İstanbul ruhunu ararken

YORUM | ALPER ENDER FIRAT

“Bütün KHK’lıları tekrar göreve iade edeceğiz,” açıklamasının sonuna eklediği “yeter ki teröre bulaşmamış olsun” açıklaması tartışma meydana getirince, CHP Genel Başkanı bir tashih yaptı ve Avrasya Kamuoyu Araştırma Merkezi Başkanı Kemal Özkiraz aracılığıyla bütün KHK’lıların iade edileceğini söyledi.

Doğrusunu isterseniz bu tashih, CHP adına iyi ve umut verici bir hamle olarak değerlendirilmeyi hak ediyor. Sonuna bir şerh koymadan bütün KHK’lıların görevlerine iade edileceğini söylemesi, ama’sı, fakat’ı olmayacak bir şekilde, yapılanların bir zulüm olduğunun CHP olarak da kabul edilmesidir.

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Bugüne kadar mahallemi koruyayım yeter anlayışıyla siyaset yapan CHP’nin, İstanbul ruhuna doğru bir değişime göz kırpması olarak da yorumlanabilir.

Futbol yorumcuları hani derler ya, takım bu oyun sistemiyle değil 90, 390 dakika maç yapsa gol atamaz diye. CHP de bu fasit ve dar zihin kalıplarında siyaset yapmaya devam ettiği müddetçe yüz seçime de girse kazanamazdı.

İstanbul ve Ankara belediye seçimleri, kendisine rağmen, toplumsal muhalefetin CHP’ye kazandırdığı bir seçimdi.

Türkiye’de seçim kazanmak isteyen bir partinin o seçimlerden alması gereken çok dersler vardı. Ancak CHP, bu seçim başarısının nedenlerini iyi analiz ettiğine dair herhangi bir işaret vermiyordu. Bugüne kadar yürüttüğü siyaset anlayışıyla hem parti yönetimi hem de CHP’nin yaslandığı mahalle Türkiye’nin sosyolojik ve siyasi açıdan değişimini bir türlü okumuyor okumak da istemiyordu. 12 Eylül 2010 referandumuna kadar istemedikleri bir düzenlemeyi ya da yasayı yüksek yargı eliyle değiştirebildikleri için hükümet olmaya çok da ihtiyaç hissetmiyorlardı. Kendileri olmasa da talepleri iktidardaydı. Ülke yönetimine müdahil olabilmek için kendilerini yenilemeye ihtiyaçları yoktu. Ama şimdi o günler yok, yüksek yargı da tam kontrollerinde değil. CHP’nin ülke yönetimine müdahil olabilmesi için mutlaka seçim başarısı gerekiyor.

CHP kesinlikle bir yol ayrımında, sadece kendi mahallesini muhafaza etmeye yönelik siyasete devam mı edecek, yoksa seçim kazanacak hamleleri yapıp iktidara mı yürüyecek?

İstanbul’da seçim kazanan ruhu, siyasal bilinçlenmeyi okumamakta ısrar etmesi benim seçim kazanma derdim yok, 1940’lı yılların Kemalizmi partiyi aforoz etmesin yeter demektir. Bunu dediği müddetçe, zaman CHP’nin aleyhine işlemeye devam edecek ve Türkiye yönetiminde etkisi her geçen gün biraz daha azalıp yok olacaktı.

Ama CHP liderinin KHK’lılarla ilgili yaptığı en son açıklamayı mahalli seçimlerin başarısından ders çıkarma niyeti olarak okumak mümkündür. Bu yüzden CHP iktidara gelebilmek için ayarlarında küçük değişiklikler yapmaya mecburdur. Değişiklikler derken kimse onun sağcı olmasını, AKP’ye benzemesini beklemiyor bilakis sağcı olmaktan vazgeçmesini istiyor.

Devletin dini adalettir deyip, adaleti tesis edeceğine, hiç kimsenin aidiyetinden dolayı suçlanamayacağına, dışlanamayacağına yönelik kamuoyunu inandıracak hamleler yapması bekleniyor. Hiçbir şerh düşmeden adaleti, hukuku, demokrasiyi daha gür sesle dillendirmesi umut ediliyor.

Kemal Özkiraz üzerinden de olsa bütün KHK’lılara sahip çıkan bir söylem İstanbul ruhunu canlandıran gerçekten iktidar olmaya niyetlenmiş bir CHP’nin işaret fişeğidir. Umarım gerisi gelir…

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin