İrfan Fidan’sız AYM’nin hali

YORUM | Av. MEHMET TAHSİN

Perşembe sabahı Anayasa Mahkemesi’nin internet sitesinde yayınlanan karar kısa süren bir heyecana yol açtı. Yüksek mahkeme, “Millî Güvenliğe Tehdit Oluşturduğu Tespit Edilen Oluşumlarla İlişkili Medya Kuruluşlarının İlgili Bakanın Onayıyla Kapatılması ve Mallarına El Konulması” kuralının iptaline karar verdi.

Bu karar medyada “AYM, medya organlarını kapatan ve mallarına el koyan KHK hükmünü iptal etti” şeklinde yer aldı. Bir gece yarısı OHAL KHK’sı ile gazeteleri kapatılan medya çalışanları bu karara sevindiler doğal olarak.

Ne var ki kararın detaylarına bakınca, pek öyle sevinilecek bir durum olmadığını görüyoruz. Kestirmeden söyleyeyim; bu karar OHAL KHK’sı ile kapatılan medya kuruluşlarını kapsamıyor. Memlekette hukuk varmış desinler diye AYM tarafından “vitrin süsü” niyetine verilen göstermelik kararlardan bir tanesi sadece.

Aynı AYM Koza İpek Medya’ya kayyım atanmak suretiyle el konulmasını hukuka uygun buldu mesela. Zaman Gazetesine kayyım atanmasına ilişkin başvuruyu, 5 yıl geçmesine rağmen henüz gündemine bile almış değil. 

Özetle AYM diyor ki, “OHAL döneminde “milli güvenliği tehdit” bahanesiyle medya kuruluşlarını hiçbir yasal güvenceye bağlı olmaksızın kapatabilirsin ama OHAL dışında böyle bir uygulama anayasaya aykırıdır.” AYM bu kararla OHAL’de yapılan hukuk dışı işleri anayasaya uygun bularak o dönemi bir kere daha aklamış oluyor.

İptale karşı çıkan 7 üyenin karşı oy gerekçesi ise komik. İptali istenen yasaya dayanarak 2016 ve 2017 yılında toplam 26 kapatma uygulanmış, fiiliyatta OHAL sonrasında hiçbir medya kuruluşunun kapatılmamışmış. Yani ‘madem kullanılmıyor, bırakın bu haliyle kalsın’ demek istemişler.

İyi de iktidarın canını sıktığı için kapatılması gereken bir medya kalmadı ki! Ana akım medyanın tamamı iktidar kontrolünde. Kalan birkaç muhalif görünümlü yayın da danışıklı dövüşle günü kurtarıyor. Arada muhalif çıkışları da AKP tabanını konsolide ettiği için bu haliyle kapanmamaları iktidarın daha çok işine geliyor.

Eğer AYM gerçekten hukuka uygun bir karar vermek isteseydi Anayasa’nın 30. maddesini hatırlatır, “Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.” der geçerdi, diyemedi.

CHP’NİN GÖSTERMELİK MUHALEFETİ

Bu konuyu AYM’ye götüren CHP, 6755 sayılı yasanın 2. maddesinin dört fıkrasından sadece dördüncü fıkranın iptalini istemiş. Halbuki birinci ve üçüncü fıkraların da iptalini istemesi gerekirdi.

AYM’ye sunduğu dilekçede, medya organlarını kapatma ve mallarına el koyma kararlarının sadece “15 Temmuz’da darbe girişiminde bulunan örgütü cezalandırmakla sınırlı olmayan bir sonuç yarattığını” ifade etmiş.

Ne demek bu?

CHP’nin iptalini istemediği yasanın birinci fıkrası Gülen Cemaati’yle ilişkilendirilen özel radyo, televizyon, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının kapatılmasını düzenliyor. Halbuki anayasanın eşitlik ilkesi gereği açıkça bir grup kastedilerek kanun çıkarılamaz, kişiye özel kanun olmaz. CHP buna itiraz etmiyor. Şu konjonktürde itiraz edebilir mi, o da ayrı mesele…

İşin özeti hem CHP hem de AYM, devletin “milli güvenliğe tehdit” saydığı gruplardan bazılarının medya sahibi olmasında sakınca görüyor bazıları içinse görmüyor.

Bu karardan sonra iktidar olur da Sözcü, Cumhuriyet veya Halk TV gibi muhalif görünen medyaya el koymak isterse, işi biraz daha zorlaşmış oldu.

Bu karar neyi değiştirecek derseniz, hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Çünkü AYM kararları geriye yürümez.

AYM’DE ERDOĞAN AĞIRLIĞI

Karar bu haliyle bile 7’ye 7 alınmış. Böyle durumlarda yasa gereği mahkeme başkanı hangi tarafta ise o taraf ağır basar. Başkan Zühtü Arslan iptal yönünde oy kullandığı için yasanın o maddesi iptal edilmiş oldu. Yoksa az kalsın bu karar da çıkmayacaktı. İptale karşı oy kullanan 7 isimden 5’inin Erdoğan’ın atadığı isimler olması da ayrı bir husus.

Erdoğan’ın bütün teamülleri alt üst ederek önce Yargıtay üyesi yaptığı, Yargıtay’da tek bir dosyaya bile bakmadan, Yargıtay kontenjanından AYM’ye üye seçtirdiği İrfan Fidan bu oylamaya katılmadı. Çünkü oylama yapıldığı tarihte henüz ataması tamamlanmamıştı. Katılmış olsaydı sonucun ne olacağı az çok belliydi.

Hala AYM’den umudu olanlar bu tabloya iyi baksın. İrfan Fidan’sız AYM’nin hali buysa İrfan Fidan’lı AYM’nin halini siz tahmin edin.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin