İntikam alır mıyız?

YORUM | ALPER ENDER FIRAT 

Cevheri Güven’in videosundan anladığımız kadarıyla MİT bu süreç bittikten sonra Cemaat ne yapar diye merak edip anlamaya çalışıyor, Cemaat’in iç sesini duymaya çabalıyormuş.

Aslında bu soruyu sürecin zulmüne ve gadrine kalan bizler de kendimize soruyoruz. Bu çirkin, hadsiz, müfteri fırtına geçtikten sonra ne yaparız, tekrar Türkiye’ye döner miyiz? Tekrar aynı mahallelerde, aynı evlerde yaşar, bizi ihbar eden komşularımızın yüzüne bakar mıyız? Yolda, apartmanda karşılaştığımızda nasıl bir tavır içinde oluruz?

Ya da meslektaşlarımızla nasıl bir ilişki kurarız? Gazetede köşe yazarı olabilmek için eşiklerde yatan, kırk kere ziyarette bulunup gazete yönetimini ikna etmeye çalışan ama konjonktür değişince höyküre höyküre iftira atanlarla ilişkilerimiz nasıl olur? En önemlisi elimize fırsat geçince bunlara nasıl davranırız? Onlardan intikam alır mıyız?

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

Ya da hiçbir şey olmamış gibi mi davranırız? Affeder miyiz?

Sanıyorum bu soruyu herkes kendine soruyordur. Bu öylesine zor, cevabı da bir o kadar da kompleks bir soru ki.

Binlerce insan yalnız hapsedilmeyle, cezalandırılmayla, aç susuz bırakılmayla ya da evinden yurdundan ayrılmak zorunda kalmayla değil en yakınlarının ihanetleriyle de ölümcül yaralar aldı.

Yıllarca içtikleri su ayrı gitmeyen, çocukluktan beri en zor zamanları beraber aşmış arkadaşlarının bir anda selamı sabahı kesmeleri, can dostum dediği komşularının ihbarları ruhlarını paramparça etti. Ya da Ege’nin, Meriç’in soğuk sularından çıkartılan çocuk cesetlerine bakıp bir şey yapamıyor olmanın ezikliği, tanıdıklarının cezaevlerinde hastalıkla öldürülmeleri herkesin ruhunda asla kapanmayacak yaralar açtı. Çok boyutlu ve kuralı olmayan bir saldırıya maruz bırakıldılar. Bu kuralsız saldırı yüz binlerce insanın ruhunda tedavisi mümkün olmayacak travmalara sebep oldu. Namert bir düşmanla savaşmaktan kaynaklanan belirsizlikler de travmanın katlanmasına neden oldu.

Bu süreçte iki ağabeyimi birer yıl arayla kaybettim cenazelerine katılıp onları yolcu edemedim. Baba gibi gördüğüm, en sıkıntılı zamanlarda arkamızda duran kayınpederimi kaybettim. Onunla vedalaşamadım. Herkes gibi ben de çok derin hayal kırıklıklarına sebep olan nice olaylar, ihbarlar, yalnızlıklar yaşadım.

Dönüp kendime soruyorum her şeyi unutup, dönüp Türkiye’de kaldığın yerden başlar mıyım bilemiyorum. Affeder miyim bilemiyorum. Ama intikam peşinde koşmayacağım konusunda kafam çok net.

Sadece ben değil, benim yaşadıklarımdan onlarca kat daha ağır zulme maruz kalanlar içinde de hiç kimsenin intikam peşinde koşacağını zannetmiyorum.

Hatta roller değişse bugünün zalimlerini tutuklayıp yetkiyi de bir gün önce hapiste yatanlara verseniz yine de içeridekilere intikamcı bir tavır içinde olmayacaklardır.

Nasıl ki bir ceylan yırtıcı bir kaplan gibi davranamazsa, bu Cemaat de zalim bir intikamcı gibi davranamaz. Bu davranış biçimi onların doğasına aykırı bir davranış!

En hararetli zamanda bile silah kullanmayı bilen on binlerce polisi, subayı, askeri gözaltına aldılar tek bir tanesi bile mukavemet etmedi, taşkınlık ya da çizgi dışı bir davranışta bulunmadı.

Cemaat affeder mi sorusunun net bir cevabı yok. Çünkü Cemaat bir kişi değil herkes ayrı ayrı kendi travmasını yaşadı. Herkesin acısı ve yürek yarası farklı ve bunlar kişiye özel! Bunların kimde ne kadar derin yara bıraktığını, bu derin yaranın, başkasına davranışları ne denli belirleyeceğini insanın kendisi bile bilemiyor. İntikam almamakla affetmeyi ayrı başlıklar olarak görüyorum.

Yine de şunu da kesin bir dille söyleyebilirim ki biz onlar gibi olmayacağız, onlar asla bizim öğretmenimiz değiller.

Haddi aşanlardan, hukukun dışına çıkanlardan, işkence edenlerden, ölüme sebep olanlardan, kişi hakkına girenlerden, zulmedenlerden hukuk elbette hesap soracak ve herkes kendi hakkının takipçisi olacak.

Üç tip insandan bahsederler. Birincisi kinci, ne affeder ne de unutur. İkincisi ahmak, hem affeder hem unutur. Üçüncüsü arif affeder ama unutmaz. Becerebilir miyim bilemiyorum ama ben kendi adıma — kasten faul yapanlar haricinde — kırıldıklarıma karşı böyle, yani arif gibi olabilmeyi umut ediyorum.

13 YORUMLAR

  1. 👍 Aynı fikirdeyim ,zaten askari insa iseler su anda bazılarının bizi görunce adete kenfilerinin bir aynada alçak sefil biri olduklarını görmüş gibi oldukların gözlemliyorum yüzlerindeki ifadelerden.

  2. Affeder miyiz, intikam alir miyiz? sorulari cok cok kucuk bir kesimi, yerini yurdunu diyarini zaruri sebeplerle terkedemeyenleri ilgilendirmeli. Yani sinirdisinda olanlar bir daha donmeyi dusunmedigi gibi hurriyetine kavusanlar da derhal baska diyarlara gocme cabasinda olmali. Asil ensar muhacir yigitligi o zaman yasanacak insallah, seyreyleyin cumbusu. Sahsi fikrim hala Anadolu’da kalma, Anadolu halkiyla birarada yasama fikri cekilen bunca zahmeti berhava etmek olur. Bu firtinayi tohumlarin dunyanin dort bir tarafina sacilmasi firsati olarak degerlendiremezsek bir daha boyle bir firsati (evet zahmet ambalajli bir firsat) bulamayabiliriz.

  3. Cemaatın maruz kaldığı zülmün bir tik hafif kalır, o yüzden en az iki katını Kürtler yaşadı ve hala aynı şiddetde zülüm devam ediyor.
    Öldürülen 50 bin Kürt buna delildir. Şimdi biliyorum bunca zülme sizler maruz kalırken bile hala ama o öldürülen Kürtler pkk lıydı diyeceksiniz. Fakat bir an durun ve düşünün lütfen ………… bu noktalar düşünmeniz için………. bu noktalar vicdanınızı harekete geçirmeniz için. Şimdi bir örnek vereyim, helikopterden atılan o iki kürdü düşünün, 17 bin faili meçhul ları…. sonra kıyaslayın kıyaslayın

    Evet Kürtler cemaatden on kat daha ve uzun süre zülüm altındadırlar.

    Bir Kürt olarak intikama karşıyım. Sizin gibi Arif olup unutmama şıkındayım. Ammaaaa sanırım Cenab-ı Allah Pkk eliyle ortak zalimlerden öcalacak. İlahi kader sebepler yaratacak herhalde….
    Cemaate reva görülen zülmü görünce, Kürtlere bunca yıldır yapılan zülmü anlıyorum artık. İkisinin kaynağı dünyevi saltanat…
    Ve Arka planında imansızlık var.
    Ahiretde hesap vereceğine asla inanmıyorlar.

    Bu arada cemaatın gölgesine dahi zülüm yapılmasının en önemli sebeplerinden biri İntikam korkusudur. Kısas alabilirler korkusudur.

  4. Mit de Devlet de bilsin ki (biliyorlardır zaten de genede suçluluk psikolojisinden gelen korku olmalı) biz intikam işini Allah’a havale ettik onun alacağı intikamada müdahale edemeyiz elbette!…

  5. Sayin Muhammed Salih bey, 33 yaşindayim. Meriçten geçenlerdenim. Öldürülen katledilen tüm kürtler icin “pkklidir zaten” diyen zihniyetlerle bugunku zulümleri kahve icme rahatligiyla izleyenlerin farki var mi? Ehl-i insaf bilir ki, hizmet hareketi sadece egitim kanadiyla bile, şu yapilmali bu edilmeli siddet bitmeli diye konusup konusup gidip yatanlardan bin kat daha fazla kardslik tesisi icin ugrasti didindi… İyi ki her yerde guzel insanlar var, gozunu kapatan kendine kör eder dunyayi. Hepimiz iyi ki sadece kendi omrumuz kadarki hesaptan sorumluyuz. Yoksa zalimlerin zulmu bitmez.

  6. Alper bey bence bu affetme konusunda birkaç kişi var, siz de onlardan olmayın. Ne işkenceler ne zulümler çekildiğini maruz kalmadan , birkaç yakınınızı kaybetmekle, anlatamazsınız. Bizzat zulme iştirak etmiş belli bir kesim hariç affedilir, affedilmeli diyorsunuz, peki o zalim güruhunu o hale getiren, yaptıkları herşeyi alkışlayıp pohpohlayan, delilsiz kanıtsız onlara inanan ve en azından sessiz kalarak, oh olsun diyerek zulümlerine ortak olan uzaylılar mıydı yoksa o necis millet miydi ? Soruyorum size, o baştaki belli güruhu takdir etmeliyiz, çünkü onlar ülkeyi yıkma ve müslümana zulmetme görevlerini layıkıyla yerine getiriyorlar, görevini yerine getirmeyen o millet. Elbette o saf zannettiğiniz millet de , o güruh kadar günaha/suça/zulme ortaktır. Açın Saffat suresini mahşerde o gürühun ortaklarının kimler olduğuna bakın, ondan sonra yorum yapın. Ahirette o millet de aynı o zalim güruhunun maruza kaldığı cezaya maruz kalacağı ayetlerle sabittir. Bana kalırsa affetme konusuna hiç girmeyin çünkü intikam ateşiyle yanıp tutuşan binlerce zulüm altındaki insanın intikam duygularını iyice tahrik ettiğinizin farkında olun.

  7. Ben hic tr de bulunmadim ve zorlukta cekmedim.Kimsenin benim adima karar verme yetkisi yoktur.Bu zulumu yapanlari ve zulume ortak olanlari affetmiyorum ,Rabbime havale ediyorum.Hesap gunundede ,hakkimi isterim.Ben cekmedim ama hergun icim icimi yedim o mahsumlarin cektiklerini gorince.Birakinda insanlar haklarini aramayi ogrensin,Allah ile kul arasina girmeyin .

  8. Şahsen ben eski bir emniyet mensubu olarak. kimsenin çoluğu çocuğu önünde rencide edilmesine müsade etmem aynısını yapmış olsa bile. Ama kelepçeği vururum arkadan. Nezarete atınca kelepçeyi çıkartırım. İhtiyaçlarını karşılarım. Yakınlarıyla görüştürürüm tüm haklarını kullanır. Özgür şekilde ifadesini alırım. Dövmem zulüm etmem Allahtan korkarım. Ama emin olsun işledikleri cürümler ve hazırlayacağımız dosyalar onların çok uzun yıllar cezaevlerinde kalmalarına yetecektir. Elbette birçoğu da mesleğini konumunu kaybedecek ve kazandıkları servetleride müsadere olacaktır. Bunlar onların vazifelilerine olacak olanlar. Anadolu insanına gelince gerçekleri anladıktan sonra pişmanlığını dile getirdikten sonra ne işim olur onlarla.

  9. Ben kendi adıma hadiseyi ikiye ayırıyorum:
    1. Kanunlar çerçevesinde suçlu olanlar (Başta işkenceciler, zulüm yapanlar, haksızlık yapanlar, fişleme yapanlar, kanun dışına çıkarak işlem yapanlar….)
    Bunların kanunlar çerçevesinde hak ettikleri cezalarını görmeleri, ilerde zulme meyletmeyi düşüneceklerin önünü keseceği ve adaletin tesisi için önemli. Ben bunların hukuk önünde cezalandırılması için elimden geleni yapacağım.
    Hak helal etmeye gelince bu kesime zannedersem kesinlikle hakkımı helal etmeyeceğim.
    2. Kanun dışına çıkmayan ama sırtını dönenler, suçlayanlar, hakaret edenler…
    Bunlar insani olarak, insanlıklarının gereğini yapmışlardır. Yaptıkları hukuk önünde bir suç değildir. İslam’a sığıp sığmaması Allah’ın takdirindedir. Hiç çekinmeden Müslüman’ı kafir veya münafık olarak vasıflandırmaları Allah’la kendi aralarındadır, hesap günü biz de göreceğiz kazandıklarını, kendi kazandıklarımızı gördüğümüz gibi (Allah o gün hiçbirimizi utandırıp yere baktırmasın).
    Hak helal etmeye gelince bugün için bu kesime de hakkımı helal etmemeyi düşünüyorum ama ben zayıf bir insanım, belki de bir gün gelip umumi bir hava da bunlara da hakkımı helal ederim, bilmiyorum ama problem değil, nasılsa Meriçlerde, işkencelerde, hasretin getirdiği hastalıklarla vefat etmiş (İnşaallah şehit olmuş) insanlarımızın vebali onlara yetecektir..

  10. Allah adil-i mutlaktir. Bu nedenle hiçbir zaman bazı suçları (kadina, ve çocuğa, hastaya ve masum insana karşı islenen suclar) yargılayacak mahkemeleri kuramazsiniz. Yani bütün insanlık bir araya gelse işlenen bazı suçları yargilama kaabiliyetini gösteremezsiniz. Bu nedenle bu türden suçları işleyenlere karşı adalet isteniyorsa derhal insan olmadıklarını binlerce kez kalleşçe ortaya koymuş bu varlıkların mahkemeyi kubraya nakledilmesi zaruridir. Tabi öteden beri dövene elsiz sövene dilsiz sacmaliklariyla mensuplarının asabiyet damarını ustaca sökmüş almış yumuşacık cemaat bunu yapamaz. Bunu vakti zamanı geldiğinde şimdi susup herşeyi sakince izleyenler ( yem edilenler) yapacak. Hapis var mala mülke çökme var talan var katl var tecavüz var… hz peygamber (sav) Bedir savaşına neden cevaz verdi ha bir düşünün. Ama gassalin elinde meyyit olmaya coktan razı olanların düşünüp anlayabileceği turden seyler degildir bunlar. Hele o gün bir gelsin..hele o gün bir gelsin !!!

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin