademik tarafsızlık ve etik ilkelere zarar verdiği savunularak İşletme Fakültesi’nin akreditasyonunun gözden geçirilmesi istendi. Olası bir akreditasyon kaybının, fakültenin uluslararası saygınlığına ve diplomalarının dış dünyadaki değerine ağır darbe vurabileceği belirtiliyor. Süreç, üniversitenin yalnızca iç hukuk tartışmalarıyla değil, artık küresel akademik itibar riskiyle de karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin, aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 28 kişinin diplomasını iptal etmesi, yalnızca iç hukuk ve siyaset tartışması doğurmakla kalmadı; üniversitenin uluslararası akademik itibarı ve akreditasyonları da tartışma konusu haline geldi. Halk TV’de konuyla ilgili yayınlanan habere göre süreç, Türkiye sınırlarını aşarak hem ABD’de hem Avrupa’da üniversitenin kalite güvencesi ve diploma geçerliliği boyutuyla izlenmeye başladı.
İlk olarak ABD merkezli AACSB’nin fakülte hakkında inceleme başlattığı belirtiliyor. Bunun ardından bu kez Avrupa ayağında yeni bir gelişme yaşandı. Bir grup akademisyenin Avrupa merkezli kalite güvence kuruluşu AQAS’a yaptığı başvuru sonuç verdi ve kurum, İstanbul Üniversitesi hakkında resmî inceleme süreci başlattı. Böylece diploma iptali kararının yalnızca siyasi ve hukuki değil, uluslararası akademik standartlar açısından da mercek altına alındığı ifade ediliyor.
Diplomaların ‘değeri’ ilgilendiren bir gelişme
Haberde AQAS’ın, Almanya merkezli bir yükseköğretim kalite güvence ve akreditasyon kurumu olduğu, üniversitelerin lisans ve yüksek lisans programlarını uluslararası akademik ölçütlere göre değerlendirdiği vurgulanıyor. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin de bu kurumdan akreditasyona sahip olduğu, dolayısıyla fakültenin verdiği diplomaların Avrupa’daki akademik karşılığının ve saygınlığının bu akreditasyonla yakından bağlantılı olduğu anlatılıyor. Bu nedenle başlatılan inceleme, yalnızca sembolik değil, doğrudan diplomaların dış dünyadaki değerini ilgilendiren bir gelişme olarak sunuluyor.
Akademisyenler tarafından yapılan başvuruda, diploma iptali kararının etik ilkelere ve akademik tarafsızlığa zarar verdiği savunuldu. Bu gerekçeyle İşletme Fakültesi’nin akreditasyonunun iptali talep edildi. Habere göre başvuru şubat ayında ön değerlendirme aşamasındaydı; mart ayı itibarıyla ise dosya resmî inceleme safhasına geçti. Yani süreç artık sadece başvuru düzeyinde değil, akreditasyon kurumu tarafından incelenen kurumsal bir meseleye dönüşmüş durumda.
Haberde, bu gelişmenin daha önce kamuoyuna duyurulduğu da aktarılıyor. İsmail Saymaz’ın, şubat ayında AQAS başvurusunun henüz inceleme aşamasına geçmediğini ancak bu yönde bir beklenti bulunduğunu söylediği; şimdi ise o beklentinin gerçekleştiği belirtiliyor. Böylece Avrupa merkezli inceleme ihtimali somut bir sürece dönüşmüş oldu.
Üniversitenin saygınlığı ağır yara alır!
Metnin en dikkat çekici bölümlerinden biri, olası sonuçların üniversite üzerindeki etkisine ilişkin değerlendirmeler. Buna göre eğer akreditasyon kurumları olumsuz bir sonuca varır ve akreditasyon iptali gündeme gelirse, özellikle İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin uluslararası güvenilirliği ve saygınlığı ağır yara alabilir. Bu durum yalnızca fakültenin prestijini değil, mezunlarının diplomalarının yurt dışındaki akademik ve mesleki algısını da etkileyebilir. Haberde, iki uluslararası kurumdan da olumsuz karar çıkmasının üniversitenin prestijini ciddi biçimde azaltacağı görüşüne yer veriliyor.
Sürecin uluslararası takibinin yalnızca kurumsal başvurularla sınırlı olmadığı da anlatılıyor. ABD’de kurulan 19 Mart Platformu bünyesindeki akademisyenlerin bu başvuruları yakından izlediği, özellikle Ekrem İmamoğlu’yla ilgili gelişmeleri Amerikan kamuoyuna taşımaya çalıştığı belirtiliyor. Böylece diploma iptali dosyasının, Türkiye iç siyasetinin ötesinde uluslararası akademik ve siyasi çevrelerde de izlenen bir mesele haline geldiği vurgulanıyor.
Özetle haber, İstanbul Üniversitesi’nin 28 diplomayı iptal etme kararının artık yalnızca bir idari işlem veya siyasi kriz başlığı olmaktan çıktığını; üniversitenin uluslararası akreditasyonları, akademik tarafsızlığı ve dünya çapındaki itibarı açısından da risk üreten çok katmanlı bir dosyaya dönüştüğünü anlatıyor.
