İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Direktörü Emma Sinclair Webb: ‘‘Siyasi tutuklular da aftan yararlanmalıdır’’

Koronavirüs salgını sebebiyle AKP hükümeti tarafından infaz düzenlemesinin öne çekilerek sürecin hızlandırılmasının olumlu bir adım olduğunu belirten İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Direktörü Emma Sinclair Webb, ‘‘Şiddet içeren suçlardan mahkûm olmamış, sadece siyasi görüşleri nedeniyle hapiste tutulan kişilerin de bundan yararlanması önem taşıyor. Meclis, terörle mücadele kapsamındaki suçlardan yatan mahkumlar ve hükümlerinin ertelenmesi için başvurmuş hasta mahkumlar için getirilecek her türlü ayrımcı istisnaya karşı çıkmalıdır.’’ dedi.

Af yasası olarak da bilinen ceza infaz indirimi düzenlemesinin TBMM’ye sunulmasının ardından bir açıklama yapan İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Direktörü Emma Sinclair Webb, ‘‘Tüm dünyayı saran korona virüs salgınının Türkiye’nin çok aşırı ölçüde kalabalık hapishanelerindeki personelleri ve mahkumları maruz bıraktığı risk karşısında, hükümet hapis cezalarını, erken tahliye ve ev hapsi gibi alternatiflerle ikame etme planlarını hızlandırdı. Bu olumlu bir adım ancak şiddet içeren suçlardan mahkûm olmamış, sadece siyasi görüşleri nedeniyle hapiste tutulan kişilerin de bundan yararlanması önem taşıyor.’’ diye konuştu.

SİNCLAİR WEBB: TÜRKİYE HÜKÜMETİ SUÇ İSNATLARINI SİYASİ AMAÇLARLA KÖTÜYE KULLANIYOR

Meclis’e sunulan tasarıyla birlikte cezaevlerinde bulunan 300 bin kişiden 100 bine yakınının af yasasından yararlanacağını kaydeden Emma Sinclair Webb, siyasi tutukluların af kapsamı dışında tutulmasını gerektiğini söyledi. Emma Sinclair Webb sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Terörle mücadele kapsamındaki veya devlete karşı işlenmiş suçlardan yargılanmakta olan veya mahkûmiyet almış binlerce tutuklu veya mahkûm bu düzenlemeden yararlanamayacak. Terörle mücadele kapsamındaki suçlar, kulağa en ağır suçlar gibi gelebilir; ancak Türkiye hükümeti bu kapsamdaki suç isnatlarını siyasi amaçlarla, kötüye kullanıyor. Çok sayıda insan ya çok uzun süreler tutuklu olarak hapiste tutuluyor ya da şiddet eylemlerine karıştıklarına, şiddet eylemlerini kışkırttıklarına veya yasadışı silahlı gruplara lojistik destek sunduklarına ilişkin hiçbir kanıt olmamasına rağmen, bu tür suçlardan hüküm giyebiliyor. Bunların arasında Ahmet Altan gibi gazeteciler, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi siyasetçiler, Osman Kavala gibi insan hakları savunucuları ve Fethullah Gülen Hareketi ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle cezalandırılan, kamu görevinden çıkartılmış binlerce devlet memuru, öğretmen ve diğer meslek mensupları da bulunuyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch), toplanma özgürlüğünün mahkemeler tarafından terörle mücadele kapsamındaki suçlardan biri olarak görülmesi ve medyanın, siyasetçilerin ve avukatların bu kapsamdaki suç isnatlarıyla hedef alınmaları başta olmak üzere, Türkiye’de terörle mücadele yasalarının kötüye kullanılması konusunda uzun yıllardır çalışıyor.’’

‘‘TÜM MAHKUMLARIN SAĞLIKLARINI KORUMA GEREKLİLİĞİ GÖZ ÖNÜNDE TUTULMALIDIR’’

AKP hükümetinin TBMM’ye sunduğu erken tahliye kanun tasarısı kapsamında cezalarının en az yarısını tamamlamış mahkumların erken tahliye edilmelerine izin veren düzenlemeler içerdiğine dikkat çeken İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Direktörü Emma Sinclair Webb, ‘‘Hamile kadınların ve 60 yaşın üstündeki, sağlık sorunu olan mahkumların ev hapsine çıkartılabileceklerini ya da denetimli serbestliğe tabi tutulabileceklerini de hükme bağlıyor. Bu noktada hapishanelerdeki mahkûm sayısını azaltmaya yönelik bütün çabalar olumlu karşılanmakla birlikte, bu tür önlemler siyasi mahkumları hedef alan birer araç olarak kullanılmamalıdır. Meclis, terörle mücadele kapsamındaki suçlardan yatan mahkumlar ve hükümlerinin ertelenmesi için başvurmuş hasta mahkumlar için getirilecek her türlü ayrımcı istisnaya karşı çıkmalıdır. Meclis, yaşları ve altta yatan sağlık sorunları nedeniyle riskli durumdaki mahkumlar başta olmak üzere, tüm mahkumların sağlıklarını koruma gerekliliğini göz önünde tutarak, mahkumların, erken tahliye edilmeleri halinde başkaları için tehdit oluşturup oluşturmayacaklarına dayanan, ayrımcılık içermeyen ve nesnel kararlarla erken tahliye edilmelerini sağlamalıdır.’’ İfadelerini kullandı.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin