İnfaz düzenlemesi geçti, şimdi ne yapalım?

YORUM | RAMAZAN F. GÜZEL

Bütün uyarılara, insafa ve hukuka çağrılara rağmen koronavirüs salgınına karşı tedbir olarak düşünülen “infaz düzenlemesi” ilk haliyle Meclis’ten geçti. İktidar, salgın riski ile burun buruna olan siyasi suçluları içeride tutmakta direndi, hemen her türlü adi suçluyu serbest bıraktı. Yeni durumda tahminen cezaevlerinden 80 bin kişilik yer açılacak…

Teknik ve hukuki açıdan bakıldığında böyle bir yasal düzenlemeye karşı kişilerin veya avukatların yapacağı girişimler çok sınırlı. Yasanın iptali için yapılacak müracaatlar ayrı bir prosedür konusu… Fakat yasa halen Saray tarafından onaylanmadığı için halen teknik olarak bir “hatadan dönme” imkânı da var… 

Peki şimdi ne olacak? Cezaevlerindekiler ve yakınları bundan sonrası için ne yapacak?

Evet, madem herkes mahiyetinin gereğini yaptı, bundan sonrası için de ilgililer vazifesinin/ mücadelesinin gereğini yapmalı. 

BU YAZIYI YOUTUBE’TA İZLEYEBİLİRSİNİZ ⤵️

– Bahse konu bu “infaz düzenlemesi”nin Resmî gazetede yayınlanması beklenmeli,

– Yayınlanır yayınlanmaz tutuklu, hükümlü veya vekillerinin tamamı/ toplu şekilde ve vakit kaybetmeksizin; Korona tehlikesi nedeniyle infaz savcılığından ve hüküm yediği mahkemeden bir dilekçe ile tahliye talep etmeli. Tutuklular için: SCH hakimliklerinden ve hükümlüler için ilgili savcılıklardan taleplerde de bulunulabilir.

– Bu tahliye talebi ret edilirse, makul bir süre olarak 1 hafta bekleyip, sonrasında doğrudan ve acil tahliye talepli olarak AYM’ye gidilmeli… 

– Oradan da olumsuz sonuç çıkarsa meseleyi AİHM’ne taşımalı. Böyle bir AYM düzeni, bu tür başvuruları zamana yayabilir, oyalayabilir. O yüzden de zamana karşı yarışıldığından azami 2 hafta beklenildikten sonra ivedilikle AİHM’ye gidilmeli.

Bu girişimler, hak arama ve hayat kurtarma çabası açısından çok önemli olduğu kadar; Yaşananların, de facto mevcut durumun kayıtlara girmesi açısından da önemli!

Anayasa mahkemesine ve Avrupa insan hakları Mahkemesi’ne verilecek dilekçelerde özellikle şu hususlara vurgu yapmakta fayda var:

1-AİHS madde 2’de düzenlenen “Yaşam Hakkı”, (‘Hayat hakkı’nı ihlal edenler sorumluluklarının farkında mı? Başlıklı yazımızda, yaşam hakkına dair -AİHM bağlamında- değinmelerde bulunmuştuk, oraya bakılabilir.)

2- Anayasanın 10. Maddesinde geçen “Eşitlik İlkesi”, (Zira bu düzenleme ile cezaevinde bulunanlar arasında ayrım yapılmış ve eşitlik ilkesine aykırı hareket edilmiştir.)

3-Anayasanın 17. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen “kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı” başlıklı maddeler…

DİLEKÇE ÖRNEKLERİ…

AYM: Okuyucularımızdan, mağdur yakınlarından “süreci takip edecek avukat bulamadıkları ve nasıl dilekçe verileceği konusunda bilgilerinin olmadığı” şeklinde mesajlar gelmekte. Anayasa Mahkemesi’ne başvurmak için nereden dilekçe örnekleri bulunabilir?

Anayasa Mahkemesi sitesindeki bu metinden de faydalanabilir mesela… Orada standart dilekçe kalıpları var, bunlar kullanılabilir. (Bkz. Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru El Kitapları Serisi – 7)

AİHM: Başvurmak için kendisi de bir KHK mağduru olan eski yargı mensubu Hasan Dursun Bey, sosyal medya hesabından dilekçe örnekleri ve ek bilgileri paylaşmıştı, oraya bakılabilir…

AİHM için tedbir talepli tahliyeler için form doldurmaya gerek yok. Form doldurmak meşakkatli bir iş olduğundan bu şekilde basit bir dilekçeyle de bu iş halledilmiş olunur… 

Bu dilekçede olması gereken ayrıntılara gelince:

1- Başvurucu ve/ veya Temsilcisinin (Başvurucunun avukatı ya da eşi olabilir) isim, adres, telefon, e-mail bilgileri,

2- Bu dilekçelerin konusu. (Konu olarak: “Koronavirüs salgılı nedeniyle tutuklu olan başvurucuya dair ihtiyati tedbir talepli başvuru ve ekleri” denebilir.)

3- Başvurucunun durumu hakkında bilgiler:

– Başvurucunun hangi tarihte tutuklandığı ve halen hangi cezaevinde tutuklu bulunmakta olduğu,

– Tahliyesi için öncesinde iç hukuk yolu olarak hangi yollara başvurulduğunun kronolojik olarak ve belgeleri (ekleri) ile genel izahı,

– Cezaevinde bulunan başvurucunun özel sağlık durumu ya da kaldığı yerde hasta kimselerin, ölenlerin varlığı vb durumlar olduysa hassaten hatırlatılması, kaldığı cezaevindeki elverişsiz fiziki koşulların izahı,

– Korona virüsü pandemisinin Türkiye Cezaevleri için oluşturduğu elverişsiz durumu verilerle ortaya koymalı,

– Ve “Sonuç ve Talep” kısmı olarak da: 

“Dünyanın her yerinde hız kesmeden ilerleyen bu virüs için alınan önlemlerin cezaevi koşullarında yetersiz olduğu göz önüne alınarak başvurucunun mahkemenin takdir edeceği alternatif bir adli kontrol tedbiri de olsa en azından virüs tehlikesinin ortadan kalkmasına kadar AİHM iç tüzük 39. madde gereğince ihtiyati tedbir yetkisi kullanılarak TAHLİYE tedbiri alınmasını” talep etmeli.

ŞAHİTSİNİZ/ ŞAHİDİZ…

Evet, bütün uyarılara, insafa ve hukuka çağrılar rağmen bu yasa bu haliyle çıkmış oldu.

Ve -salgın hastalıkları riski ile burun buruna- siyasi suçlular içeride tutulmaya devam edilirken hemen her türlü adi suçlu serbest olacak…

Bu adaletsizliğin olmaması için mecliste elinden gelenini yapan bir avuç insan vardı. Bunların başında da HDP milletvekili Ömer. F. Gergerlioğlu ve CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu geliyordu.

Yasa bu haliyle kabul edilince Gergerlioğlu, Meclis kürsüsünden aynen şöyle seslenmişti:

Değerli arkadaşlar, bakın, bunları biz kalbimizden söylüyoruz. Ben ve arkadaşlarım sizi sanırım yeteri kadar uyardık ama bu çok önemli konularda geri adım atmadınız, bunlar son derece hayati konulardır. Biz vazifemizi yaptık! EşitAdil İnfaz

Biz de şahidiz…

Sen de şahit ol ya Rab!

@gergerliogluof ve @MSTanrikulu gibi bir avuç hakperest sonuna kadar mücadele etti. 

Sosyal medyadaki vb yüz binlerce sağ duyulu insanlarla birlikte vazifelerini yapıp uyardılar. Evet, şahidiz; uyardılar ama dinlemediler, siyasi korkularının ve hesaplarının esiri oldular! Artık şimdi “Eşit Adil İnfaz” olmadığı için ölümler meydana gelirse artık, vebali bu zulme “evet” diyenlerin boynuna.

Bizlere düşen ise yazmak, hatırlatmak…

1 YORUM

  1. Merhaba iyi gunler.. Bugun yazinizi okudum ve magdurlar icin cok yararli bilgiler icerdigini gordum. Bunlari sosyal medyadada paylastiginizi belirtmissiniz. Tahminim bundan kastiniz twiter ama Tr de yasayan insanlarin bir cogu daha aktif sekilde facebok kullanmaktalar. Ve facebok ta “TMK, CMK, af duzenlemesi ile ilgili binlerce kisinin uyesi oldugu gruplar var. Bu gruplarda kesinlikle hukuk alaninda hicbir uzmanligi bulunmayan insanlar tarafinda yalan yanlis paylasimlar yapilmakta hatta tum aciklamalar olumsuz oldugu donemde dahi bu gruplarda “Biz akp m.vekilleri gorustuk herkes cikacak hazir olun”,”tahliyeler yakinda” gibi paylasimlar yapiliyor ve binlerce magdur bu mesajlarla bence bilincli sekilde hayal kirikliklarina ve psikolojik yikima ugratliyor, bu umit pompalamalar sonucunda kantin alisverisini yapmayan tum camasirlarini yikayip tahliyesini bekleyen insanlar oluyor ve yikim kat be kat artiyor. Ayrica bu tarz gruplarda magdurlarin ihtiyaci ve hakki olan hicbir yasal hak bilgilendirilmelerde yapilmiyor. Devlet tarafindan kontrol edildiklerini dusunuyorum. Sizden istegim hukukcu isimler olarak siz ve sizin gibi birkac uzman bir facebok grubu kurup buradan magdurlar icin yararli paylsimlar yapsaniz nasil olur. Bu sekilde magdurlarda sizler daha kolay ulasmis ve sorularina cevaplar bulmus olurlar ayni zamanda hicbir bilgisi ve uzmaligi olmayan insanlarin yonelndirmelerindende bir nebze kurtulmus olurlar. Bu magdurlarin buyuk kismi esleri icerde olan ve kendilerin dosyasida devam eden ablalarimizdir. Bu sekilde onlara sahip cikma adinada onemli bir adim atilmis olabilir diye dusunuyorum. Saygilar selamlar.

YORUM YAZIN

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin